ZEYTİN Dalı harekâtı gittikçe daha stratejik ve daha siyasi bir aşamaya doğru ilerliyor; bunun anlamı Rusya ve Amerika ile ilişkilerin daha kritik hale gelmesidir.

Rusya 4 Şubat’ta teknik gerekçelerle hava sahasını kapattı, tek uçağımız Afrin üzerinde uçmadı. Önceki gün hava sahasını açtı, F-16’lar YPG mevzilerini vurdu, kara harekâtıyla da Nisriyye, Orta Çakallı, Dükkan, Eşkan, Cukali ve Favkani köyleri terör örgütü YPG/PKK’dan temizlendi.

Bu tablo Rusya’nın siyasi tavrının askeri harekât için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

İDLİB’DE KİMLER VAR?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Afrin, İdlib’i çözeceğiz” diye konuştu. (8 Aralık)

Terör uzmanı Mete Yarar da Afrin’de yaptığı gözlemlere dayanarak, “Herkesin beklediğinin aksine bir sonraki hedef İdlib olacak” diye yazdı. (Karar, 9 Şubat)

İdlib’de yaklaşık 4 milyon insan yaşıyor, muhaliflerin en güçlü olduğu bölge.

Astana uzlaşmasına göre “çatışmasızlık” bölgelerinin en büyüğü...

Ama çatışma sürüyor, Rus uçaklarının desteğiyle Esad güçleri doğudan batıya doğru İdlib sahasında muhalifleri bombalayarak ilerliyor.

Bir ayda İdlib’in üçte biri Esad kontrolüne geçti.

Büyük endişe İdlib’deki 4 milyon nüfustan bir bölümünün Hatay’a gelmesidir!

Bunu önlemek için Türkiye’nin İdlib’de harekât yapmasını Rusya ve Esad nasıl karşılar?

Bu diplomasinin çözmesi gereken bir sorundur.

Afrin kent merkezinde YPG varlığı devam ederken, Türkiye İdlib’e girer mi? Bu da kurmayların planlayacağı bir konudur.

Afrin’den sonra İdlib’den bahsedilmesi Menbiç’in ertelenmesi anlamına mı geliyor?

MENBİÇ’TE YPG VE ABD

ABD’nin askerlerini Menbiç’ten çekmesini istedik, “SDG üniforması giymiş Amerikalıları da vuracağımızı” söyledik.

Bırakın asker çekmeyi, Amerika Menbiç’e iki general gönderdi. Bunlardan General Paul Funk “Bizi vurursanız, agresif şekilde karşılık veririz” diye konuştu!

Generalleri karşılayan “Menbiç Askeri Konseyi” sözcüsü Şervan Derviş PKK’lıdır, odasında Öcalan’ın resmi asılıdır.

Dahası, bu Şervan Derviş 25 Ocak’ta şu açıklamayı yapmıştı:

“Kara ve havadan herhangi bir saldırıya karşı biz de tedbirlerimizi aldık ve güçlerimizi yerleştirdik.”

Pentagon ise 30 Ocak’ta “Menbiç’te tek muhatabımız Askeri Konsey’dir” diyerek Derviş’e destek vermişti!

Tabloya şunu da eklemek lazım: YPG’nin elinde bulunan petrol zengini Deyrizor’da Esad güçleri terör örgütünün karargâhına saldırdı. YPG karargâhında Amerikan askerleri de vardı. Amerikan uçakları Esad güçlerini bombaladılar. (8 Şubat)

‘MASA’NIN ÖNEMİ

Asker canını ortaya koyarak kahramanca savaşıyor. Bütün askeri kıstaslara göre de başarılıdır, milletin desteği tamdır.

Bunun yanında, siyaset ya da diplomasi de hayati derecede önemli.

ABD’li General Funk, Menbiç’e geldiği gün, SDG’yi yani aslında YPG’yi överek “Rakka’yı geri aldılar, bence bu onlara masada bir sandalye kazandırdı” diye konuştu.

Rusya da öteden beri PYD’ye ‘masa’da sandalye vermek istiyor. Son olarak dün Rusya’nın Şam Büyükelçisi Aleksandr Kinşak “PYD masada olmalı, dışlanmamalı” diye konuştu.

Türkiye’nin geleceği için askeri güç gibi diplomasinin de ne kadar önemli olduğu açık.

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ve Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster Türkiye’ye geliyor... Türkiye ile AB arasında bir diyalog başladı.

Moskova ve Tahran’la görüşmeler...

Diplomatik maharetin, siyasi aklın, ortak çıkarlar oluşturma sanatının hayati derecede önemli olduğu bir dönemdeyiz.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/taha-akyol/stratejik-asama-40737120