ATAA Delege Grubu gezisinin en heyecanlı ve hisli kısmı Yavru Vatan Kıbrıs' a oldu. Washington KKTC Elçimiz Sayın Hilmi Akın ve grubu Kıbrıs gezimizi en iyi bir şekilde yönlendirdi ve her türlü desteği verdi. Çok teşekkür ediyoruz.

Gerilere gidersek 1979'da ATAA'nın kurulmasında iki büyük faktör rol oynamıştı. Birincisi 1974 Türkiye’nin Kıbrıs’a yaptığı barış çıkartması neticesi batı dünyasının ve bilhassa Amerika’nın Türkiye’ye karşı aldığı inanılmaz çirkin tavırlar ve tecavüzler oldu. Bu son derece haksız suçlamalar Amerikan kongresinde, medyasında, kamu oyunda yıllar boyu akıl almaz bir nefret kampanyasına dönüştü. Bu çığırtkan kampanyanın basını Senatoya 1972'de seçilmiş Joe Biden çekerdi.

İkinci faktör Ermeni terör örgütleri ASALA ve JAG'ın Türk diplomatlarına ve Türklere karşı başlattığı amansız terör hareketi olmuştu. O senelerde Amerika bu terör cinayetlerini pek ciddiye almaz, önemsemezdi. 1978 'de yapılan "Midnight Express" filmi Türk aleyhtarlığını inanılmaz bir boyuta getirdi.

Amerika’daki o zamanki Türk toplumu da yerel derneklerden oluşmuş, toplum içi festivaller, bayram yemekleri, kültürel etkinlikler yapardı. Politika ve medya alanında cılız bir sesimiz vardı. Bu sebeblerle 1979'da Büyük Elçi Şükrü Elekdağ himayesinde Dr. Ülkü Ülgur ve diğer liderler ATAA'yı kurdular.

ATAA zamanla Türk toplumunun politik sesini Amerika’nın 50 eyaletinde işittiren 70 'e yakın yerel derneği kapsıyan en büyük çatı kuruluşu oldu.

ATAA grubu Kıbrısa uçarken, gruptaki Kıbrıslı doktorlar sayın Ali ve Fevziye Manizade'nin bu acı seneleri Kıbrısta şahsen yaşamış , hala Rumların yaptığı bir çok haksızlığa maruz kalmış olmaları gezimize ayrı bir boyut getirdi.

Rumların şehit ettiği genç bir pilotumuzun adı verilen Ercan Uluslararası Hava alanına büyük bir heyecanla indik. Türkiye Kıbrıs'a 45 mil uzaklıkta, Yunanistan ise 700 mil. Ayrıca Kıbrısın tarihine bakılırsa, 20'e yakın çeşitli devletler, milletler Kıbrışta hüküm sürmüş. Yunanlıların Kıbrıstaki tarihi ise kısa. Fakat adayı "Yunan" adası diye dünyaya yaymaları hakikatten ziyade propagandaya dayanıyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine (KKTC) ambargo dolayısıyla hiç bir memleket doğrudan uçuş yapmıyor, "charter'lar" hariç.

Bütün uçakların önce Türkiye’de durması gerek. Bir haftalık tatili olan bir turist Türkiye’de uçak değiştirip bütün günü alan yolculukla vakit kaybetmek istemiyor. Bu sebeble Kuzey Kıbrıs’a gelen turist sayısı Güney Kıbrıs’ın üçte biri civarında. Güney Kıbrıs hem Birleşmiş Milletler’de hem de Avrupa Birliği’nde Kuzey Kıbrıs’ın girişimlerini baltalamak için her türlü kaprisi yapıyor. Amerikanın ve Avrupanın Kıbrıs Türk toplumuna yaptığı acımasız ambargo herhalde yakın tarihlerlerde bir topluma yapılan en utandırıcı ve ve zalim hareketlerden biri. Amerikada Türk toplumu PKK olayları ve Ermeni iftiraları ile uğraşırken belki Kıbrıs durumuna kafi zaman ve enerji ayırmıyoruz.

