Basın mensuplarının kamera ve telefonlarının polis köpeklerine koklatılarak kontrolden geçirilmesi, salon yetersizliğinden dolayı kabinlerde yapılan görüşmeler, çadırlarda verilen resepsiyonlar, konuğuna hediye bulunması için son anda verilen talimatlar ve Davutoğlu'nun "Arabuluculuk için yarım paket sigara bile içtim" sözleri hafızalarda kalan anlar oldu.
BM Genel Kurulu'nun geride kalan bir haftasında yalnızca uluslararası sorunlara çözüm arayışı değil, renkli görüntüler de damgasını vurdu. BM Genel Kurulu'ndan derlediğimiz notlar şöyle:
-Genel Kurul'a 193 ülkenin temsilcileri katıldı. Ancak bu sene lider düzeyinde katılımın düşük olduğu gözlendi. Obama ev sahibi olarak açılış konuşmasını yaptıktan sonra ayrılırken, az sayıda Devlet Başkanı Genel Kurul'daki temaslarına devam etti. Genel Kurul'a başbakan düzeyinde de katılım azdı. Dışişleri Bakanları ağırlıklı temaslara çok sayıda diplomat da eşlik etti.
-Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Erdoğan'ın bu seneki Genel Kurul çalışmalarına katılmaması da temaslarda gündeme geldi. Gül'ün rahatsızlığı, Erdoğan'ın parti kongresinden dolayı Genel Kurul'a gelemediği temaslarda dile getirildi.
-Davutoğlu, yoğun bir tempo geçirdi. 67 görüşme talebi alan Davutoğlu, çok sayıda randevu talebini geri çevirmek zorunda kaldı. Davutoğlu, 42 ikili, 19 çok taraflı görüşme yaptı, 10 toplantıya katıldı. 6 cumhurbaşkanı ve 10 başbakan, 4 Genel Sekreter ve 25 Dışişleri Bakanı ile görüştü.

-Yoğun geçen görüşme trafiği öncesinden basına dağıtılan programlarda bir çok kez değişiklikler yapıldı. Bir görüşmen bir kaç dakika uzaması, diğer bütün görüşmelerin gecikmesine yol açtı. Bu nedenle taraflar, belirlenen süreyi aşmamaya özen gösterdi. Sürenin aşıldığı durumlarda, görüşmeler yarıda kesildi veya geciken taraf randevusuna koştura koştura gitmek zorunda kaldı.
-BM'deki salonlar yetersiz kaldığı için görüşmelerin çoğu geniş koridorlarda panellerle kurulan kabinlerde gerçekleşti. Her kabinin başında sıkı güvenlik önlemleri alındı. Görevliler, kabinlerde 30 dakika olarak belirlenen görüşme süresinin aşılmasına izin vermedi. Aynı kabinde bir başka heyet görüşeceği için süreyi aşanlar uyarıldı.

-Basın mensuplarının bir çok görüşmeyi izlemesine izin verilmedi. İzin verilen görüşmelerde ise görüntü almak için 1 veya 2 dakika süre tanındı. Bazı görüşmelere, resmi heyetlerle birlikte ülkesinden geldiği için "official" kartı verilen medya mensupları alındı. BM'deki temasları izleyen gazetecilere "escort" olarak adlandırılan refakatçiler eşlik etti. Refakatçi olmadan basın mensuplarının görüşmelere katılmasına izin verilmedi.
- Basın mensupları BM binasına girerken kemerlerini çıkartarak arama kontrolünden geçti. Önemli liderlerin kaldığı otellere girişte de benzer arama cihazlarından geçildi. Medya mensuplarının kamera ve teknik aletleri, Clinton, Ban Ki-moon, Ahmedinejad görüşmeleri öncesinde köpek aramasından da geçirildi. Gazeteciler, yüksek güvenlik nedeniyle otellerdeki kritik zirvelerden bir saat önce içeriye alındı ve neredeyse labirentlerden geçirilerek toplantı salonlarına götürüldü.
-Genel Kurulu izlemek isteyen basın mensupları da sıkı güvenlikten geçirildi. Genel Kurul Salonu'nu camlı bölmenin arkasından gören localara tek tek alınan gazetecilere, görüntü almaları için 5'er dakikalık süre tanındı. Sürenin sonunda medya mensupları dışarı çıkarıldı.
-Obama'nın açılış konuşması sırasında Genel Kurul salonu basın girişinde izdiham oluştu. Yoğun güvenlik önlemlerinin arasında BM'ye gelen Obama'nın içeriye girişi sırasında cep telefonlarını kilitleyen jammer devreye girince uzun süre internet ve telefon görüşmeleri yapılamadı.

