20 Temmuz’da ABD Dış İşleri Komitesinde yapılan oylama sonucu Türkiye'den "ülkedeki Hristiyanların haklarına tam olarak saygı göstermesini" isteyen bir tasarı kabul edilmişti.
ATAA 20 Temmuz’da Dış İşleri Komitesinde yapılan oylama hakkında bir bildiri yayınladı.

ATAA tarafından yayınlanan resmi bildiri şöyle:
ABD Kongresi Dış İşleri Komitesi dün onayladığı bir karar ile ABD Dış İşleri Bakanlığına yetki veren bir yasa tasarısı önergesine, Türkiye’nin din özgürlügü ve dini mirasların korunması konusundaki çalışmalarını tamamiyle saptıran bir madde ekleyerek, tasarı önergesini 43’e 1 oyla kabul etti. ATAA olarak bu tasarı önergesinde yer alan ve tasarıya Ermeni yanlısı Kongre üyesi ve eski Dış İşleri Komitesi başkanı Howard Berman tarafından sinsice eklenen, Türk ve Türklük karşıtı dile kesinlikle karşıyız.

Tasarı önergesinde kullanılan dil, Yahudilerin Avrupa’da inançları uğruna katledildiği bir dönemde Türk topraklarında sığınmalarını ve kalkınmalarını sağlayan, tüm dinlere yüzyıllardır aynı hoşgörü ile yaklaşan Osmanlı/Türk kültür ve değerlerini göz ardı etmektedir. Ayrıca önergedeki bu dil, Türkiye Cumhuriyeti’nin dini özgürlükleri ve mirasları koruma yolundaki başarılı çalışmalarını da hiçe saymaktadır.

ATAA Başkanı Sayın Ergün Kırlıkovalı konu hakkında şu açıklamayı yaptı:
“Dün, Kongre üyesi Berman’ın desteğiyle 43’e 1 oyla geçirilen “Berman tasarı önergesi” nin tek sevindirici yanı daha önceden içinde barındırdığı ve Türklere karşı nefret ve intikam dolu maddelerle dizilmiş sözde Ermeni soykırımı iddalarından arındırılmış olması.Şu anda tasarı önergesinde geriye kalan Hristiyan hakları ve dini miraslarla ilgili genel kavramlar. Dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var, o da bu gibi benzeri tasarı ve önergeler daha evvelden çok kolay bir şekilde tartışılıp kabul edilmekteydi. En azından şimdi bu tür çarpıtmalara dayalı önergelere karşı mücadele veriyoruz ve Türk karşıtlarına meydanın boş olmadığını gösteriyoruz. Bu grassroots veya Türkçe karşıtı TABAN (Turkish American Broad Advocacy Network) dediğimiz sivil toplum örgütlenmesinin bir gücü ve başarısıdır.
Ermeni lobisi itinalı ve sinsi bir çalışma ile 306 nolu yasa tasarısı önergesini “soykırım”kelimesiyle bağlantılı stratejik kelimelerle donatarak ve dini özgürlük ve kiliseler adına da birtakım yersiz suçlamaları da ekleyerek geçirebilmeyi planladılar çünkü Kongre Sözcüsü Boehner’ın sözde soykırım ile ilgili bir tasarıyı kesinlikle Temsilciler Meclisine oylamaya getirmeyeceklerini ve aynı şekilde Boehner’ın Kongre Dış İşleri Komitesi Başkanı Lehtinen’e de bu tasarı için müsade etmeyeceklerini bildikleri için bu yolu denediler. Lehtinen’in 306’ya olan resmi desteğini geri çekmesinden sonra bu planları da suya düşen Ermeni lobisi, diğer planını uygulamaya geçirdi yani 306’yı Dış İşleri Bakanlığına yetki veren bir yasa tasarısı önergesine eklettirmek.
Önergede kullanılan önyargılı dil Türkiye Cumhuriyeti’nin bu konuda kaydettiği başarıyı Kongre Temsilcileri Rohrabacher, Meeks, Poe, Burton, Duncan ve diğer temsilcilerin de dile getirdiği gibi tamamiyle göz ardı etmektedir. Tasarı önergesinin Kongre’de kabul edilip kanun haline gelmesi beklenmemekte”.
Turkishny.com