Kıbrışta bizi güneşli bir hava ve yasemin ağaçlarının baygın kokusu karşıladı. Kıbrıs Dışişlerinin genç bir diplomatı da bütün gezimiz boyunca bize sıcak ev sahipliği yaptı. Sayın Mustafa Kemal Beyazbayram’a çok çok teşekkür ediyoruz.

Politik liderlerle çok faydalı toplantılarımız oldu. Çok bilgi aldık. En önemlisi Amerika’ya bu konu üzerinde daha fazla faal olma azmiyle döndük.

Sayın Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ATAA grubu'nu kabul ederek son müzakereler hakkında bilgi verdi.

Cumhurbaşkanı Talat, Güney Kıbrıs Rumlarının lideri Dimitris Hristofyas ile Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Özel Kıbrıs Danışmanı Alexander Downer'in ara buluculuğu ile devamlı müzakare halinde. Sayın Talat'a göre konuşmalar ağır gidiyor, bazı konularda anlaşma oluyor önemli alanlarda ilerleme yok.

Sayın Talat devam ediyor: Ambargo Kuzey Kıbrıs için bir çok alanda ağır bir tecrit yaratıyor, mesela en basit bir örnek KKTC, Avrupa Tabibler birliğine üye olamıyor. Güney Kıbrısın Avrupa Birliğine girmesi çok yanlış oldu, hiç bir kurula uygun değil. Bu yanlışlığı Avrupalı liderler de şimdi kabul ediyor. Eğer şimdiki girişken politikamızı 2000 senesi civarında başlatsaydık bu son derece yanlış duruma (Güneyin AB'ye girmesine) engel olabilirdik.

Sayın Talat adada asker konusunda hep Türklerin tenkit edildiğini, fakat Rumların 7000 normal askeri hariçinde 100,000'e yakın yedek askeri olduğunu da vurguladı.

ATAA grubu KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer ile bir saate yakın bir toplantı yaptı. Sayın Soyer ATAA'nın Amerikan Kongresi ile çalışmasını ve Kongre üyelerini KKTC'i gelip görmelerini teşvik etmelerini söyledi.

Başbakan devam etti: Dünyaya dağılmış Rumlar KKTC hakkında çok negatif propaganda yapıyorlar. Mesela KKTC'deki 6 Üniversiteyi "illegal" olarak gösterme çabası içindeler. İlim nasıl "illegal" olabilir?

Avrupa Birliğinin (AB) iki yüzlülüğü çok aşırı bir seviyeye geldi. 1999'da Türkiyeyi AB üyeliği adaylığına kabul eden Helsinki anlaşması Kıbrıs meselesinin çözümüne bağlı değildi. Fakat şimdi Kıbrıs bir koz olarak AB tarafında kullanılıyor.

Eninde sonunda KKTC'i dünyada tanınacak. Osetya Kosovo örnekleri önümüzde. İki başkan arasında (Talat ve Hristofyas) müzakerelerin başlaması çok müspet bir gelişim, fakat adada eşitliği kabul etmeden hiç bir anlaşma olamaz.

23 Mayıs 2008'de iki başkan ortak ve eşit devlet olma planına imzalarını attılar. Amerika ve İngiltere bu plana destek veriyor, fakat Rumlar şimdi sözlerini geri almaya çalışıyorlar. KKTC gittikçe gelişiyor. Kıbrıs Türkleri Coca Cola, IBM gibi önemli dünya firmalarında yüksek seviyede mevkilere girmektedirler.

Dışişleri Bakanı Sayın Profesör Turgay Avcı bizi tatil olmasına rağmen Cumartesi öğleden sonra kabul etti ve hafta sonu gezimizi kıymetlendirdi. Kıbrıs müzakereleri hakkında son gelişmelerin üzerinde duran Bakan "40 yıldır eşitlik ve haklılık mücadelesi veriyoruz" dedi. 1974'de beri bir tek kişinin kanının dökülmediğini söyleyen Bakan, bir Kıbrıs sorunun olduğunu, fakat çok daha mühim, Adada sulhun ve Türk toplumunun can, mal emniyeti olduğunu vurguladı. ATAA'nın ABD'deki çalışmalarını takdir eden Sayın Avcı, ABD'de Kıbrıs konusunu devamlı gündeme getirmemizin çok önemli olduğunu söyledi.

