AMERİKA Başkan Yardımcısı Mike Pence’in sözleri her şeyin özetidir, literatürde “Hıristiyan Siyonizmi” denilen teokratik inancın veciz bir ifadesidir.

Önce Pence’in dünkü sözlerini görelim:“İsrail’in yanındayız çünkü onun davası bizim davamızdır, onun değerleri bizim değerlerimizdir, onun kavgası bizim kavgamızdır. İsrail’in yanındayız çünkü yanlışın karşısında doğruya, kötünün karşısında iyiye, zulmün karşısında özgürlüğe inanıyoruz.”

Öyle bir kör itikat ki İsrail ne yapsa “iyi”, buna karşı duran her şey “kötü”dür!
Pence bu lafları ederken İsrail askerlerinin katlettiği sivil Filistinlilerin sayısı 59’du, binlerce yaralı vardı.
En ufak bir üzüntü ifadesi yok. “İsrail’in davası” için insan hayatı ne ifade eder ki!
HIRİSTİYAN SİYONİZMİ
Stephan Sizer, “Christian Zionism” adlı kitabında, asla bütün Hıristiyanların değil, bütün Protestanların da değil, Amerika’daki “Evanjelik Protestanlar”ın itikadını şöyle anlatıyor:
“Yahudiler Tanrı’nın seçilmiş kullarıdır... Hıristiyan siyonistler inanırlar ki iyi ile kötü arasında ‘büyük savaş’ olacaktır, Yahudilerle Araplar arasında bir barış olamaz. İsrail’in İslam’la uzlaşması, Filistinlilerle bir arada yaşaması Tanrı’nın iradesine ve beklenen Armageddon savaşına aykırıdır.” (sf. 252)
Armageddon, kıyamete yakın “büyük savaş” demektir. “Tanrısızlara karşı İsrail’in büyük savaşı” anlamında kullanıyorlar.

Kıyamete yakın “7 yıl süren felaketler” yaşanacak, “tanrısızlara karşı İsrail’in büyük savaşı” zaferle sonuçlanacak ve İsa Mesih gökten inerek Kudüs’te “göklerin krallığını” ilan edecektir. (Sf. 107)
Timothy Weber’in de “On The Road to Armageddon” (Armageddon’a giden Yolda) adlı kitabında yazdığına göre, bunlar İsrail tarafından “Kudüs’ün zaptı”nın ve işgal edilen topraklara Yahudi nüfus yerleştirmenin “Tanrı emri” olduğuna inanıyorlar. (Sf. 181, 226)
‘AMERİKAN TEOKRASİSİ’
Pence’in söylemindeki “iyi ile kötü” arasındaki savaş söylemi... Bazı başkanlar hariç Amerikan yönetimlerinin körü körüne İsrail’i desteklemesi...
Amerikalı “küçük Hitler”in (Trump) katliam karşısında en ufak bir üzüntü duymaması...
Bütün bunlar o kör inançtan kaynaklanıyor.
Bu konuda Kevin Phillips’in “Amerikan Teokrasisi” adlı kitabını hatırlamak gerekir.
Evanjelik-Siyonist teokrasi Amerika’da çok etkilidir ama mutlak egemen değildir.

Trump gibi Reagan da bu kör itikada sahipti; Trump daha dengesiz biri.
Kennedy’ler, Jimmy Carter, Obama ve hatta Bush’lar İsrail’in aşırılıklarını frenlemeye, Arapları da tatmin edecek bir barış sağlamaya çalıştılar, Filistin yönetimi de Amerika’yı “arabulucu” olarak kabul etmişti.
Trump’ın yobazca tavrı karşısında Mahmud Abbas “ABD’yi artık arabulucu olarak kabul etmiyoruz” açıklamasını yaptı haklı olarak. (22.12.2017)
ÖNCE TÜRKİYE
Bu tablo kesinlikle bir “Haçlı Siyonist ittifakı” değildir.
Haçlı kavramı tarihen Katolik hareketiydi. Katoliklerin evanjelizmle, siyonizmle ilgisi yoktur. Seküler Avrupa böyle hurafelere inanmaz zaten.
Papa, Trump’ın Kudüs kararını yanlış bulduğu gibi Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğu da yanlış buldu.
Amerika’da Demokratlar da İsrail konusunda ihtiyatlıdır.
Türkiye sadece İsrail’in katliamını değil, Trump’ın saldırgan Kudüs politikasını da elbette kınıyor, protesto ediyor.
Türkiye hakkında yanlış imajlara yol açabilecek ölçüsüz kavramlardan sakınmak gerekir. Bu ülkenin vatandaşları için en doğrusu “önce Türkiye” ilkesidir.