Washington Merkezli Türk Amerikan Dernekleri Kurulu (ATAA) ve New York merkezli Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (FTAA), Türkiye’yi Hıristiyan kültürel mirasını yok etmekle itham eden yasa tasarısına karşı Kongre üyelerine gönderilmek üzere ortak bir mektup kaleme aldı.
ATAA Başkanı Ergün Kırlıkovalı ve FTAA Başkanı Kaya Boztepe’nin imzasını taşıyan mektupta, “500 bin Türk Amerikalı ve 300 bin Türki Amerikalıyı temsil eden çatı kuruluşların başkanları olarak, sizleri Türkiye’yi Hıristiyan kültürel mirasını yok etmekle itham eden bu yasa tasarısını reddetmeye davet ediyoruz,” deniliyor.
H.Res.306 adlı yasa tasarısının tartışmalı maddelerle dolu olduğuna dikkat çeken Kırlıkovalı ve Boztepe, Ermeni, Rum ve diğer Hıristiyanların soykırıma tabi tutulduğuna ilişkin iddiaların tasarı metninden çıkarılmasına rağmen H.Res.306’nın Türkiye’nin dini özgürlükler alanında katettiği muazzam ilerlemeyi görmezden geldiğini vurguladı.
Türkiye’nin geçtiğimiz yaz el konulan kilise mallarının iadesini sağlayan bir yasayı kabul etmesine rağmen Kongre gündemine taşınan H.Res.306’nın zamansız olduğunu ifade eden Kırlıkovalı ve Boztepe, “Bölgede sosyal, ekonomik ve siyasi bir çalkantı yaşanırken Türkiye, barış, refah, özgürlük ve istikrarın dayanak noktası olmuştur", diye yazdı. Tasarının Müslüman ve Musevi vatandaşlarının dini özgürlüklerine saygı gösterme konusunda büyük çaplı problemleri olan Türkiye’ye komşu olan ülkelerle bağları olan etnik lobiler tarafından desteklendiğine dikkat çeken Kırlıkovalı ve Boztepe, Türkiye’nin yapıcı hamleleriyle ABD ve AB tarafından dini özgürlükler konusunda methedildiği bir zamanda gelen H.RES.306 yasa tasarısının tartışmalı olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin 2010 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararına uyarak Büyükada’daki kilise mülkünü Rum Ortodoks Kilisesi’ne iade ederek AİHM kararına uygun bir şekilde gerçek bir mülkün iadesini gerçekleştiren ilk Avrupa Konseyi üyesi ülke olduğuna dikkat çekilen mektupta, “Eğer H.Res.306 biraz daha az "yanlı" bir tasarı olsaydı, Yunanistan, Güney Kıbrıs, Ermenistan gibi Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin Cami ve Sinagog’ların iadesi konusunda AİHM kararlarının uygulamalarını talep ederdi,” diye yazdı.
Zamansız Bir Tasarı
Tasarının zamansızlığına da vurgu yapılan mektupta, “Yunanistan ve Ermenistan ekonomilerinin durumu endişe yaratıyor. Bağımsızlığını kazanmasından bu yana 1 milyonun üzerinde Ermeni, siyasi ve ekonomik problemler nedeniyle ülkesini terk etti ve 100 bini aşkın Ermeni Türkiye’de çalışmak ve Türk vatandaşlığına geçmek istiyor. Arap Baharı adlı sürecin etkili olduğu ülkeler, Türkiye’yi kendileri için bir model ve rehber olarak algılıyorlar. Türkiye’yi kendi bölgesi içerisinde değerlendirdiğiniz takdirde, dini özgürlükler, çoğulcu toplum ve hoşgörü konusunda çevredeki ülkelerden çok daha ileride olduğu görülebilir,” deniliyor.
Türkiye’nin Avrupa’nın 6. ve dünyanın 16. en büyük ekonomisi olduğuna ve en çok ziyaret edilen 7. turist destinasyonu olduğuna dikkat çekilen mektupta, “Türkiye, Afganistan, Irak ve Afrika’da ABD’nin kritik bir müttefiğidir. Bu halde Türkiye’yi suçlamak etik dışı ve adaletsiz olmanın yanı sıra, ABD’nin bölgedeki başlıca müttefiği olması münasebetiyle demokrasiye ve vatanseverliğe de ters düşmektedir,” deniliyor.
