Acikli Bir Hikaye

Kendim ettim kendim buldum, sikayete hic hakkim yok.
Zarara rizasiyla girene merhamet edilmez elbette.
Amerika’daki ve ozellikle Los Angeles’teki Guney Kore camiasiyla ortami germemek icin bu yazimi Turkce yazma karari aldim.
Bu kadar da tabansiz, kendine kabadayi bir yazarim.
Evet yapacak bir sey yok, Guney Kore’lilerden hazzetmiyorum.
Hatta Facebook’ta ‘Bahse Girerim Korelileri Bir Kasik Suda Bogmak isteyen 500.000 Kisi Bulabilirim’ isminde bir grup bile kurmak istiyorum.
Bataklikta bizzat hic gomulmuslugum yok gerci ama oyle derler diye soyluyorum, bataklikta cirpindikca gomulursun hani, bende kacmaya calistikca gittikce Kore’lilesiyorum.
Koreatown’da calisiyorum, surdugum araba Hyundai Sonata, tamircim Koreli, is arkadaslarimin cogu Kore’li, hafta ici yemek yedigim restoranlarin yuzde doksan sekizi Kore’li.
Turkishny.com’daki ilk yazimda belirttigim gibi arkam, onum, sagim, solum Kore’li, saklanmayan yine Kore’li.
Guzelim gozlerim bile cekik cekik bakmakta.
Bir keresinde gaflet ve dalalete dustugum bir anda bir de Kore’li berber deneyimim oldu.
Korecem ‘advanced’ olmadigi icin derdimi anlatamadim sanirim ve Kurban Bayrami oncesi tahminen seksi gorunsun diye kirkilan koyunlara dondum.
Halbuki berber ne dediysem yuzundeki anlamsiz, embesil gulumseyisiyle ‘ye ye’ dedi durdu, anladi sandim, sanmaz olaydim!
Demek ki uc kelime Korece ogrenmektense 3 yil korebe oynamak daha verimli bir ugras. Ahh gozunu sevdigimin Turk berberleri!
Kore faciasindan sonra ‘Beni Turk berberlerine emanet ediniz’ sozunun ne kadar isabetli oldugunu birinci dereceden tecrube ettim.
Tras olayini adeta kutsal bir rituele ceviren dunyanin en iyi berberleri olan sanli Turk berberlerine cok ozel bir yazi yazmak boynumun borcu.

Yabanci Isim Edinme Angutlugunu Kim Baslatti?

Sizin sus kopegine 'soseci' (sosis) diyen arkadasiniz var mi? Benim var!
50 yil once acliktan kopek de dahil yuruyen her canliyi yeme aliskanligi edinen bu guzide millet, son derece Japon ozentisi olmakla birlikte, kendi isimlerini kendileri bile soyleyemedigi icin Ingilizce isimler edinirler.
Insana sormazlar mi birader, canim kardesim hem gozun cekik hem de ismin Sean, Paul, Justin, Jessica.
En dumur oldugum an bankta gordugum bir emlakcinin ismiydi.
Bir de baktim son derece denyotik bir gulumsenin yuzunu alabildigine cirkinlestirdigi bank guzelinin ismi 'Gregory Kim'. Fesuphanallah!
Gregory Kim sen kimsin dedim bir an icimden.
Azicik insaf, goz var mizan var. Sen Gregory'ysen ben de Diego Armando ve Maradona'yim. Yaptiklari, giydikleri hicbir seyi mi yakistirmaz insan!
Golf mu oynuyor golften tiskiniyorum. Tiksinmek bile degil tiskinmek!
Tiksinmenin ekstrem boyutu.

Turk Hukumetinden Talepler

1950 Kore Savasi yillarina donulsun ve Turkiye Guney Kore’ye yardim icin giden birliklerini geri ceksin! Yahut oraya kadar gidilmisken diger tarafa yardim edilsin.

Bugun yasayan Kore gazilerinin hepsine Niyazi ismi verilsin ve maaslari kesilsin.

Guney Kore Cumhuriyeti'yle tum ticari, ekonomik ve politik baglar cozulsun.

Dusmanlari Kuzey Kore'nin gelecek nesillerini guclendirmek amacli bolgeye Kizilay sevkedilsin ve tum veletlere zenginlestirilmis uranyum asisi yapilsin.

Hyundai, LG, Daewoo gibi tum G.Kore markalari tedavulden kaldirilsin, kullanmakta israr edenler ebelerinin horekesini gorsunler diye G.Kore'nin Jeju Ada'sina surgune gonderilsin.

Butun bu soylediklerim tabii ki sakaydi, ama malum her sakada yuzde doksan bir gerceklik payi vardir derler.

Vakkas Doğantekin
vakkas@turkishny.com