Türkiye’de Tayyibiye Meydan Savaşı’nda partisi kapatılmayan siyasetin en büyüğü Tayyip Erdoğan ve medyanın en büyüğü Aydın Doğan çarpışmaya devam ederken evde kan görmeyi midesi kaldırmayan Abdullah Gül bir koşu komşu Ermenistan’a maç izlemeye gitti geldi. İran’la aramız iyi, Ermenilerle düzeliyor, Yunanlıları denize dökmüyoruz artık, gelişmeler güzel. Ev alacak paramız yok, en azından komşu alıyoruz.

Nihayet geldi çattı Amerikan seçimleri. California’da üç evden beşinin bahçesinde Obama for President, Obama 08 afişleri görmek mümkün. 12 Eylül Cuma itibariyle www.realclearpolitics.com McCain’i yüzde 2.3 önde gösteriyor.

24 adlı diziyi izleyenler hatırlayacaktır. İlk sezonda siyahi başkan adayı David Palmer’a bir suikast planı yapılıyordu. Aynı senaryolar gerçek oluyor. Colorado’da bir araçta son derece şüpheli bir şahıs suikast mühimmatıyla yakalandı. Denver’daki büyük demokrat kongresi öncesi. Obama’yı indiragandiye getirmek istiyor Amerika’nın ergenekonu.

Güzel Soruya Yanlış Cevap

Dün iki başkan adayı da Columbia Üniversitesi’nde sırayla canlı yayın konuğu oldu. Obama’ya güzel bir soru soruldu ve cevabını ben de merakla bekledim. Sorunun meali şuydu. Amerikan ordusu amigolardan ve zencilerden ibaret bir hale gelmeye başladı. Tuzu kuru beyazlar artık orduya katılmak istemiyor. Amerikan ordusuna katılımı güçlendirmek için ne yapılmalı? Ben Obama’dan şu cevabı beklerdim.

Amerikan ordusuna katılımı ancak Amerikan birliklerini doğru ve haklı çatışmalara sevkederek, onurlu mücadelelere konuşlandırarak artırabiliriz. Obama Efendi ne diyor, maaşları artırmalıyız, cart curt. Sanki halihazırda az şeyler veriyorlar, green card’lar havada uçuşuyor, maaş desen avuç dolusu ama asker 3-5 ay masum sivil öldürdükten sonra post-travma sendromu geçirip Alabama’daki köyüne dönüyor. Kendi ordusundan nefret ederek. Hangi babayiğit vicdanını alt edebilir?

Barack daha çağa çoluk, McCain yaş yetmiş iş bitmiş!

Hillary Clinton kesin başkan adayı olacak dendiği ve Türkiye’nin var gücüyle O’na oynadığı günlerde yazmıştım yanlış ata oynamayın, Hillary’de liderlik vasfı yok, O’ndan bir Barack olmaz diye. Heyhat dinleyen kim. Sanmayın Barack için olup bittiğimi. Bana ne canım, ha Obama olmuş ha McCain! Ha Pepsi içmişsin ha Coca Cola. Zaten bugünler Amerika’nin Mahzuni Şerif’i diyebileceğimiz Hank Williams Emmi’yi dinleyip ‘Mind your own business’ yapıyorum. Hank Williams Emmi derken adamın soyadı Emmi değil yani yanlış anlaşılmasın, bu beni üzer. Biri sadece hukukçu, diğeri sadece asker!

ABD’yi sevmeyenler sevinebilir, çünkü iki tane eksik lider başkanlık için atışıyor. Şimdi, bir kere Obama kalıbının adamı değil, McCain direkt adam değil zaten. Obama bir yıldır Hope Hope zıpladı durdu, ne hope’u bre adam! Amerika’nin 300 yıllık geleneklerini sen mi değiştireceksin 3 günde? Hope’latırlar mı seni! Retorik ishalı olmuş bir halı var. Yanınada Joe Biden isimli son derece yavan, densiz, yiyici kardeşi olan birini koydular. Haydi hayırlısı.