H.RES.306 “Evrensel” İnsan Haklarına Saygı Göstermiyor
H.Res.306 kodlu tasarısının gerçek amacının insan haklarına saygı gösterilmesi olması halinde, bölgeye daha geniş ve derin bir bakışla yaklaşacağını ve ilk taşı Türkiye’ye atmadan önce Ermenistan’ın Batı Azerbaycan’da sürdürdüğü acımasız işgali görmüş olacağını yazan Kırlıkovalı ve Boztepe, “Ermeni işgali, binlerce kişinin katledilmesine ve 1,5 milyonu aşkın Azerinin mülteci durumuna düşmesine neden oldu,” diyerek tasarıda ne katliamdan, ne mültecilerin durumundan ne de işgal altındaki topraklarda yok edilen camilerden bahsedilmediğine dikkat çekti.
Diğer taraftan Yunanistan’ın Atina’daki Müslüman nüfusa rağmen şehirde tek bir caminin inşasına dahi izin vermediğine dikkat çeken Türk Amerikan toplumu temsilcileri, “Yunanistan’da Türkler ve Müslümanlar kendi dillerini konuşma ve yazma, kendi dinlerinin gereklerini yerine getirme, kendi dil ve dinlerini öğrenme ve kendi dini liderlerini seçme konusunda sert kısıtlamalarla karşı karşıya kalıyor. Hem Türk hem de Makedon azınlığın kimliklerini inkar ederek onları “Hellenik Müslümanlar” ya da “Hellenik Slavlar” olarak adlandıran Yunanistan, aynı politikaları Yahudilere de reva görüyor,” diye yazdı.
Türkiye’nin katliam ve etnik temizlik politikalarına son vermek üzere 1974’te Kıbrıs’a gerçekleştirdiği barış harekatı söz konusu olmasaydı Kıbrıslı Türklerin de aynı uygulamalara muhatap oluyor olacaklarını vurgulayan Kırlıkovalı ve Boztepe, “Güney Kıbrıs yönetiminin adadaki 500 yıllık Türk mirası ve hatta daha eski dönemlere dayanan Arap ve Müslüman kültürel mirasını yok etmeye yönelik hamleleri durmaksızın devam ediyor,” diye yazdı.
Tasarı Türklere Ve Müslümanlara Karşı Önyargılı
Tasarının malum etnik lobilerin Türkiye ve Türk halkına duyduğu nefreti yansıttığına ve H.RES.306’nın daha önce gündeme gelen Türkiye karşıtı H.Res. 304, H.Res. 180, H.R. 2597, H.R. 3131 ve H.J.Res.83. kodlu yasa tasarılarının çıktığı cephaneden çıktığına dikkat çeken Kırlıkovalı ve Boztepe, “Tasarı, Türk kökenli Amerikalılar aleyhinde tehlikeli bir nefret atmosferi oluşturulmasının yanı sıra Türk Amerikan ilişkilerini ve dolayısıyla giderek daha karmaşık ve çok kutuplu bir hal alan bölgedeki Amerikan çıkarlarını tehdit ediyor,” dedi.

US Turkic Network (USTN) tarafından , Türkiye’yi Hıristiyan kültürel mirasını yok etmekle itham eden yasa tasarısına karşı başlatılan mektup kampanyasına destek vererek, Kongre üyelerinizi uyarmak için aşağıdaki bağlantıya tıklayınız!
http://ADVOCACY.usazeris.org/link/target/azeri/B65yyt7i.aspx
Türkiye’yi Hıristiyan kültürel mirasını yok etmekle itham eden yasa tasarısına karşı Pax Turcica platformu üzerinde başlatılan kampanyaya destek vererek Kongre Üyenizi uyarmak için aşağıdaki bağlantıya tıklayınız!
http://capwiz.com/paxturcica/issues/alert/?alertid=52313501
İbrahim H. Aydoğan – Turkishny.com




