Ebru DOĞAN - New York
TurkishNY.com
New York Türkevi, ressam Sema Çulam’ın sergisine ev sahipliği yapmaya başladı.
Başkonsolos Bilgen, Çulam’ın eserlerini ‘emeği yoğun, gönlü ve belleği doyuran tablolar’ olarak tanımladı.
New York Türkevi’nde ressam Sema Çulam’ın sergisi için New York Başkonsolosu M.Levent Bilgen ve eşi Ayşe Bilgen himayesinde bir açılış resepsiyonu düzenlendi. Resepsiyona, Birleşmiş Milletler (BM) Nezdinde Kıbrıs Daimi Temsilcisi Büyükelçi Hilmi Akil ve eşi Emine Akil, Başkonsolos Yardımcısı Ayten Eler, Konsolos İsmet Erikan ve eşi Rezzan Erikan, Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) Başkanı Ali Çınar başta olmak üzere birçok Türk ve Amerikalı konuk katıldı.

Başkonsolos Bilgen, TurkishNY muhabirine yaptığı açıklamada, yıkım sürecine girecek olan Türkevi binasında, Sema Çulam’ın eserlerini sergilemekten dolayı son derece mutlu olduklarını söyledi. Bilgen, şöyle konuştu: ‘Sema Çulam, son yıllarda müthiş hamleler yapmış bir sanatçımız. Özellikle Avrupa ve uluslararası platformda gerçekten ismi çok farklı, çok yüksek mertebelerde anılan değerli bir sanatçımız. Türkevi, Eylül ve Ekim ayında yavaş yavaş tahliye sürecine girecek, ama duvarlarımız boş kalmasın, gelecek heyetlerimiz burayı boş görmesinler dedik ve bu sergiyi açmaya karar verdik. Kendisi bizi kırmadı ve eserleriyle buraya geldi. Sanatçımızla gurur duyuyoruz. Eylül ayı boyunca güzel bir sergi olacak.’
Bilgen, Çulam’ın eserlerinin farklı olduğunu söylerken; resimleri stil itibariyle ‘emeği yoğun, gönlü ve belleği doyuran’ eserler olarak nitelendirdi. Bilgen, ‘Ülkemizin çeşitli görüntülerini burada seçkin bir izleyici kitlesine sunma imkanını bulduk. Stil itibariyle emeği yoğun, gönlü ve belleği doyuran tablolar. Detaylar ve renkler, insanı içine çekiyor. Zaten başarının sırrı da resimlere bakarken sizi başka yerlere taşımasında. ‘ diye konuştu.

‘Resimlerim, hayalimdeki komposizyonlar’
New York’taki ikinci sergisini Türkevi’nde açan ressam Sema Çulam da yaptığı açıklamada, bir kez daha New York’ta olmaktan dolayı çok mutlu olduğunu söyledi. Çulam, resimlerinde doğadaki izlenimlerini yansıttığının altını çizerken, sözlerine şöyle devam etti: ‘Levent Beyle daha önceden tanışıklığımız var. Bana bu imkanı sağladığı için kendisine çok teşekkür ediyorum. New York’taki Türkevi’nde resimlerim sergilendiği için çok mutluyum. Resimlerimde doğa izlenimlerimi yansıtıyorum. Doğayı çok sevdiğim ve bozulmasını istemediğim için bu tarzda çalışmaya devam ediyorum. Doğayı gözlemleyerek resimlerimi yapıyorum, tüm resimlerim kendi hayalimdeki komposizyonlar.’

