Ebru DOĞAN - New York
Turkishny.com
30 Ağustos Zafer Bayramı, New York Türkevi’nde coşkuyla kutlandı.
Birleşmiş Milletler’de (BM)Güvenlik Konseyi Toplantısı’na katılmak üzere New York’ta bulunan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da Türkevi’ndeki resepsiyona katıldı. Davutoğlu, ‘Hiçbir zaman Yemen’den, Büyük Taarruz’dan bize miras kalan bu vatanı herhangi bir şekilde zarara uğratacak, bu vatanda öyle ya da böyle hesaplarda olacak kimseye fırsat vermeyeceğimizi buradan bir kez daha haykırmak istiyoruz’ dedi.
Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF), 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 90’ncı yıldönümü münasebetiyle Türkevi’nde bir resepsiyon düzenledi. Resepsiyona, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ertuğrul Apakan, Apakan’dan görevi devralacak yeni Büyükelçi Halit Çelik, KKTC Daimi Temsilcisi Büyükelçi Hilmi Akil, BM Daimi Temsilci Yardımcısı Hüseyin Müftüoğlu, New York Başkonsolosu M. Levent Bilgen ile birlikte New York ve diğer eyaletlerden vatandaşlar katıldı.
TADF adına bir konuşma yapan Hakan Karalok, yakın zamanda yaşanan terör olaylarını şiddetle kınadıklarını söyledi. Karalok, 30 Ağustos’ta kazanılan zaferle ilgili kısa bir konuşma yaptıktan sonra herkesi şehit ve gaziler için bir dakikalık saygı duruşuna davet etti. Saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı hep bir ağızdan söylendi.

‘Şehitlerimiz, geleceği bize armağan etti’
Dışişleri Bakanı Davutoğlu yaptığı konuşmada, herkesin Zafer Bayramı’nı tebrik etti. Bayramların her zaman duygu dolu günler olduğunu söyleyen Davutoğlu, bu bayramların gurbette kutlanmasının başka bir özel anlam taşıdığını ifade etti. Ailelere teşekkür eden Davutoğlu, bu tür günlerin milli bilincin çocukların zihinlerine yerleştiği günler olarak tanımladı. ‘Dini ve milli bayramlarımız çocuklarımızla şenlenir. Çocuklar, zihinlerinde bayramları yerleştirdikçe kilometrelerce uzakta bile olsa Türkiye aşkıyla büyürler. Bir dahaki sefere bütün çocuklarımızı burada görmek istiyoruz. Sadece 23 Nisan değil, bütün bayramlarımız çocuklarımız içindir.’ diyen Davutoğlu, yıllar önce şehit olanların çocuklar için savaştığını, geleceğin onlar tarafından armağan edildiğini söyledi. Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitleri rahmetle andığını belirten Davutoğlu, zihninden silinmeyeceğini söylediği iki olayı da katılımcılarla paylaştı.

Myanmar’da son dönemde Müslüman azınlıkların yaşadığı üzücü olaylar neticesinde 5bine yakın şehit verildiğini söyleyen Davutoğlu, ilk büyükelçiyi Myanmar’a gönderdiklerinde onlara bazı talimatlar verdiklerini belirtti. Davutoğlu, bu konuda şu şekilde konuştu: ‘Büyükelçimizden şunu istedik. Birincisi şehitlerin mezarlıklarının bulunması ve onların manevi huzurlarına giderek şu şekilde seslenmeleri ; ‘Uğrunda şehit düştüğünüz aziz albayrağı size bir daha gölgesinden uzaklaşmamak üzere geri getirdik.’ Myanmar’dan Anadolu’ya yazılmış ve cevap alınmamış mektuplar, kendi aralarında topladıkları paralar var. Bu paraları büyük zafer gerçekleşsin diye göndermişler. Büyük Taarruz’un bir mirası varsa, Myanmar’da esir kamplarında şehit düşen Türk askerlerinin de payı var.’
Myanmar’a yaptıkları ziyaretin amacının şehitlerin mirasına sahip çıkmak, hem de o şehitlerle birlikte Anadolu’daki büyük mücadeleye katkıda bulunan Müslümanlara sahip çıkmak olduğunun altını çizen Davutoğlu, gözyaşartıcı manzaralarla karşılaştıklarını söyledi. Tüm yurtdışı gezilerinde, eğer orada varsa mutlaka şehitlerin mezarını ziyaret ettiğini belirten Davutoğlu, ‘Her biri hepimizin gönlünde yer etmiş şehitlerimizin fedakarlıkları olmasaydı, bugün burada bu bayramı kutluyor olmayacaktık.’ dedi.