-Genel Kurul önünde ve çevresinde canlı yayın araçları gün boyu yayınlar yaptı. BM binasındaki Medya Center'da yer bulmak çoğu zaman mümkün olmadı. Aralıksız çalışan medya mensupları, çoğu zaman sandviç yiyerek günü geçiştirdi.
-BM çevresindeki bütün bölgeler geçişlere kapatıldı. 2. Cadde'den itibaren polis kontrol noktaları kuruldu. BM geçiş kartı olmayanlar veya geçerli bir mazereti olmayanlar bölgeye alınmadı. BM kartlarını almak için ofislere gidenler, ilk gün saatlerce kuyrukta bekledi.
-BM'deki yoğunluktan dolayı BM'nin evsahipliğindeki bazı görüşmeler BM binasının karşısındaki Türkevi'nde yapıldı. Konukları ağırlayan Davutoğlu, "Burası bizim olduğu kadar sizin de eviniz sayılır. Ne zaman gelirseniz kapımız açık. Türk çayı da Türk kahvesi de hazır" dedi.
-Davutoğlu, New York'taki temasları arasında bir çok ikili anlaşmayı da imzaladı. İmza törenlerinden sonra kalemi karşı tarafa hediye eden Davutoğlu, Butan tarafının sürpriz hediyesi ile karşılaşınca kameraların önünde danışmanlarına Türkçe olarak "Bana çabuk bir hediye bulun" talimatı verdi. Davutoğlu, toplantıdan ayrılmak üzereyken karşılaştığı sürpriz hediyeyi açarak zaman kazandı. Danışmanlarının kısa bir sürede getirdiği hediyeyi içinde ne olduğunu görmek için açan Davutoğlu, "Size İstanbul'dan güzel bir hediyemiz var" diyerek Butan heyetine armağan etti.
-Davutoğlu, Türkiye'nin BM ve Finlandiya ile birlikte düzenlediği "Arabuluculuk" toplantısında ise arabuluculuk konusuna uzun yıllardır verdiği önemi anlatmak için "Ben hiç sigara kullanmadığım halde bir seferinde arabuluculuk için karşı tarafın uzattığı sigarayı içeyim derken, yarım paket sigara içtim" diye konuşunca salonda gülüşmeler oldu.

