Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) tarafından gönderilen heyetin, Suriye’de kimyasal saldırı düzenlendiği iddia edilen bölgede inceleme yapmak için Duma'ya doğru yola çıktığını açıkladı. Ardından OPCW'den yapılan açıklamada, incelemelere başlayan heyetin numune topladığı bildirildi.

Konuya ilişkin OPCW'den yapılan açıklamada, "Toplanılan numuneler analiz edilmek üzere Hollanda'nın Rijswijk bölgesindeki OPCW laboratuvarına gönderilecek. OPCW durumu değerlendirerek, Duma'ya ikinci bir ziyaret de dahil olmak üzere ileriki muhtemel adımları ele alacak" denildi.

Rus Dışişleri Sözcüsü Zaharova'nın konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, OPCW heyetinin, Suriye hükümetinin davetinin üzerinden 11 gün geçmesi ardından Duma’ya ulaşacak olmasını eleştirdi.

ZAHAROVA: GECİKME KABUL EDİLEMEZ

Zaharova, Duma’da 7 Nisan’da kimyasal saldırı düzenlendiği iddiaları hakkındaki tartışmalar bu kadar büyümüşken ve hem Suriye ordusu hem de Rus askerler OPCW heyetinin güvenliği konusunda güvence vermişken böyle bir gecikme yaşanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.

Bunun yanı sıra Rus Dışişleri Sözcüsü, OPCW heyetinin, Duma’da meydana gelenleri tarafsız bir biçimde araştırıp bir an önce objektif bir rapor hazırlamasını beklediklerini kaydetti.

Zaharova ayrıca, Duma’da yaşananların kimyasal bir saldırı olduğu bile kesinleşmemişken Batılı ülkelerdeki siyasetçilerin Suriye hükümetini suçlayıcı açıklamalar yapmasını eleştirdi.

Rus Dışişleri Sözcüsü, Duma’daki olayların ‘kasıtlı olarak çarpıtılması karşısında çok öfkeli olduklarını’ belirtip bu tür çarpıtmaların ‘bir dizi Batılı ülkenin yetkililerinin açıklamalarında bol miktarda bulunduğunu’ ifade etti.

Duma’da 7 Nisan’da kimyasal saldırı düzenlendiği iddialarını, ABD, Fransa ve İngiltere’nin bu iddiaları gerekçe gösterip 14 Nisan’da Suriye’nin çeşitli noktalarına füze saldırıları düzenlemelerini izlemişti.

Rusya ve Suriye hükümeti, Duma’da ordunun kimyasal saldırı düzenlediği iddiaları reddediyor. 

Bu arada Duma’da yaşananlar konusunda görgü tanıkları ve Suriyeli doktorların verdiği ifadeler, yerleşim yerinde meydana gelenin kimyasal bir saldırı olmadığı görüşünü güçlendiriyor.