Japonya Uzay Ajansı (JAXA) Başkan Yardımcısı Kiyoshi Higuchi, 1955'de sadece 23 cm uzunluğunda kalem roketle uzay sanayisini başlatan ülkesinin bugün 57 metre uzunluğunda 530 ton ağırlığında roketi uzaya fırlatabilecek kapasiteye ulaştığını bildirdi.
    

Türkiye'de kurulması planlanan uzay kurumunun hazırlıklarına katkı amacıyla Japonya ile uzay konusundaki işbirliği kapsamında, Ankara Grand Rixos otelinde "Japon Uzay Teknolojisinin Gelişimi, Kullanımı ve Uluslararası Alandaki Katkıları Konferansı" konulu bir konferans veren JAXA Başkan Yardımcısı Higuchi, ülkesinin uzay tarihi ve sanayisinde kaydettiği gelişmeleri ve bu alandaki deneyimlerini anlattı.
    
Konferansa Japonya'nın Ankara Büyükelçisi Kiyoshi Araki, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Fırat, Türksat Genel Müdürü Dr. Özkan Dalbay ile Mitsubushi Electric Corporation'un (MELCO) Sivil ve Ticari Uydu Sistemleri Genel Müdürü Hikima Eichi de katıldı.
  
Japonya'nın roket yapımıyla başlayan erken dönem çalışmalarından Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) programının vazgeçilmez bir mensubu olmasına varan uzay faaliyetlerini ve ülkesinde bu alanda faaliyet gösteren kurumlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin gözlem, deneyim ve bilgilerini paylaşan Higuchi, Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) onda biri, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) otuzda biri kadar, yıllık 1,7 milyar dolar bütçeye sahip olmasına rağmen 2003'te kurulan JAXA'nın çok önemli uzay çalışmaları yürüttüğünü kaydetti.
    
40 yılı aşkın süredir devam eden uzay çalışmalarıyla Japonya'nın uzay faaliyetlerini yürüten JAXA'da çeşitli görevlerde bulunan Higuchi, 1955'ta sadece 23 cm uzunluğunda ve 200 gr ağırlığında roket kalemle çalışmalarını başlatan Japonya'nın bugün 57 metre uzunluğunda başlığı hariç ve 8 ton yük taşıyabilen 530 ton ağırlığındaki dev H-IIB roketini fırlatabilecek kapasiteye ulaştığını belirtti.
    
Kiyoshi Higuchi, 1955'te üretilen bu ilk mini roketin, Japonya'da o dönemde ölçümleri yapacak radar olmadığından, yatay uçtuğunu ve ölçümlerin fotoğrafları çekilerek yapıldığının altını çizdi.
    
Başta ABD'nin uzay teknolojisini ithal ettiklerini, 1980'li yıllarda bu teknolojiyi üniversiteler ve akademik katkıyla millileştirmeye başladıklarını söyleyen Higuchi, yaptıkları birçok hatadan ders çıkararak, bugün uluslararası çerçevede güvenilen bir partner, UUİ'ye sürekli astronot gönderen ve UUİ'ye yük ulaştırabilen bir ülke konunuma geldiklerini kaydetti.
    
Japon bilimadamı, ithal teknolojiyi etkili ve olumlu biçimde kullanmayı öğrenip, uzay teknolojilerini geliştirdiklerini, ayrıca kendi standartlarını da oluşturmaya başladıklarını belirterek, şu anda UUİ programına en çok katkı yapan ve Ay programı Selene ya da göktaşına gönderilen Hayabusa gibi programlarla uzay araştırmalarında da dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığını söyledi.
   
Japonya'da uzay çalışmaları yapan üç kuruluş ISAS, NAL ve NASDA'nın 2003 yılında JAXA adı altında birleştirildiğini anlatan Higuchi, uzay faaliyetlerinin başyarılı olması için karma mühendisliğin gerekli ve önemli olmasının yanı sıra, ilerleme kaydetmek için uluslararası işbirliğinin de gerekli bir unsur olduğunun altını çizdi.
    
Higuchi, "Uzay ve uzay çalışmaları içgüdüsel aynı zamanda zengin, güvenli ve emniyetli yaşam düzeyini artırmak için esin ve heves verici, ancak, zor, riskli ve kontrolü zor" diye konuştu.
    
Japon bilimadamı, konferans sonunda bir soruyu yanıtlarken, ülkesinin kendi imkanlarıyla uzaya astronot göndermek konusunda çalışmalar yürüttüğünü, ancak Japonya'daki son deprem ve tsunami felaketlerinin yanı sıra ekonomik sıkıntılar yüzünden şu anda beklemede olduklarını söyledi.
   
Higuchi, bir soru üzerine de, uzay çalışmaları konusunda Türkiye'de özel sektörle de çalışmaları olduğunu, ancak iki ülke arasındaki işbirliğinin şu anda daha çok hükümetlere bağlı kuruluşlar düzeyinde bulunduğunu kaydetti.
    
JAXA'nın Başkan Yardımcısı, bir başka soru üzerine de, yörüngedeki kullanım süresi dolan uyduların dünyaya düşme tehlikesinin azaltılması ve diğer uzay atıkları konusunda uluslararası çerçevede işbirliği yaptıklarını, bu amaçla uyduların tasarım değişikliğine de giderek ellerinden geleni yaptıklarını söyledi.
    
Türkiye'nin mevcut uydu kapasitesini üç kat arttıracak haberleşme uyduları ve Türksat-4A ve Türksat-4B ihalesi ile uydu üretim teknolojisi transferi ihalesini Japonya'nın Mitsubichi Electric Corporation (Melco) şirketi kazanmıştı.
    
Türkiye 2019'a kadar uydu sayısını 7'ye çıkarmayı ve bunların en az 3'ünü ülkede üretmeyi hedefliyor.

AA