Sayın Avcı’ya göre Türk tarafı politik girişimlere son bir kaç sene içinde başladı, Rumlar bunu 30 yıldan fazla yapıyorlar.

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin karşısına çıkarılan büyük güçlüklere rağmen, bugün Kıbrıs Türk kesiminin çok geliştiğini söyleyen Bakan, Türk kısmında dünyanın çeşitli yerlerinden gelen 40,000 öğrenciye eğitim veren 6 üniversiteye sahip olduklarını belirtt. "Eğitim turizm" ini daha da geliştirip öğrenci sayısını 60,000'e çıkarma planları oluşuyor.

KKTC Meclis Başkanı Sayın Dr. Fatma Ekenoğlu, ATAA Başkanı Nurten Ural ve grubu ile buluştu. ATAA'nin Amerikada yalnız Amerika değil, İsrail ile de KKTC ililişkilerinin gelişmesinde rol oynamasının çok önemli olduğunu vurguladı.

KKTC'de Eğitim ve Sağlık turizminin geliştiğini fakat KKTC'e ulaşımın hala ambargo altında olmasının bu gelişmeyi yavaşlattığını söyledi. Mecliste beş partinin temsil edildiğini söyleyen Başkan Ekenoğlu, partilerin KKTC'nin politik amaçları için beraber çalıştıklarını söyledi.

Ulusal Birlik Partisi Başkanı Sayın Tahsin Ertuğruloğlu ATAA grubunu ağırladı ve KKTC'in iç politakası hakkında bilgi verdi.

"Güney Kıbrıs'la anlaşmaya mahkumuz" fikri sağlıklı değil. KKTC bütün güçlüklere rağmen kendi ayağının üstünde duruyor.

ATAA Toplumcu Demokrasi Partisi Başkanı Sayın Dr. Mehmet Çakıcı samimi bir görüşme yaptı.

Sayın Çakıcı aynı zamanda Yakın Dogu Üniversitesi’nde doçent. Federal fakat tamamiyle eşit bir çözüme sıcak bakıyor. KKTC'i en az suçu olan fakat en çok bedel ödeyen bir devlet olarak görüyor.

Rum kesimi çözüm için acele etmiyor. Çözüm KKTC'e yarayacak.

KKTC - Güney Kıbrıs sınırı ve Birleşmiş Milletler askerlerinin gözlem yeri.

KKTC'de politik açıdan edindiğimiz izlenim çözüm için çalışılıyor, fakat dikkatlı ve tedbirli davranılıyor. Çözümde "Eşitlik ve Haklılık" her liderin kuvvetle vurguladığı bir mefhum.

Diğer yandan bütün güçlüklere rağmen KKTC'de yavaş da olsa büyük bir ilerleme, gelişme ve güvenlilik var. Diğer milletlerle olan ilişkiler daha olumlu bir şekil alıyor. Şahsen ben doğru çözümü KKTC'nın ayrı ve hür bir devlet olarak devam etmesinde buluyorum.

AB'nin ve BM'in ileri sürdüğü çözümler yeni çözümsüzlükler getirecek. Bunu geçmişte defalarca gördük.

Türkiye’nin bölgede ekonomik ve politik gücü çoğaldıkça bu güç yavru vatan Kıbrıs'i da etkileyecek ve aynı parallelde KKTC'de güçlenecek. Bu gezimizde bu güçlenmenin kanıtlarına şahit olduk.

ATAA olarak Amerikada KKTC nin yaşam için verdiği mücadele ve maruz kaldığı akıl almaz haksızlığı devamlı ortaya çıkarmak için çok daha fazla çalışmamız gerektiğini hepimiz bir kere daha kuvvetle idrak ettik.

Oya Bain
oyabain@gmail.com

Oya Bain
oyabain@turkishny.com