-Türkevi'nde panel için kurulan stüdyoda yaka mikrofonları çalışmayınca yine Davutoglu panelistlere "ceketinizi şöyle kaldırıp konuşursanız ses gelir" diyerek espriyle birlikte taktikler verdi.
-Dostluk anlaşmasının imzalandığı bir basın toplantısında, taraflardan birinin fotoğrafçısı ayağa kalkarak kameraların görüntü almasını engelleyince, bir kameran kendisini hızlıca kenara doğru çekti ve neredeyse gerilimin eşiğinden dönüldü. Basın mensupları kendi aralarında "Dostluk anlaşmasında neredeyse savaş çıkıyordu" esprileri yaptı.
-Fransa'nın Europe 1 muhabiri, Fransa'nın yeni Cumhurbaşkanı Hollande ile ilgili diplomatlara ve basın mensuplarına şu BM bahçesinde "Fransa Cumhurbaşkanı'nın ismini biliyor musunuz?", "Sizce nasıl biri?" şeklinde sorular yöneltti. Muhabir, sorularını yanıtlamak istemeyenlerden şikayet ederek, "Sabahtan beridir bu işle uğraşıyorum ama ne yazık ki kimse konuşmak istemiyor" diye yakındı.
-Bir yıl Türkiye, bir yıl Yunanistan'ın evsahipliğinde yapılan görüşmeler, bu yıl Yunanistan evsahipliğinde yapılacaktı ancak Türkevi'ndeki bir etkinliğe katılan Yunanistan tarafı, zaman kazanmak için bu yıl ikili görüşmeyi Türkevi'nde gerçekleştirdi. Böylece Türkiye iki kez üst üste evsahipliği yapmış oldu.
-Tüm heyetler, gün içerisinde kendi ülkelerinin basın mensuplarına bir veya iki sefer görüşmelerin içeriğine ve gündemlerine ilişkin brifing verdi.

-Türkiye'nin Başkonsolosluğu'nun da bulunduğu Türkevi'nin tüm katları yoğun bir trafik yaşandı. Basın toplantıları ve kapalı görüşmeler için bir kaç salon birden hazırlandı.
-BM civarındaki tüm oteller doluydu. Yoğun ilgi nedeniyle oda fiyatları bir kaç arttı.
-BM delegasyonları ve basın mensupları yoğun mesai nedeniyle geç saatlere kadar çalıştıkları için çoğu zaman bir kaç saatlik uyku ile ertesi günkü mesailerine başladı.
-İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da BM mesaindeydi. Basın mensupları zaman zaman Topbaş ile Davutoğlu arasında mekik dokudu. Temaslarını tamamladıktan sonra Türkevi'nde basın toplantısı düzenleyen Topbaş, Türk bayrağı önünde fotoğraf çekmek isteyen gazetecilere bir kaç poz verdikten sonra "Bu şekilde New York'ta olduğum nasıl anlaşılacak ki?" diye espri yapınca basın mensupları salonda bulunan New York Başkonsolosu Levent Bilgen'le birlikte poz vermesini önerdi. İkili bu kez birlikte poz verdi. Topbaş'ın New York'tan ayrılmasının ardından bu kez de basın mensupları KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu ve Davutoğlu'nun temasları arasında mekik dokudu.
-BM'de kadınlar da damgasını vurdu. Balkan-Amerikan kadınlarının toplantısında kadınların günümüzdeki temel sorunları ele alındı. Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu yaptığı konuşmada, kadınların her alanda öne çıkmasını istedi. Sare Davutoğlu'nun toplantısına katılan bir çok gazeteci, aynı otelde üst katlarda Hillary Clinton'ın verdiği TransAtlantik yemeğine gecikince içeriye alınmadılar.

-Ahmedinejad ile Davutoğlu görüşmesinde de içeriye alınacak basın mensuplarının sayısı sınırlı tutulunca, belirlenen saatte toplantıya giden gazeteciler kapıda kaldı.
-Heyetler bol bol resim çektirdi. Hindistan, Afrika ve bazı İslam ülkelerinden gelen heyetler yerel kıyafetlerle renkli görüntüler oluştururken, BM binasına giriş çıkışlarda büyük ilgi gördü.
-Sokaklar araç trafiğine kapalı olduğu için bir çok devlet adamı veya başbakanları bile sokak aralarında, önemli bir randevusuna katılmak için koştururken görmek mümkündü.
-Konuşmalarda ve görüşmelerde daha çok Suriye, İslam karşıtı film, Filistin ve BM gibi reformlar yer aldı geldi. Basın mensuplarının içeriğini en çok merak ettiği görüşmeler, büyük devletler ile Ortadoğu ülkeleri ile yapılan görüşmeler oldu.