Trump'ın şu anda yaşadıkları, Tayyip beyin iktidara geldiğinde yaşadıklarının aynısı. Bilmem yanılıyor muyum?
 
 

ABD derin devleti statükosu gücün elinden gittiğini gördüğünden dolayı; başta CNN olmak üzere, diğer basını da yanına alıp adamı rezil etmek için herşeyi yapıyorlar. ABD devletindeki kurumlar da, CIA, Bakanlıklar ve Beyaz Saray'da hala Obama ekibi mevcut. Durmadan yanlış ve abartılı bilgileri kamuoyuna paslıyorlar. Bu aslında Reagan döneminin basınında da olmuştu.
 
 Başkanlığa, Trump'ın adı bile yetti. ABD'de ekonomi ileri gitmeye başladı, hele sağlık yasası ve vergi reformunu da yasalaştırırsa onu kimse tutamaz. Tüm endişeleri burada. Dış politikada ise; Trump'ın gelin artık Ortadoğu ve Afganistan ile fazla uğraşıp,enerji kaybetmeyelim ve bölgedeki klasik müttefiklerimiz İsrail, Türkiye ve Suudiler ile birde bunların yanına Rusyayı katarak birlik oluşturalım. Bunları ortak noktada buluşturup, biz asil rakibimiz Çin ile uğraşalım düşüncesi hakim.
 
 74 lerde Kissinger'in Domino doktrinde olduğu gibi Çin'in etrafını güçlü ekonomi ve silah gücüne bağlı bir kuşak oluşturalım denmektedir. Burada Rusya, ABD için çok önemli. Eğer Rusya bu doktrinde ABD ile anlaşırsa  (Putinin tek isteği üstüme ekonomik ve askeri olarak gelmeyin, Kırım'ı unutun demekte...) İran'a vermiş olduğu desteği çeker ve Türkiye de bu büyük resimde rahat ve önemli görevler alarak bölgede eski itibarını daha da büyüterek kazanır. Kürt kuşağı falan gibi tehditlerde ortadan kendiliğinden kalkar. Çünki Trumpın derdi Kürtler değil. Çin ve İran. Özal şu anda hayatta olsaydı bunu görür ve ona göre gerekeni yapardı. Eminim ki, Tayyip beyi muhalefet ve bazı kesimler rahat bıraksa, o da rahmetli Özal'ın yapabileceğini tatbik ederdi.
 
Ben her zaman olduğu gibi, Amerika'nın Türk dostlarının ne denli sadık müttefik olduğunu bir kere daha göreceklerdir derim.
 
 
 Saygılarımla...
 Uğur Terzioğlu.