Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İran'ın nükleer meselesinde Türkiye'nin, ABD ile ters konuma düşmek gibi bir hesabının olmadığını belirterek, ''İran ile ilişkilerimiz noktasında Sayın Barack Obama'nın da memnuniyetini kendilerinden bizzat dün de dinledim. Bu bağları tamamen koparmak zaten yanlıştır'' dedi.

Erdoğan, Amerika Alman Marshall Fonu'nda yaptığı konuşmanın ardından katılımcıların sorularını yanıtladı. Rand Corporation adlı düşünce kuruluşu uzmanlarından Stephen Larabee, Türkiye ile ABD'nin İran konusunda politikalarının geçmişte örtüştüğünü belirtti ve Başbakan Erdoğan'a, İran'ın yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda Türkiye ile ABD politikalarında bir ayrışma olması tehlikesi görüp görmediğini, gerekirse bir noktada yaptırım uygulamada istekli olup olmadığını sordu.

Erdoğan, İran ile 1639 Kasrı şirin anlaşmasıyla başlayan ilişkilerin tarihinin çok eski olduğuna ve ilişkilerde o günden bugüne ciddi bir sorun yaşanmadığına işaret etti. 350 kilometrelik sınır bulunduğunu ve iki ülke arasındaki ticaret hacminin 10 milyar doları bulduğunu hatırlatan Erdoğan, doğal gazda da Rusya'dan sonra İran'ın ikinci sırada Türkiye'nin tedarikçileri arasında yer aldığını söyledi. Başbakan Erdoğan, şu anda Türkiye'nin elektrik enerjisinin yüzde 52'sini doğal gaz çevrim santrallerinden elde ettiğini ve doğal gazda yaşanacak herhangi bir sıkıntının, özellikle elektrik enerjisinde ne gibi bir sıkıntı yaşatacağını tahayyül edilemeyeceğini kaydetti.

Başbakan Erdoğan, ''Duygusal davranamayız, hissi davranamayız. Devlet yöneticilerinin de duygusal davranma hakkı yok. Enine boyuna oturacağız, konuşacağız, devletimizin milletimizin ali menfaatlerini düşünüp karar vereceğiz. Şimdi sınır komşum, tarih boyunca herhangi sıkıntı yaşamamışız. Diplomasi dururken farklı uygulamalarla adım atmak? Konu nedir? Nükleer program. Bir şey kabul ediliyor. Barışçı amaçla yapılacaksa hakkıdır, buna bir şey demiyoruz. Silah elde edecekse bu noktada biz dur diyoruz. Böyle bir şey şu anda var mı? Yok ama böyle bir şeyin olma ihtimali var. İşte uranyum zenginleştirme çalışmaları var. Bu, enerjinin üretiminde bir ham madde değil mi, o yakıta ihtiyaç yok mu, var. İran burada, (biz bunu ABD'den temin edebiliriz) dedi. Fakat ABD adres olarak Rusya ve Fransa'yı gösterdi. Fakat bu çalışmalarda da bazı müzakere sıkıntıları oldu. Biz Türkiye olarak, özellikle Cenevre'de son dönemdeki ilk buluşmayı temin etmede gayret sarf ettik. Devamı için de biz gayret sarf ettik. Şu anda olabilir mi devamı? Olabilir. Biz diyoruz ki diplomasi kesilmesin, devam etsin'' diye konuştu. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

''Ortada nükleer silah olayı söz konusu değil, Barışçı adım atma gayretleri var. Bölgede Türkiye olarak nükleer silahla ilgili adım atılacaksa buna karşıyız. Ama bölgemizde bu adımı atmış olan başka bir ülke var. Şu anda olmayan, atılmayan bir adımla, sürekli bu gündemde tutuluyor. Biz bu yaklaşımı adil bulmuyoruz. Adil bir yaklaşımda Türkiye her türlü çalışmaya, her türlü arabuluculuğa hazırdır. ABD ile ters konuma düşmek gibi bir hesabımız olmadığı gibi, İranla ilişkilerimiz noktasında Sayın Obama'nın da memnuniyetini kendilerinden bizzat dün de dinledim. Bu bağları tamamen koparmak zaten yanlıştır. Biz bu görüşmelerde bir koridor oluşturabiliriz''.

İran'a yaptırımlar konusunda ise Erdoğan, ''Bu müeyyideler neymiş, görmek lazım. Görmeden konuşmak doğru olmaz. Şu anda da bazı tali müeyyideler uygulanıyor. Ama bakıyorsunuz farklı kanallarla ABD, Almanya, İngiltere, Fransa'nın bazı malları İran'a giriyor. Bunları inkar etmek mümkün değil. Bu konularda hep birlikte oturup çok daha samimi davranmamız lazım. Atılacak adımları adil bir şekilde çözme gayreti içine girmeliyiz'' dedi.

-TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİK SÜRECİ-

Bir başka katılımcının, kamuoyu yoklamalarına göre Türkiye'nin AB üyelik sürecine Avrupa halkının verdiği desteğin düşük olduğu ve Fransa'nın lideri olsaydı, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda halkı ikna etmek için ne yapacağı sorusu üzerine Erdoğan, ''bu konularda karar vermek için her yerde illa halka gidip bu konuyu sormak şart değil'' yanıtını verdi.

Erdoğan, her ülke için AB'ye girişte halka sorularak alınmış karar bulunmadığını belirtti ve ''böyle bir olumlu kararı verdikleri takdirde yönetimler, halkıyla burada bir netice almak istiyorsa, halkının da desteğini alabilir. Fransa'da bunun çok farklı oranlarda değiştiğini zaman içinde gördük. Fakat halka gidip gitmeme kararını veren yönetimlerdir. İsterse halka gider, isterse kendisi bu kararı verebilir. Kaldı ki şu anda ben halklar nezdinde yapılacak bir enformasyon, kamu diplomasi çalışmasıyla (bu desteğin) artmakta olduğunu biliyor, düşünüyorum'' dedi.
Erdoğan, Türkiye'nin de yaptırdığı kamuoyu araştırmaları bulunduğuna işaret etti ve bu desteğin her geçen gün daha iyiye gittiğinin görüldüğünü söyledi. Başbakan Erdoğan, ''İktidarın olumsuzluğu halka da olumsuz yansıyor. Bu aşılabilir. İktidarların vereceği karar çok çok önemli diye düşünüyorum. Bunun dışında sıkıntı olacağına ihtimal vermiyorum'' diye konuştu.

Obama ile nitelikli sanayi bölgesi kurulması konusunu görüştüğünü ve Obama'nın bu projeye nasıl yaklaştığını soran bir katılımcıya Erdoğan, Türkiye ile ABD arasındaki ''model ortaklık'' kapsamında Türkiye tarafından ve Amerikan tarafından iki üst düzey yetkilinin birlikte çalışacağına işaret etti. Başbakan Erdoğan, ''Ümit ediyorum ki bu konuda en kısa zamanda bir netice alırız, çözüm yoluna gireriz'' dedi.

WASHINGTON (A.A)

Fotoğraflar: AA