Ulusal ve uluslararası basında yazmaya başlayalı dört yılı geçmiş. İlk yazdığım yazının başlığı “Borç ve Türketim Çılgınlığı” idi ve küresel kriz çıkmadan 5-6 ay önce kaleme almıştım.
Prof. Dr. İhsan Işık
Türkiye Nihayet Farkımıza Vardı!
Dünya Türk Şirketleri Birleşin!
Bu sloganın aslı “Dünya İşçileri Birleşin” şeklindedir. Bu sloganı ilk Çekoslavakya eski Cumhurbaşkanı Vaclav Havel’in 1980’lerin başında yayınladığı “Güçsüzlerin Gücü” adlı klasik makalesinde gördüm. Havel de bu sloganı ülkesinde bir manavın penceresinde görmüş ve anlamı üzerinde uzun yıllar yattığı hapislerde kafa yormuş.
Son Osmanlı
22 Ekim 2011 Cumartesi akşamı Süleyman Arifi’yi kaybettik. O benim tanıdığım ilk ve son Osmanlıydı. Ruhu şad, toprağı bol olsun. Son yıllarında oldukça yakınında olduğum için onun adına mersiye yazmak bana nasipmiş. Hanedandan değildi belki ama, duruşu, düşünüşü ve yaşayışı ile asil bir Osmanlıydı. Aslen Kalkandelen’den, nam-ı diğer Tetova’dan olan seksenlik Arifi, yüksek tahsilini Belgrad’ta yapmış, komünizme karşı uzun yıllar mücadele etmiş, hapis yatmış, kızıl zulme illallah getirince İtalya’ya sığınmış, daha sonra 1960’larda Amerika’ya siyasi mülteci olarak hicret etmiş bir dava ve mücadele adamıydı.
MÜSİAD’ın Amerika’da Ne İşi Var?
Amerikan topraklarına ilk ayak basan Türk, İzmir’li Hacı Ali’dir. Genç yaşta hacca gitmesinin ardından Hacı Ali ismini almıştır. 1856 yılında ABD'ye gelerek ABD ordusunda 30 yıl hizmet etmiştir. Hacı Ali ismine bundan 5 sene önce Philadelphia Türk Festivali çalışmaları sırasında Türklerin Amerika’daki macerasını incelerken rastlamıştım. Bana çok ilginç bir hikaye gelmişti. Amerika’ya ilk ayak basan kişi dini bütün bir Hacı’ydı. Amerika’lilar ismini telaffuzda zorlandığı için, Hacı Ali, Amerika’lılar arasında “Hi Jolly” olarak nam salmıştı.
Krizin Üçüncü Yılında Amerika
Eylül ayı krizlerin yıl dönümü. 11 Eylül Amerika’nın ikiz kulelerinin, 15 Eylül ise ekonomisinin vurulduğu tarihler. Tam bundan 3 sene önce Amerika piysalarının ikonu 150 yıllık Lehman Brothers dizleri üzerine çökmüş, küresel krizin habercisi olmuştu. Gerçekten de dünya o günden sonra çok zor günler yaşadı. Son gelişmeler ikinci bir dalganın daha yolda olduğunu gösteriyor. Ekonomi camiasının ikinci bir kriz beklentisi %50-%50. Aslında bu çok muhafazakar bir tahmin. Moraller bozulmasın diye kimse doğruyu konuşmuyor. Son analizler gösteriyor ki, Amerika bu krizde hiç toparlanma yaşamadı. Geçmişe yönelik istatistiksel düzeltmeler yaşadığımız çöküntünün ilan edilenden çok daha derin olduğuna işaret ediyor.
Malatya’nın Kutsal Kayısısı
Nial Ferguson “Medeniyet: Batı ve Diğerleri” adlı eserinde Batı’nın 500 yıllık yükselişinin altı sırrını ifşa ediyor: Serbest rekabet, modern bilim, hukuk düzeni ve özel mülkiyet, modern tıp, tüketim toplumu ve iş ahlakı. Bu reçeteyi Batı’dan ilk devşiren Japonya oldu. Daha sonra bu reçeteyle Çin, Batı’nın 200 yılda başardığını sadece 30 yıla sığdırıp geçen sene dünya ikinciliğini kaptı. Asya Kaplanları hakeza bu yolla tepelere tırmandı. Türkiye de bir kaç yıldır bu mecraya girdiği için yükseliyor.