‘Allah bir daha bu milleti İstiklal Savaşı yapmak zorunda bırakmasın’
Davutoğlu, unutamayacağı ikinci anısının Konya’da Bayram namazından sonra şehitliğe gittiğinde, bir mezarın başındaki Anadolu kadınının kardeşini, amcasının oğlunu ve oğlunu şehit verdiğini öğrenmesi olduğunu söyledi. Daha sonra kadını evinde ziyaret ettiğini belirten Davutoğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: ‘Bir millet eğer her an fedakarlık yapmaya hazır fertlerden oluşuyorsa, o millet tarihe büyük izler bırakır. Büyük Taarruz’u gerçekleştiren kahramanlarımızı rahmetle ve minnetle anıyoruz. Onların mirasına sahip çıkacağımızı her zaman söylüyoruz. Gaziantep’teki saldırı başta olmak üzere, terör olaylarında şehit düşen asker ve sivil tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz. Hiçbir zaman Yemen’den, Büyük Taarruz’dan bize miras kalan bu vatanı herhangi bir şekilde zarara uğratacak, bu vatanda öyle ya da böyle hesaplarda olacak kimseye fırsat vermeyeceğimizi de buradan bir kez daha haykırmak istiyoruz. Özellikle de buradan haykırmak istiyoruz ki sizlerle birlikte binlerce kilometre uzaktaki gönlünde Türkiye, Anadolu aşkı olan vatandaşlarımızla birlikte bunu bir kez daha teyit etmek istiyoruz. Allah bir daha bu milleti yeni bir İstiklal Savaşı yapmak zorunda bırakmasın. Ama bütün dünya da bilmeli ki eğer bu millet kendi istiklali, onuru için, milletin bekası, devletin kudreti için fedakarlık yapmak gerekirse bu fedakarlığı da dünyanın neresinde olursa olsun yapacaktır.’

Davutoğlu, Amerika’da yaşayan Türklere de bir ricada bulunarak, onlardan Türklerin mirasını Amerika’da en iyi şekilde temsil etmelerini istedi. Davutoğlu, ‘Bizim sizlerden ricamız, talebimiz her zaman bu bilinçle omuz omuza, sırt sırta vermeniz. Büyükelçiliğimizle, Başkonsolosluğumuzla birlikte bu mirası Amerika’da en iyi şekilde temsil etmeniz. Bunu yaptığınızdan eminiz. Bu faaliyeti organize eden TADF’ye teşekkür ediyorum. Başkonsolosluklarımız, Büyükelçiliklerimiz sizin evinizdir. Her zaman her faaliyeti buralarda organize edebilirsiniz. Özellikle çocuklarla ilgili faaliyetlerde hiçbir sınır yok. Çocuklar gelip burada bu bayrağımızı görecekler, Türkçe kulaklarına yerleşecek ve Anadolu’ya aidiyet bilincimiz hep sağlam kalacak. Allah birliğimizi beraberliğimizi ve bu beraberliğe sahip çıkmayı daim eylesin.’diye konuştu.
Konuşmasının ardından şiir okuyan Atatürk Okulu öğrencilerine kitap imzalayan ve hediye eden Davutoğlu, uzun süre çocuklarla ilgilenerek, onlarla fotoğraf çektirdi.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve beraberindeki heyet saat 23.55’te Türk Hava Yolları’nın tarifeli uçağıyla New York’tan ayrıldı.


















