MHP Lideri Devlet Bahçeli niye erken seçim istedi? Önce, Anayasa hükmüne bakalım:

16 Haziran referandumunda Anayasa’ya eklenen ‘geçici madde 21’ şöyle:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 27’nci Yasama Dönemi milletvekili genel seçimi ve Cumhurbaşkanlığı seçimi 3/11/2019 tarihinde birlikte yapılır.”

Fakat izleyen cümlede, Meclis’in erken seçim kararı alabileceği belirtiliyor. Bir maddede biri diğerini hükümsüz bırakan iki hükmün yer alması, sistem değişikliğinin nasıl tartışılmadan, müzakerelerle olgunlaştırılmadan devreye sokulduğuna dair bir örnektir.

BAHÇELİ ALARM VERİYOR

Gelelim Bahçeli’nin gerekçelerine... Kendisi şöyle diyor:

“Cumhurbaşkanlığı sistemi henüz tam devreye girmedi. Türkiye’nin 3 Kasım 2019’a kadar dayanması kolay değildir. 3 Kasım 2019’a kadar ulaşmak her dakika zorlaşmaktadır...”

İktidar partisi ülkenin çok iyiye gittiğini anlatırken Bahçeli’nin böylesine alarm vermesi ilginçtir.

Halbuki bugün Cumhurbaşkanlığı sistemi fiilen yürürlüktedir. Cumhurbaşkanı’nın yeni sistemde sahip olacağı hiçbir yetki yoktur ki, şimdi kullanamıyor olsun; partisine ve hükümetine söyleyerek de uygulamalar yapabilir çünkü.

Dahası OHAL yetkileri vardır; yargı denetimi olmadan kanunları değiştirebiliyor, yasaklar koyabiliyor, idari tasarruflar yapabiliyor. Yargının yönetiminde de yeni sisteme göre atanmış bir HSK vardır.

Erken seçim ilave ne sağlayacak?

YEREL SEÇİM FAKTÖRÜ

Bahçeli, erken seçim isterken Cumhurbaşkanı’na ve AK Parti’ye, ‘istediğiniz Cumhurbaşkanlığı sistemini öne alacağız’ mesajını vererek onların da benimsemesini sağlamak istiyor.

Aynı amaçla iktidarda endişe de yaratmak istiyor. Seçimler öne alınmazsa, önceden 31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerde yaşanacak çekişmelerin ‘ittifak’a zarar verebileceğini, Cumhurbaşkanı seçimlerinin olumsuz etkileneceğini söylüyor:

“Mahalli idareler seçimlerindeki kutuplaşmaların 3 Kasım’a nasıl yansıyacağı az çok malumunuzdur. Bu riski kaynağında kesmek başlıca amacımızdır.”

Bahçeli’nin ‘başlıca amacı’ bu olabilir ama bir amacı da elbette kendi partisinin oylarıdır. MHP’nin oylarının yüzde 8’le 16 arasında değişmiş olması, seçmen kitlesinin nasıl değişken olduğunu gösteriyor. MHP ile AK Parti arasında önemli bir oy akışkanlığının olduğu bir gerçektir. Şimdi bir de İYİ Parti faktörü var.

Bahçeli seçmenlerini toparlamak için gecikmeden yapılacak bir seçime ihtiyaç duyuyor olsa gerek.

İKTİDAR NE YAPAR?

Seçim yasasında önemli değişiklikler yapan “İttifak Yasası”nı AYM’ye götüreceğini CHP açıkladı. Ayrıntılara girmiyorum, ittifak yapan ve yapmayan partiler için farklı baraj uygulamaları eşitlik ilkesine aykırıdır.

“Yönetimde istikrar”ın cumhurbaşkanı seçimleriyle gerçekleştiği yeni sistemde, “temsilde adalet” parlamentoda çok güçlü olarak gerçekleşmeli, baraj çok düşük olmalıdır. Bunu AK Partili hukukçular Burhan Kuzu ve Mustafa Şentop da söylemişti.

AYM ne karar verir? “Öngörmek” kolay değil!

Siyasi bakımdan AK Parti daima “zamanında seçim” ilkesini savundu, son üç ayda da defalarca erken seçim yok diye açıkladılar.

Bahçeli’nin teklifi, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı süresinin bir yıl azalması anlamına da geliyor.

Yoksa, MHP’yi kırmamak, yerel seçimlerin nispi riskinden kurtulmak ve Saadet Partisi’ne gelişme zamanı bırakmamak için Kasım 2018’de bir erken seçimi mi tercih eder?

Bugün, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarında öğreneceğiz

 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/taha-akyol/erken-secim-40808483