Tenisi üç yıl önce bırakan sekiz kez grand slam turnuvası şampiyonu Andre Agassi, kariyerinde bir dönem uyuşturucu kullandığını itraf etti.

Agassi, halk arasında "crystal meth" veya "ice" olarak bilinen uyuşturucuyu 1997 yılında kullandığını ve ceza almamak için bu konuda tenis otoritelerine yalan söylediğini açıkladı.

Tenisi üç yıl önce bırakan sekiz kez grand slam turnuvası şampiyonu Agassi, yeni otobiyografisinde yer verdiği itirafında, dünyanın en tehlikeli uyuşturucuları arasında gösterilen crystal meth'i, o zamanki yardımcısı 'Slim' vasıtasıyla temin ettiğini belirtti:

"Slim masanın üzerine küçük bir miktar döker, onu keser ve çekerdi, bir parça daha keser ve yine çekerdi, biraz da ben çekerdim."

Küçük buz parçalarına benzeyen crystal meth burundan çekilebiliyor, vücuda enjekte edilebiliyor, hatta yenebiliyor.

39 yaşındaki Agassi, Times tarafından tefrika edilen 'Open' adlı biyografisinde, crystal meth'i kendisine tanıtan Slim'i daha sonra kovduğunu ifade etti.

Agassi, crystal meth'i kullandığı 1997 yılında girdiği bir doping testinde sonucun pozitif çıktığını ancak bunu bilinçli olarak yapmadığını söyleyerek cezadan kurtulduğunu dile getirdi.

Agassi, sadece bir kez kullanıldığında bile bağımlılık yapabilen, üretimi kolay ve maliyeti ucuz crystal meth ile ilgili deneyimini satırlara şöyle döktü:

"İlk kez aldığımda önce bir pişmanlık ardından uçsuz bucaksız bir hüzün duygusu içine girdim. Ardından kafamdaki bütün olumsuz düşünceleri süpüren bir mutluluk dalgası geldi. Hayatımda kendimi hiç o kadar canlı, umutlu ve enerjik hissetmemiştim."

1997'nin sonbaharında ATP için çalışan bir doktorun kendisini aradığını ve doping testi sonucunun pozitif çıktığını bildirdiğini yazan Agassi, sonraki süreci şöyle anlattı:

"İsmim, kariyerim, her şey büyük bir tehlike altındaydı. Hayatım boyunca başarmak için çabaladığım ve başardığım her şey bir anda sıfıra inecekti. Günler sonra sert arkalıklı bir sandalyeye oturdum ve ATP'ye yalanlarla dolu, içinde gerçeğin sadece kırıntılarını taşıyan bir mektup yazdım.

"Slim'in o maddeden karıştırdığı sodalarından içtiğimi ve hiçbirşeyden haberim olmadığını yazdım. Anlayış ve hoşgörü talep ettikten sonra telaşla imzaladım: En içten dileklerimle.

"Tabii ki yaptıklarımdan utandım. Kendime bu yalan her şeyin sonu olacak dedim ve o defteri kapattım."