ATAA'nın 2008 Delege grubu gezisi Ekim 13 ve 20, 2008 arası, Istanbul, Ankara ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini icine aldı.

Son derece hareketli geçen geziye Washington DC, California,Texas, Nevada, Arizona, Florida, Maryland, Virginia, Michigan, Illinois bölge ve eyaletlerinden ATAA üyeleri katıldı.

Genç üyelerin çoğunluk olması gruba yeni bir enerji kattı.

ATAA ilk Delege grubu gezilerini 1996'da başlattı.

O zamandan beri ATAA grubu önce Ankara olmak üzere, Azerbeycan, Kıbrıs, Israel, Yunanistan-Batı Trakya, Bulgaristan, Almanya, Rusya gibi Türkiyenin ilişkilerinin olduğu memleketlere gitti.

2002 senesinde de Anadolunun Dogu ve Güneydoğu bölgesine unutulmaz bir seyahat yapıldı.

Grubun sayısı 10-15 üye arasında olur. Katılanlar tamamiyle kendi masraflarını öderler.

Bu gibi geziler karşılıklı bilgi almak, sorunları daha iyi anlamak ve yeni dostluklar kazanmak açısından son derece faydalı olmuştur.

Genel olarak ATAA Ankarada Cumhurbaşkanı, Başbakan, Dışişleri Bakanı, Genel Kurmay Başkanlığı, dışarda yaşayan Türklerle ilgili bakanlık gorevlileri, mecliste yer alan muhalefet partilerin liderleri, çesitli universite ve iş kurumlarının ileri gelenleri ile toplantı yapar.

Randevular aylarca önce alınır.

Tabii Ankarada Anıtkabiri ziyaret ve çelenk koyma ATAA icin çok önemli ve hissi bir olaydır.

Gidilen diğer yerlerde de üst seviyede temaslar ve bilgilendirme ziyaretleri olur. Aklıma gelen bazı önemli anılardan biri 2000 yılındaki Yunanistan seyahatimizde Batı Trakya'da Turk toplumunun liderleriyle buluşmamızın Yunanlılar tarafından nasıl bir engellemeye maruz kalmış olmasıydı. Türk kelimesinin yasak olduğu bu bölgede Türk toplumunun çektiklerini öğrenmek bizi çok hislendirmiş ve gözümüzü bu bölgenin sorunlarına açmıştı.

Başka bir anım da her gezimizde tarihi Ankara Palas'da Dışişlerinin verdiği unutulmaz yemeklerdi.

ATAA gezileri geçmişte politik sorunlara odaklanmıştı.

Bu sene Başkan Ural geziye yeni bir boyut kazandırdı. Türkiyenin hızla gelişen iş, ticaret, sıhhat sektörlerine ATAA'nın katkı olanağını göz önünde bulundurarak ziyaret alanını genis tuttu..

Bu vesile ile programa ilk defa iki günlük Istanbul faaliyetleri eklendi.

Grup bir kaç gün evvel gelerek Sultanahmette sevimli bir otele yerleşti.

Ilk ziyaret Tepebaşında tarihi bir binayı yenilendirerek ofisleri olarak kullanan TUSİAD'a oldu. Başkan Arzuhan Doğan Yalçıntaş ATAA programlarını Washington DC'de ki TUSİAD ofisinin başkanı Abdullah Akyüz dolayısıyla takip ettiğini belirtti. TUSİAD-ATAA iş birliği birkaç sene evvel başlamıştı.

Sayın Yalçıntaş Amerikada TUSİAD 'a benzer bir kuruluşun olmadığını, ve Amerikanın diger bölgelerinde iletişim kurmakta güclük çektiklerini belirtti. ATAA'nın 50 eyalete yayılmış dernekleri, başkan yardımcıları, birey üyeleri tabii ki bu tip iletişimde rol oynayabilir.

İkinci ziyaret Genç Yönetici ve İş Adamları Derneği (GYIAD) başkanı Pınar Eczacıbaşı'na oldu. TUSİAD'ın genç neslinden oluşan bu dernek Türkiyede her sektöru icine alıyor. İşsizlik sorununu bilhassa kadınlar icin mesleki okullarla azaltmaya çalışıyor. Türkiye içinde 56 GYIAD kuruluşları var.

Günün son ziyareti Alman Hastahanesine oldu. Burada Alman hastahanesinin de dahil olduğu " Universal Hospitals Group"'un Türkiye icinde gittikçe çoğalan hastahaneleri ve Türkiyede sağlık turizmini gelistirme planları hakkında çok faydalı bilgiler verildi.

