Teknoloji dünyasında son dönemin en büyük tartışma konularından biri yapay zeka.

Kimileri yapay zekanın insanlık için hayati bir risk, kimileri ise büyük fırsat olduğunu savunuyor. Türkiye'nin ilk yapay zeka uygulamasını geliştiren Etiya'nın CEO'su Aslan Doğan ile yakın geleceğimizi şekillendirecek yapay zekanın neleri değiştirmeye aday olduğunu masaya yatırdık.

  • 1- Yapay zekanın genellikle hep olası olumsuz neticelerini dikkat çekildi. Peki madalyonun öteki yüzünde ne var? Yapay Zeka hayatımızı olumlu yönde nasıl değiştirecek?

  • Aslında her değişim kuşakları korkutuyor. Sanayi Devrimi’nde de oldu, teknoloji ile ilk gelişmeleri duyduğumuzda da oldu, mobil geldiğinde de oldu, insanlar hep ‘işler makineleşiyor, robotlaşıyor, biz ne yapacağız, işsiz kalacağız’ gibi tedirginlikler yaşıyor. Her işin robotlar tarafından ele alınacağı ve işsiz kalınacağı gibi konular sürekli gündemde. Ancak ben gelecekle ilgili kesin öngörülerde bulunmanın ve net kararlar vermenin zor olduğu kanaatindeyim. Teknolojinin iki boyutu var, iyi ve kötü. Adrenalini yüksek bir gelecek bizi bekliyor ve bunun da iyi olacağını düşünüyorum. Yapay zeka tarafını konuşacak olursak mesela, bugün aslında işlerin çoğu rutine binmiş durumda, tekrarlayan işler var. Çok az kısmında insanlar yaratıcılık kullanıyorlar. Kendi işlerine odaklanıp, kendilerini, işlerini geliştirebildikleri zaman çok çok az. Dolayısıyla ben yapay zekanın insanın yaratıcı ve duygu ile ilgili taraflarını geri getireceğini düşünüyorum. Onun dışında rutin olan, makineler tarafından yapılabilecek işlerin, ya da yazılımla halledilebilecek işlerin, aslında sıkıcı olanın robotlar ve yapay zeka tarafından devralınacağını, insanın daha güçlü olarak geri geleceğini düşünüyorum. Daha yaratıcı, daha verimli, çalışanların yaptığı işte daha tatmin olan bir duruma geleceğini düşünüyorum. İkincisi yeni yeni iş alanı ve fırsatlarının çıkacağını düşünüyorum.

  • 2- Yapay Zeka’nın yok ettiği iş imkanları nasıl telafi edilir?

  • İnsanlar önce 'saving' alanlarına yoğunlaşıyor. Yani ben şu ana kadar yaptığım işlerimin ne kadarını yapay zeka ile daha verimli hale getirebilirim bunu sorguluyor. Bu problem aslında mevcut verimli çalışan, gerçekten optimize işletmeler için bir tehdit değil bence. Ama bir şekilde var olan işlerini optimize etmemiz, verimliliği düşünmemiş organizasyonlar için bir probleme yol açtığını hep birlikte görüyoruz. Birçok işletme de yapay zeka verimlik, optimizasyon imkanı sağlayacak ama bu işlerin ne kadarını yapay zekanın devralması o kurumun ne kadar verimli çalışacağı ile ilgili bir konu.

  • 3- Yapay Zekayı yeni sanayi devrimi olarak nitelendirirsek, tarih tekerrür eder mi, Türkiye bu treni de kaçırır mı?

