Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Türkiye-Ermenistan arasında atılan tarihi imzaya Azerbaycan cephesinden gelen tepkilere, "Bizim Azerbaycan ile ilişkilerimiz kardeşlik ilişkisidir, menfaat ilişkisi değildir. Hiçbir süreç bizim için Türkiye-Azerbaycan dostluğundan daha önemli değildir" yanıtını verdi.

Cemil Çiçek, Başbakanlık Yeni Bina'da gerçekleşen Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, Ermenistan ile ilişkilerin normalleşmesine yönelik bu ülke ile imzalanan protokolleri, gelecek hafta TBMM'ye göndermiş olacaklarını söyledi.

Cemil Çiçek, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, İsviçre'de Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokollere ilişkin 21 Ekim'de TBMM'ye bilgi vereceğini bildirdi.

Başbakan Yardımcısı Çiçek, "Bizim Azerbaycan ile ilişkilerimiz kardeşlik ilişkisidir, menfaat ilişkisi değildir. Hiçbir süreç bizim için Türkiye-Azerbaycan dostluğundan daha önemli değildir" dedi.

Çiçek, Başbakanlık Yeni Bina'da gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, toplantıda birinci gündem maddesi olarak ayrıntılı bir şekilde 2010 bütçesini görüştüklerini belirti.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in Bakanlar Kurulu'na bütçeyle ilgili bilgi sunduklarını aktaran Çiçek, değerlendirmelerin yapıldığını, bu konudaki müzakerenin sürdüğünü anlattı.

Çiçek, Yüksek Planlama Kurulu'nun toplanacağını daha sonra gereken sürede bütçenin TBMM'ye sevk edileceğini söyledi.

AB

Bakanlar Kurulu'nda ele alınan bir diğer konunun AB-Türkiye ilişkileri olduğunu belirten Çiçek, 14 Ekim Çarşamba günü AB İlerleme Raporu'nun yayımlanacağını hatırlattı.

Raporun içeriğiyle ilgili bazı bilgilerin zaman zaman basına yansıdığını kaydeden Çiçek, bunların resmi bilgiler olmadığını dolayısıyla raporun içeriğinin bilinmediğini ifade etti.

Çiçek,  "Türkiye olarak biz 2009 İlerleme Raporu'nun objektif ve dengeli olmasını bekliyoruz. Bu yıl içerisinde gerçekleştirdiğimiz reformların, attığımız önemli adımların, gösterilen çabaların bu rapora objektif ve dengeli bir şekilde yansıtılmasını bekliyoruz. Çünkü son rapordan bugüne, bu süre içinde bu konuya ne kadar önem verdiğimizin, çabamızın bir göstergesi olarak bir başmüzakereci atanmıştır ki Sayın Bağış sadece bu konuyla ilgili hükümetimizde çalışmakta, öncelikli görevi budur, bununla ilgili gece gündüz çalışmayı sürdürüyor" dedi.

Hükümet olarak bu konudaki beklentilerini ifade etmek üzere bir karar aldıklarını ve buna ilişkin yazılı metnin basına dağıtılacağını söyleyen Çiçek,  "AB'ye katılım süreci Türkiye'nin stratejik hedefidir ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin temel tercihidir. Bizim hükümetimizin de en önemli öncelikleri arasındadır. Bu hedefe varabilmek noktasında 18 Kasım 2002'den bu tarafa çok önemli yasal ve yapısal düzenlemeleri gerçekleştirdik. Arka arkaya çıkardığımızı uyum yasaları, özel yasalar, idari tasarruflar var. Onun dışında da devlet ve hükümet olarak yaptığımız bir çok ciddi açılımlar, atılımlar var. Zaten bunlar olmasaydı 2004'te 3 Ekim 2005 tarihi itibariyle müzakereye karar verilmiş olmazdı. Dolayısıyla Türkiye'nin, bir kısım eksikliklerimiz olmasına rağmen, raporda bunlar vurgulanabilir, bunlarda hem fikir olabiliriz ya da olmayabiliriz, bunlar ayrı bir değerlendirme konusu ama AB'nin göz ardı etmemesi gereken husus Türkiye'nin AB'ye tam üyelik noktasındaki kararlı tutumudur, kararlılığıdır. Bunu bu vesileyle açıkça vurgulamak istiyorum" diye konuştu.

Yeni anayasa

Bu süreci daha ileri bir noktaya getirme konusunda kararlı olduklarını, çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Çiçek, "Hiç şüphesiz yapılması gereken ve Türkiye'nin en önemli ihtiyacı yeni bir anayasadır. Bunda tereddüt yok. Bu konuyla ilgili olarak geçmişte, 2007 seçimlerinden sonra bir anayasa taslağı hazırlandı. Ancak şartlar müsait olmadığı için bu hazırlığımız henüz realize olmuş değil. Ama her gün bu Anayasa'nın hayatiyetini sürdürmesinin sonucu olarak yeni anayasal problemlerle karşı karşıya kalıyoruz. Bunu ifade etmek istiyoruz ki hükümet olarak Türkiye'nin geniş bir uzlaşıya dayalı anayasaya ihtiyacı her geçen gün biraz daha ortadadır. Bunu dikkatlerinize sunmak istiyorum" ifadelerini kullandı.

Kamu denetçiliği olarak ifade edilen Ombudsmanlık kurumunun kurulmasıyla ilgili yasal düzenlemelerin daha önceki dönemlerde çıkarıldığını, ancak Anayasa'ya aykırılık sebebiyle bu konunun gerçekleşemediğini ifade eden Çiçek, bu kurumun anayasal teminata kavuşturularak kurumsallaşmasını arzu ettiklerini ifade etti.

Çiçek, seçim yasaları, BM İşkenceyle Mücadele Sözleşmesi İhtiyati Protokollerinin onaylanması, Ulusal İnsan Hakları Kurumunun kurulması, Kişisel Verilerin Korunması, Yolsuzlukla Mücadele Stratejisinin Kabulü, Örgütlü Suçlarla Mücadele Eylem Planının onaylanması gibi konuların gelecek dönemde en çok üzerinde duracakları konular olduğunu belirtti.

Çiçek, "Bu süreçte Avrupalı dostlarımızın göz ardı etmemesi gereken husus, Türkiye'nin tam üyeliği halinde AB'ye sağlayacağı katkılardır. Bunların iyi değerlendirilmesi gerekiyor" dedi.

Türkiye olarak geçen günlerde imzalanan veya toplantılarına iştirak edilen başta enerji güvenliği olmak üzere birçok konuda Türkiye'nin AB'ye çok önemli katkı sağlayacak adımları attığını, anlaşmaları yaptığını anlatan Çiçek, "Ümit ediyoruz ki ayın 14'ünde yayımlanacak raporda bunların hepsi dengeli ve objektif değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Bu bizim beklentimizdir" diye konuştu.