Amerika Türk Koalisyonu (TCA) Başkanı Lincoln McCurdy, tarihi bir trajediye ilişkin muazzam duyarlılık gösteren bazı çevrelerin aynı duyarlılığı bugün Ermeni işgali nedeniyle mülteci durumuna düşmüş yüz binlerce Azerbaycanlıya göstermiyor olmamalarının üzücü olduğunu söyledi.
Azerbaycan merkezli APA ajansına verdiği mülakatta TCA Başkanı McCurdy, Fransa’nın Ermeni iddialarına ilişkin tutumu, Ermeni lobisinin faaliyetleri ve Türkiye-Azerbaycan-Ermensitan ilişkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Fransa’da Ermeni iddialarının inkarını suç sayan yasa tasarısının Ermeni iddialarına destek vermenin ötesine geçtiğini söyleyen McCurdy, “Tasarı, böyle bir eylemi gerçekleştirmek üzre hiçbir selahiyeti olmamasına rağmen siyasi idarenin tarihi tanımladığı şekil haricinde bildirilen görüşleri etkili bir şekilde sansürlüyor. Bu akademik özgürlüğe, sorgulama özgürlüğüne ve düşünce ve ifade hürriyetine yapılmış bir saldırıdır.
Tarihin bu dönemine ilişkin olarak devam eden bir inceleme ve bu trajik hadiseyi en iyi şekilde anlama ve karakterize etme süreci devam ediyor. Bir süre önce Middle East Critique tarafından yayınlanan bir araştırma da Ermeni trajedisinin karışık ve karmaşık durumuna ışık tutar nitelikte. Fransa’daki yasa, bu çalışmada emeği geçen bilim adamlarının incelemlerinin sonuçlarını Fransız topraklarında dile getirmelerini engelleyecek nitelikte,” dedi.
Ermeni Lobisinin Faaliyetleri Türk Ermeni Yakınlaşmasını Baltalıyor
Ermeni lobisinin dünya parlamentolarında sözde Ermeni soykırımı kararları geçirilmesine ilişkin çabalarıyla alakalı bir suale cevabında McCurdy, “Ermeni lobisi tarafından yürütülen küresel kampanya, Türk ve Ermenilerin ortak hatıralarını, önyargıları kışkırtmaktan ve iki halkı yakınlaştırmaya yönelik çabaları baltalamaktan başka hiçbir şeye hizmet etmeyen tek taraflı bir acıya indirgiyor.
Tarihin bu şekilde izahı, Türkler ve Ermeniler arasındaki tarihi dostluğu ve asırlarca süren beraber yaşama tecrübesini görmezden gelerek ayrılık ve hoşnutsuzluk yaratmaya devam etmektedir.
Tarihin bu karmaşık bölümüne ilişkin gerçeklerin araştırılması, Türkler ve Ermeniler arasındaki dostluk ilişkilerinin güçlendirilmesi ve gelecekte iki devlet arasında kurulabilecek ilişkilere zemin hazırlanması için temel bir gereksinim,” dedi.

ABD'nin Tarihçiler Komisyonu Teklifine Desteği Çok Önemli
ABD’nin Türk Ermeni yakınlaşmasına yapacağı her katkının memnuniyetle karşılanacağını ve Türk ve Ermeni halkların ortak tarihlerinin tartışmalı dönemlerine ışık tutacak olan Ortak Tarihçiler Komisyonu’na destek vermesinin yapılabilecek en büyük katkı olduğunu söyleyen McCurdy, “Ortak Tarihçiler Komisyonu’nun oluşturulmasına AGİT, Avrupa Konseyi ve bir süre önce İsviçre Dışişleri Bakanı Michelin Calmy Rey tarafından verilen destek ümit verici.
Ortak bir tarihçiler komisyonu kurulması teklifi ilk kez 2005 yılında Başbakan Erdoğan tarafından Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’a yapılmıştı. O günden bu yana bu teklif, çeşitli vesilelerle yinelendi. Ancak maalesef Ermenistan halen teklife olumlu cevap vermedi ve ilgili arşivleri akademik araştırmacılara açmadı.
Bu teklifin hayata geçirilebilmesi için Ermenistan’a bu meselelere ilişkin duruşunu değiştirmesi yolunda baskı yapılması gerekiyor,” dedi.
Türkiye'nin Batı'yla İlişkileri Nasıl Etkilenir?
Fransa’nın son adımlarının Türkiye’nin Batı ile ilişkilerine nasıl yansıyacağına ilişkin bir soruya cevabında McCurdy, “Buna Türk hükümeti ve halk karar verecek. Lakin Fransız tasarısı Türkler'i derin bir şekilde rencide etti ve Türk hükümeti de bu meseleye son derece ciddi bir şekilde yaklaşıyor,” diye konuştu.
Tasarının Dağlık Karabağ problemine muhtemel etkilerini değerlendiren McCurdy, “Tasarının kabulünden sonra Dağlık Karabağ problemine siyasi çözüm arayan AGİT Minsk Grubu üyesi olan Fransa’nın bu pozisyonuna ilişkin ciddi soru işaretleri oluştu,” dedi.

Tarihi Bir Trajediye Gösterilen Hassasiyet, Günümüzde Yaşanan Bir Trajediye Gösterilmiyor
Azerbaycan’ın Ermeni lobisinin faaliyetlerine karşı beynelmilel sahada Türkiye’ye nasıl destek olabileceği yönündeki bir soruya McCurdy, “Ortada çok üzücü bir durum var. Tarihte vuku bulan bir trajediye bu denli büyük bir hassasiyet gösteren çevreler, halihazırda Ermeni zulmüyle cereyan eden yüzbinlerce Azeri mültecinin tercübe ettikleri trajedi için hiçbirşey hissetmiyorlar. Bizler bunu anlamakta güçlük çekiyoruz.
TCA her zaman Türk-Ermeni yakınlaşmasının Dağlık Karabağ probleminin çözümü için ortak bir çabayı da içermesinin taraftarı olmuştur.
Türkiye, Ermenistan ve Azerbaycan’ın tarihleri olduğu gibi gelecekleri de iç içe olacaktır ve biz tüm tarafların geçmiş ve gelecek konusunda bölgede barış ve gelecek nesillerin refahını sağlamaya yönelik bir yaklaşım benimsemelerini istirham ediyoruz,” dedi.
Turkishny.com