Büyükelçi Apakan, Çulam’ı tebrik etti
Türkevi’nde EXPO 2020 ile ilgili BM Daimi Temsilciliği olarak aynı saatlerde bir resepsiyon düzenleyen Büyükelçi Ertuğrul Apakan da serginin açılışına uğrayarak ressamı tebrik etti. Ressam Sema Çulam’a tebriklerini ileten Büyükelçi, sergiyi de en kısa zamanda gezeceğini söyledi. Apakan, Başkonsolos Bilgen’e de böylesine güzel bir sergiye ortam hazırladığı için teşekkürlerini iletti. EXPO 2020 ile ilgili tanıtım faaliyetlerinde bulunmak üzere New York’ta bulunan İzmir Valisi M. Cahit Kıraç da İzmirli sanatçıyı tebrik etti.
Sergi, 28 Eylül tarihine kadar ziyaret edilebilir
Ressam Sema Çulam’ın 17 eserinin bulunduğu sergi 4-28 Eylül tarihlerinde Türkevi’ndeki sergi salonunda ziyaret edilebilir.
Sema Çulam’ın kendi ağzından sanat hayatı
Yağlıboya çalışmalarım ortaokul yıllarında başlar.
1976 - 1977'de İzmir Devlet Resim Heykel'de (heykeltraş) Turgut Pura'nın desen çalışmalarına (2 yıl)katıldım.

1978 - 1979 İzmir-Buca Eğitim Enstitüsü Resim bölümüne( hocaları Cavit Atmaca,Şeref Bigalı ) 2 yıl devam ettim, sonunda okulu bıraktım. Fakat resim sevdam devam etti. Çünkü resim benim için bir var oluş süreci ve ekmek, hava, su kadar gerekli bir yaşam biçimi, hayat felsefemdir. (1980) Bundan sonra sanatıma profesyonel olarak devam ettim.
2000 yılına kadar süren soyut figüratif çalışmalarım, 2000 yılında, Uluslararası Kadınlar Birliği ve Kültür Bakanlığının ortaklaşa düzenlediği Uluslararası Resim Yarışmasında 45 ülke içinde birinci olmamla beraber, sanat hayatıma, tarz değiştirerek devam ettim.

Sanat Felsefem:
Resim,hayata verilen yeni bir form ve yeni bir var oluş tarzıdır.Aynı zamanda insanın duygusal ve düşünsel yapsının biçimselleşmiş anlatımıdır. İşte bende resim yaptığım anda var olduğumu hissediyorum.Yaşadığım coğrafya üzerindeki zengin kültür, bu coğrafyada yüzyıllar boyunca yaşamış ve tarihimizi etkilemiş medeniyetlerden aldığımız kültür verileri sanatıma yön vermemde etkili olmuştur.
Resmimde iki tarzda da beni etkileyen; insan ve kültürü, gelenekleri, yaşam ve çevre etkileşimleri toplumsal ve sosyal olaylar ve gezegenimizin yakın zamanımız da yaşamakta olduğu sancılı durumu yani habitatımızın yok oluşudur.
Resim yaparken her zaman heyecan duyarım ve tuvalle yani yaptığım resimle bütünleşerek resmin içinde yaşarım, bunun paralelinde müzik büyük destekcimdir. Tuval üzerindeki serüvenime müzik eşlik eder. Resim yaparken sanki başka bir boyuta ulaşırım, dış yaşamla ilgim kesilir o anki duygularımı kelimelerle anlatamam.
Sanatımla, insanların gelecek yaşamları ve yaşadıkları an için düşünmelerini ve hayal güçlerini etkilemek isterim.Resimlerimde, çok ve titiz çalışarak, dünya ve yaşadığım kültüre sahip çıkıp, toplumsal, sosyal hayatı, doğayı ve tarihi koruyarak, sahip çıkılmasını resmettiğime inanıyorum.
Resim yapmayı çok seviyorum ve resim yaptıkça yaşadığımı hissediyorum.

Ressam Çulam’ın aldığı ödüller
2011 Mostra Uluslarası 40. yarışmalı sergi, En İyi Sanatçı 1.lik Ödülü-Milan/IT
2011 Monte Carlo Uluslararası Yarışmalı Sergi, 1.lik Ödülü Monaco
2010 En İyi Yabancı Sanatçı Ödülü, Italy-Milan
2009 Avrupa Naif Ustalar 1.lik ödülü, Spain-Madrid
2000 Mikro-Kredi Sanat Bienali Sergisi, Onur Sertifikası
2000 Uluslararası Naif Resim Yarışması, Birincilik Ödülü
1993 Türk Kadınlar Birliği 8 Mart Kadınlar Günü Yrş., Onur Ödülü