Michael Jackson’un Black or White şarkısından bile nefret eden, ırksever buruşuk Amerikan hillbilly’lerinin kahramanı McCain askerlik hatıralarını anlatıp duruyor. Ajda Pekkan’ın Coni versiyonu. Kadayıf olmuşsun, bir ayağın çukurda, sağa sola bakmak için Zubukzade misali tüm vücudunu çeviriyorsun. 62 yaşında başkan adayı bile olamadın, 70 yaşında başkan mı olacaksın? Bu saatten sonra Züğürt Ağa’daki iflah olmaz dede gibi ‘Ben Amerika’yı alacağım, bıngıl bıngıl her yeri’ demenin ne alemi var.

Demokratlar Zekice Saldırmıyor

Obama McCain’in zenginliğini, sahip olduğu evi barkı ve bunların sayısını McCain’in hatırlamayışını diline dolamış durumda. Bu beni ilgilendirmez. Adamcağızın eşi zenginse O’nun günahı ne? Founding Father George Washington çok fakirdi sanki. Ayrıca yok neymiş, McCain’in seçtiği başkan yardımcısı Sarah Palin’in kızı 17 yaşında hamileymiş, sen başkanlık için yarışacağına git çoluğuna çocuğuna analık yapmış. Kadıncağız ne yapsın, alarm mı taksın kızına? Hem mal mülk kızının değil mi! İster çocuk yapar, ister dinamit koyar patlatır.

Türkiye’de Koalisyon Hükümeti Sistemi Bitmeli

Başkanlık seçimlerinden girmişken bu konuya değinmeli. Amerikan devleti iki yüz yıl önce John Adams-Thomas Jefferson döneminde demiş ki birbirine zıt fikirleri olan insanlar devleti birlikte yönetmemeli. Başkan ve yardımcısı az çok aynı doğrultuda olmalı. Tekerleği yeniden icat etmeye çalışmanın bir alemi de yok. Bu sistem Amerika’yı dünyanın süper gücü yapan etkenlerden bir tanesi. Türkiye’miz bölük pörçük sallama çay tadı veren hükümetlerle geri kaldı yıllardır. 90’li yılların başında bütün dünya ekonomileri coşarken biz Sezercik gibi baktık durduk. Ecevit’le Devlet Bahçeli’nin, Erbakan’la Tansu Çiller’in aynı hükümette ne işi vardı Allah’ınızı severseniz. İktidarsız hükümete ne Viagra kar eder ne Cialis.

Hazır Amerikan başkanlık seçimlerinden konu açılmışken Türkiye süper liginin sorunlarına değinmeden olmaz. Türk liginin sorunu aynı teknik direktörlerin sırayla her takımı yönetmesidir. Samet Aybaba, Yılmaz Vural, Ümit Kayıhan ve daha niceleri… Usanmadılar gitti. Kirli su dönüp dolaşıyor. Ankaragücü’nü yönetmeyen bir ben kaldım bende döndüğümde ülkeye Allah Kerim. İsmini yazdırıyorsun listeye hoca olacağım diye muhakkak sıran geliyor. Hiçbir bilgi birikimi, tazeliği girmiyor memlekete. Üç büyükler birkaç yabancı hoca getiriyor onlarıda tercümanları bile anlamıyor zaten. En fazla iki yıl tatil yapıp gidiyorlar. Bu kadar yerli dostu yabancı düşmanı olmayın, bırakın bu ayakları. Dünya futbolu düşüşte, kendine oynayan yıldız futbolcu devrindeyiz. Fransa milli takımının bile hali içler açısı. Avusturya berabere kalabiliyorsa Fransa’yla Adıyamanspor da sağlam bir takımla kafa tutabilir. Almanya’yı eksik kadroyuz diye yenemedik Avrupa Şampiyona’sında. Demem o ki, Türk futbolunun sıçrayış yapabilmesi için bundan iyi zaman olamaz. Sinyor Terim zeybek oynamayı bırak futbola dönerse, her şey mümkün.

Aklımızı başımıza devşirirsek 2010’da yine en az yarı final oynarız.

Vakkas Doğantekin
vakkas@turkishny.com