Universal Hospitals Group, özel bir sağlık grubu olarak Türkiye'nin çeşitli illerinde hastahaneler kuruyor ve kendi bünyesinde bir 'tıp üniversitesi' kurmaya hazırlanıyor. Amaç başta uzman doktorlar olmak üzere hemşire ve diğer sağlık personelini bizzat yetiştirmek. 17 farklı ilde toplam 800 milyon dolarlık sağlık tesisi yatırımı yapmaya hazırlanan Universal Hospitals Group Rönesans Üniversitesi'ni kurmak için hazırlıklara girdi.

Bakın web sayfasından aldığımız bilgiler ne diyor:

"Sağlık gruplarının yöneticileri bu girişimlerin temelinde kendi bünyelerinde çalışacak personeli ihtiyacın gerektirdiği standartlarda yetiştirme arzusu yattığını belirtiyor. Bulunduğumuz coğrafyada sağlık turizmi merkezi haline gelme iddiası taşıyan Türkiye'de yine belirtildiğine göre hastane sayısında yaşanan artış tıp personeli talebini de katlamış durumda. Her ne kadar her yıl tıp fakültelerinden binlerce genç doktor ve hemşire mezun olsa da kişi başına düşen sağlık personeli konusunda rakamlar pek iyimser değil. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) yaptığı 53 ülkeyi kapsayan araştırmaya göre Türkiye kişi başına düşen doktor sayısı açısından 52′nci AB ülkeleri arasında ise son sırada yer alıyor. Aynı rapora göre Avrupa bölgesindeki ülkelerde 100 bin kişiye 338 doktor düşerken bu oran Türkiye'de 149′a kadar iniyor. 2006 yılında özel sağlık kurumlarının yaptığı yatırımlara paralel olarak artan eleman ihtiyacı uzman hekimlerde yüzde 25′e varıyor. Uzmanlar Türkiye'de 2008 ve sonrasında istihdam krizinin daha büyük boyutlara ulaşacağının altını çiziyor.

Universal Hospitals Group'un Çamlıca'da İstanbul Rönesans Üniversitesi adıyla açmayı planladığı üniversite ve bağlı olacağı hastane için yaklaşık 75 milyon dolarlık yatırım yapması bekleniyor. Bir müddet evvel onay için YÖK'e başvurusu yapılan üniversitede başta Tıp Fakültesi olmak üzere; Hemşirelik Yüksek Okulu Biomedikal Cihaz Teknolojisi Meslek Yüksek Okulu Tıbbi Sekreterlik Meslek Yüksek Okulu Mimarlık Fakültesi İletişim Fakültesi ve Güzel Sanatlar Fakültesi gibi bölümler olacak. Universal Hospitals Group Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Azmi Ofluoğlu "Donanımlı personelimizi bizzat kendimiz eğitmek istiyoruz. Bu durum bizi bir üniversite kurmaya yönelten en önemli sebeplerden biri oldu. Adından da anlaşılabileceği gibi bu üniversiteyle 'Eğitimde Rönesans'ı gerçekleştirmeyi umut ediyoruz" dedi. Ofluoğlu üniversitenin tüm bölümlerinde branşlarındaki en iyi öğretim görevlilerinin eğitim vereceğini belirtti." Programı sunan ve sonra ATAA heyetini Alman hastahanesinin özel lokantasında ağırlayan sayın Universal Hospitals Group Tıbbi Direktörü Dr. Erol Dürem'e, Alman Hastahanesi Baş Hekimi Dr. Vehbi Alpman'a, Dr. Mustafa Menteş'e, Dr. Bülent Zülfikar'a ve bu programı ATAA için düzenleyen sayın Emekli Tümgeneral Rıza Kücükoğluna çok tesekkur ediyoruz.

Bu konu üzerinde fazla durmamın sebebi Türkiyedeki sağlık turizmi girişimlerinin çok önemli bir konu olması. ATAA gibi Amerikada çok yaygın olan bir çatı derneği hem Turk toplumuna hem de Amerikalılara kolaylıkla erişebilir ve Türkiyede gelişen sağlık turizminin Amerikada öncüsü olabilir. Bu konuyu daha sonra Ankara ve Kıbrısda da işittik.

Yazının devami geliyor

Oya Bain
oyabain@turkishny.com