İsviçre'de Türkiye ile Ermenistan'ın protokolleri imzalamasından önce çıkan krizin, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un bir notu ile çözüldüğü iddia edildi.

Rus Kommersant gazetesi, Zürih Üniversitesi'nde çıkan karışıklığı imza törenine gelen Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'un ortadan kaldırdığını yazdı.

Azeri basınında da yer alan habere göre, çıkan gerginlik üzerine Lavrov, Ermeni Bakan Edward Nalbandyan'a bir kağıt verdi.

“Sakince protokolleri imzala ve çık git" şeklinde bir not yazılı kağıdı okuyan Nalbandyan'ın, Lavrov'un talimatı üzerine protokolleri imzalamaya mecbur olduğu ileri sürüldü.

Rus Kommersant gazetesinde konuyla ilgili, "Durumu son anda Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov kurtardı. Lavrov, Ermenistan Dışişleri Bakanı Nalbandyan'a bir not iletti ve bu notun orijinali Kommersant'ta bulunuyor" denildi.

Haberde, Lavrov ilettiği notta, Nalbandyan'dan imza töreninden sonraki açıklamalardan vazgeçmesini ve sadece imza töreniyle yetinmesini kaydetti.

Tarihi imza Rus basınında

Rus Vremya Novostey gazetesi, Türkiye ve Ermenistan'ın, ilişkilerin normalleştirilmesini öngören protokole "sessizce" imza attığını duyurdu.

Gazetenin bugünkü sayısında, "Sessiz Dünya: Türkiye ve Ermenistan, İlişkilerin Normalleştirilmesi Protokolünü Hiç Konuşmadan İmzaladı" başlığıyla yayımlanan haberde, bugün Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ile Moskova'da görüşecek Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'ın ziyareti öncesinde Ermenistan'ın Türkiye ile neredeyse bir asırdır devam eden "düşmanlık"tan sonra ilişkilerin normalleştirilmesini öngören protokole imza attığı kaydedildi.

Haberde, iki ülke dışişleri bakanlarının imza attığı, ilişkilerin yeniden düzenlemesini öngören bu ilk adımın iki taraf için de kolay olmadığı belirtilerek, "Protokolün imzalanması İsviçre, Rusya ve ABD'nin olağanüstü arabuluculuk çabaları sonunda gerçekleşti" denildi.

"Sessizce imzaladılar..."

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un imza töreninden sonra yaptığı açıklamada, tarafların şimdi bu protokolleri onaylayıp pratiğe geçirmesi gerektiğini ve kapalı bulunan Türkiye-Ermenistan sınırının da iki ay içinde açılmasını beklediğini söylediği hatırlatılan haberde, "Ancak bu çok zor olacak gibi görünüyor. Çünkü taraflar neredeyse protokolü bile imzalayamayacaktı. Türk ve Ermeni Dışişleri Bakanları imza törenine 4 saatlik gecikmeyle geldiler. Edvard Nalbandyan ve Ahmet Davutoğlu tek kelime bile etmeden sessizce protokole imza attılar" ifadesine yer verildi.

Gazetecilerin edindiği bilgilere göre Davutoğlu'nun, protokolden sonra yapacağı konuşmada, Ermeni işgali altındaki Yukarı Karabağ sorununa atıfta bulunarak, Azeri müttefikini "teskin" etmeyi amaçladığı kaydedilen haberde, "Ermenistan Dışişleri Bakanı Nalbandyan da Türkiye'nin tanımadığı soykırım konusuna atıfta bulunarak iç kamuoyunu yatıştırmayı amaçlıyordu. Uluslararası arabulucular tarafları imza protokolünün sonunda konuşma yapmamaları konusunda ikna etti" denildi.

Erdoğan'ın mesajı

Bakü'nün protokolün imzalanmasının ardından bu anlaşmanın Azerbaycan'ın aleyhine olduğu yönündeki açıklamasına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da dün Ermenistan'ın işgal ettiği toprakları terk etmemesi halinde Türkiye'nin buna tavrının olumlu olmayacağı mesajını verdiği vurgulanan haberde, "Erdoğan, Yukarı Karabağ sorununun çözümünün, imzalanan protokolün Türk parlamentosundan geçmesini sağlayacağını söyledi. Kaldı ki kendi parlamentosunda da protokole ciddi bir muhalefet var" ifadesi kullanıldı.

Haberde, gerek Türkiye gerekse Ermenistan'da protokole karşı ciddi muhalefet olmasına karşın iki ülkenin tarihi bir adım attığı belirtilerek, "Sarkisyan, Türkiye ile ilişkilerin ön koşulsuz başlatılması konusunda kararlı ve bunun alternatifi olmadığını söylüyor. Sarkisyan, Türkiye'nin bu protokolü makul bir süre içinde onaylamaması halinde buna karşın uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli önlemi alacağı uyarısında da bulunuyor" denildi.

Rus Gazeta gazetesi de, "Türkiye ve Ermenistan İlk Kez Birbirlerini Tanıdı" başlığıyla yayımladığı haberde, Ermenistan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin 1993 yılında kesildiğini ve Türkiye'nin bu gelişmenin ardından sınırları kapattığı, bu ilişkilerin yeniden onarılma sürecinin "çok kolay olmadığı" vurgulandı.

Moskova Carneige Enstitüsü uzmanlarından Aleksiy Malaşeko da Gazeta'ya yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Ermenistan ile ilişkilerden kazançlı çıkacağını ve bunun Türkiye'nin AB üyeliği sürecinin hızlanmasına yardımcı olacağını savunarak, "Ancak bana göre Sarkisyan çok daha fazla risk alıyor ve bir kamikaze gibi hareket ediyor. Çünkü bu hareketiyle kendisi şimdi ülkesindeki tüm muhalefetin hedef tahtası durumunda" dedi.

Muhalif Ermenistan Ulusal Kongresi lideri David Şahnazaryan da Gazeta'ya yaptığı açıklamada, "Bu protokoller tüm ülkeyi imha edecek bombaları döşedi. Bu bombalar Türk-Ermeni tarihi çatışmasını araştırmak için komisyon kurulmasının kabul edildiği andan itibaren döşendi" diye konuştu.

Şahnazaryan, Sarkisyan'ın protokolü parlamentoda kolaylıkla onaylatacağını, Ermeni askerlerini Yukarı Karabağ'dan çekerek Türkiye'ye daha fazla taviz vereceğini ileri sürdü. Rus Noviy İzvestiya gazetesi de, konuyla ilgili haberinde Türkiye ve Ermenistan'ın 10 Ekim'de ilişkilerin normalleştirilmesini öngören tarihi belgelere imza attığını belirterek, bu belgelerde diplomatik ilişki kurulması ve sınırların açılmasının öngörüldüğü ifade edildi.