2009 hepimize yeni bir birlik hissi getirerek başlıyor...
2008 yılında, Amerika’da Türk dünyasının çeşitli grupları arasında büyük bir yaklaşım oluştu.

Bu yaklaşım hem çok mutlu hem de tarihin acı olayları açısından çok hüzünlü.

Aralık 13'da New York Türkevinde şahit olduğum son derece hislendirici bir program beni çok düşündürdü.

İstanbul Üniversitesi Mezunları-ABD Derneğinin düzenlediğı Ahıska Türkleri üzerinde bir programı izledik.

Ahıskalıların yemekleriyle, tatlılarıyla, danslarıyla geniş sayıda katıldığı programda, bu Türk grubunun Rusya ve Kafkasya’da yıllarca çektiği azapları, sürülmeleri, politik hırslara nasıl kurban olduklarını anlatan filmleri ve konuşmaları dinledik. Gözümüz açıldı,yüreğimiz ağrıdı.

Programda bir cümle çok aklıma takıldı. Ahıska Türkleri konusunda uzman olan sayın Profesör Çiğdem Balim Harding şunları söyledi:

Batı'da Ahışkalıların çektikleri azaplar insan hakları alanında yüzlerce kitaba geçmiştir, küçük bir kütüphane doldurur dedi.

Ben bu konuya batının bu kadar alaka gösterdiğini ilk defa işittim. Tabii burada politik iki yüzlü bir amaç olduğu bariz. Batı insan hakları uzmanları Ahıskalıların çektiklerini Rusyaya/Staline karşı kullanmak için bu acı olayları dikkatle belgeledi. Diğer taraftan Dağlık Karabağ bölgesinde Ermenilerin Azerbeycanlılar’a yaptığı inanılmaz zulmü Batı görmemezlikten geldi ve hala geliyor.

Türk toplumu Ahıska Türkleri’ni 2004'te Amerikaya geldiklerinden sonra tanıdı. Ondan evvel Türkiyede ve Amerikada, Ahıska Türkleri hakkında fazla bilgimiz yoktu. Batı senelerce Ahıskalı kardeşlerimizin çektiklerini yazıyor da biz Türkler bunu yeni öğreniyoruz!

Bir hafta sonra Washington ATAA Türkevi’nde Makedonyalılar ve Türkler dostluklarını tazelediler, şarkılarıyla danslarıyla birleştiler...

Geçtiğimiz günler içinde Kıbrıs Türkleri’nin katliamı hakkında yine Washington ATAA Türkevi’nde son derece acı bir belgesel filmi seyrettik. 40 masum Kıbrıslı Türk işlerine giderken Eokacı Rumlar tarafından katledilip, bilinmez mezarlara gömülmüşler. Anneler çocuklar yıllarca eşlerini, babalarını beklemiş, 40 yıl sonra bir kitle mezarında bu sevgili insanların kemikleri bulunmuş.

Bu bir buzdağının üçü gibi bir olay Kıbrıs Türkleri için...

ATAA bu filmi çoğaltıp Kongreye, medyaya, Amerikadaki Türk liderlerine dağıtacak. Defalarca gösterecek..

ATAA'nin 2008 Kıbrıs gezisi beynimize "unutmayalım, unutturmayalım" mesajını çok kuvvetle yerleştirdi.

Birkaç yıl evvel ATAA grubu olarak Batı Trakyadaki Türkleri ziyaret ettik, ve nasıl "Türk" ismini kullandıkları için Yunanlılar tarafından hapse konduklarını gördük. Ondan sonraki sene yine ATAA olarak Bulgaristan Türklerini ziyaret ettik. Türklerin orada durumu biraz daha iyiydi.

İki sene evvel ATAA, Washington, New York ve diğer bölgelerden birçok Türk asıllı grupları topladı, Georgetown Üniversitesinde 5 saatlık yemekli, danslı, şarkılı, şiirli büyük bir Nevruz şölen'i ayarladı. Acılardan uzak dört beş saat inanılmaz bir birlik olduk..

Azerbeycanlılarla geçemiz gündüzümüz beraber geçiyor. Kaderimiz ayni. 23-24 Şubatta Hocalı şehitlerini anıp katledilmiş yüzlerce masum çocuk, kadın, erkek için sessiz ağlayacağız.

Washington'da Ermeni elçiliğinin önünde onlara yaptıkları zulmü hatırlatacağız, kara çelenkimizi koyacağız. Geçmiş senelerde olduğu gibi Ermeniler korkakça elçiliğin perdelerinin aralıklarından bizi seyredecekler.

Boşnakları tanıyıp öğreniyoruz. Beraber Amerikan Kongresine gidiyoruz

Bu arada Boşna'da olan etnik temizleme olayına Amerika hala yabancı duruyor. ( Amerika hava taaruzlarıyla Sırp katliamlarını durdurduğu için müteşekkiriz) Yine de medeni Avrupanın ortasında bir kaç yıl önce yer almış korkunç Bosna faciası yerine Amerikada okullarda, üniversitelerde bir aşır öncesi olmuş, tarih açısından küflu bir Ermeni olayı Amerikalılara "jenosid" diye hazmettirilmeye çalışılıyor. 2008'in son günlerinde Guantanoma'da haksız ve suçsuz yere hapsedilmiş Uygur Türkleri, Amerikan mahkemesinde Türk Amerikan Hukuki Korunma Grubunun emekleriyle serbest bırakıldılar ve Amerikaya kabul edildiler. Yakında Uygurlar için ATAA Türkevinde bir program düzenlenecek.

Bütün bunlar ne demektir? Yıllardır sevgili dostumuz Türker Özdoğan hocamızın söylediği "Anadolunun dışına çıkın, Türk Dünyasını görün" sözleri ne kadar doğru. Türk Dünyası Amerika’da gözümüzün altında..Türkiye’de bu kadar bilmedik..

2009'da ATAA olarak Bosna ve Kırıma gitmeyi düşünüyoruz. Ne de olsa başkanımız Nurten Ural Kırımlı, başkan yardımcımız Azerbeycanlı...

Avrupanın ortasından Çin’in batısına kadar memleketimiz var..

Bütün Türk Dünyası kardeşlerimize, yandaşlarımıza, dostlarımıza fevkalade güzel, başarılı parlak bir Yeni Yıl dileriz..Tabii ki daha büyüyeceğiz, ve parlayacağız. Geri gitme seçeneğimiz yok...

Oya Bain
oyabain@turkishny.com