  • Bir şekilde herkes artık geleceğin yazılım ve teknolojide olduğunu biliyor, farkında Hükümet devlet buna öncülük etmeye çalışıyor, gündeme taşıyor ama ana motivasyon bu konu üzerinde değil. Sizde biliyorsunuz, ülkenin içinde olduğu durum doğrudan bunlara odaklanacak noktada değil. Ama ne oluyor alt tarafta? Start-up’tan tutun da büyük kurumlara herkes teknoloji tarafında ciddi yatırımlar yapıyor, özellikle yapay zeka dönüşümü ve otomasyon konularında şu anda bir önceki fırsatları değerlendirip, Türkiye’nin çok iyi bir noktada olduğunu düşünüyorum. Yani şu an da umutluyum aslında, ben kaçırmayacağımızı düşünüyorum. Bize ve diğer şirketlere baktığımda dünya ile hemen hemen aynı seviyedeyiz ama biraz üretim tarafında Ar-Ge’ye daha fazla önem göstermemiz gerekiyor, felsefesini yapan tartışan değil, de, fikir üreten, konsept üreten, tasarım üreten ,yönlendiren tarafa geçmemiz biraz daha zaman alacak diye düşünüyorum.

  • 4- Yapay zeka yok edeceği kadar iş imkanı sağlayabilir mi?

  • Geçmişteki dönüşümlerde, izlerini yüzyıl iki yüzyıl boyunca izleyebiliyorduk. Filozoftan, toplum bilimci sosyologların uzun süre araştırdıkları, üzerine tezler yazdıkları dönüşümlere sebep oluyordu. Mesela Sanayi Devrimi işçi sınıfı diye bir kavram ortaya çıkardı. İdeolojileri ortaya çıkardı. İnsanlar bunları konuştular, toplumsal etkilerini tartıştılar. Bir sürü toplumsal dönüşümü anlatan tez ortaya çıktı. Teknolojideki gelişim o kadar hızlı ki bahsettiğimiz dönüşümler 5-10 yıl içinde yeni bir şey çıkıyor, toplumu, üretim şekillerini tümden değiştirebiliyor. Dolayısıyla ne kadarına sebep olur, net bilemiyorum ama geçmiş deneyimlere baktığımız zaman yeni gelen her şey bazı şeyleri, eskiye dair olan, artık dönemini bitirmiş olan üretim biçimlerini ortadan kaldırdığı gibi, yeni ve hep daha fazla imkan sağladığını görüyoruz. Sanayi devrimi bunlardan bir tanesi. Mobil bunlardan bir tanesi. Dolayısıyla yapay zekanın da korktuğumuz kadar işsizliğe sebep olacağını düşünmüyorum, burada daha farklı taraflarda, insan bilincinin simule edilmesi gibi görüyorum, hangi alanda nasıl kullanılacağı konusu daha kıymetli, asıl tehdidi orada görüyorum.

  • 5- Yapay zeka ile birlikte genç girişimcileri bekleyen fırsatlar neler olur?

  • Bazı dönüşümler ortaya çıkan yeni fırsatlar sadece belli alanları ilgilendirir. Mesela tıpta gen haritası çözüldü, bununla birlikte tıp dünyasında ciddi bir devinim oluştu. Bu daha çok tıp dünyasını değiştiren, eden, bir konu. Oluşturduğu sektör değişimine bakıldığında sınırlı bir alanda kalıyor. Ama yapay zeka bütün sektörleri yatay olarak kesiyor. Dolayısıyla bütün çalışanları, ister otomotiv, ister hizmet, ister tarım olsun, ister sağlık, eğitim olsun bütün alanda çalışan, uzmanlığı olan herkesin yeni fırsatlar tanıyor. Tam da kendilerini var olan üretim biçimlerinden, çalışma tarzlarından bir üst noktaya taşıyabilecekleri, uluslararası hale getirebilecekleri yeni bir fırsat söz konusu. Dediğim gibi ülke olarak yeterince değerlendiremediğimiz bazı fırsatlar oldu, mesela Cloud ve mobil teknolojiler gibi, bu dönüşümlerdeki en büyük fırsatları değerlendiren birkaç şirket dışında bu fırsatları yeterince değerlendiremedik. Şu anda da bütün girişimcilerin bir anda dünyanın her yerinde iş yapabilmeleri, uzmanlıklarını aktarabilmeleri gibi bir fırsat söz konusu. Dolayısıyla yapay zekayı bütün girişimciler için bir fırsat olarak görüyorum ben.