Suriye'de Esed rejiminin kuşatma ve yoğun saldırılar neticesinde ele geçirdiği Doğu Guta'nın Duma ilçesinden hareket eden 21. tahliye konvoyu Fırat Kalkanı bölgesine ulaştı.

Suriye'de Beşşar Esed rejiminin abluka ve yoğun saldırılar sonucu ele geçirdiği Doğu Guta'daki kimyasal silah saldırısı mağdurlarının Duma ilçesinden zorunlu tahliyeleri devam ediyor. Doğu Guta'dan ayrılan 21. konvoy (Duma'dan 9. konvoy) Bab ilçesine giriş yaptı.

Duma'dan yola çıkan 97 otobüslük konvoyda, 1468'i çocuk, 989'u kadın olmak üzere toplam 3 bin 929 kişi yer aldı.

Muhaliflerin kontrolündeki bölgeye giren kafilenin bir kısmı Bab, bir kısmı Azez ilçesindeki barınma merkezlerindeki boş yerlere yerleştirilecek.

Doğu Guta'da muhaliflerin elinde bulunan son kale olan Duma'dan tahliyeler sürecek.

Konvoya sabah saatlerinde, rejimin kontrolündeki Hama ilini Halep'e bağlayan Esirye-Hanaser yolunda, rejim yanlısı silahlı milis Şabbihalarca düzenlenen silahlı saldırıda 1 çocuk ölmüş, 4 kişi de yaralanmıştı.

Son konvoyla şimdiye kadar ülkenin kuzeyindeki bölgelere giriş yapan Doğu Gutalıların sayısı 65 bini aştı.

22 Mart'ta başlayan zorunlu tahliyeler kapsamında Haresta, Arbin, Zemelka ve Ayn Terma bölgelerinden sivilleri ve askeri muhalifleri taşıyan 12 konvoy İdlib ve Halep'in batı kırsalına ulaşmıştı.

2 Nisan'da ise Duma ilçesinden ilk tahliyeler başlamış ve bölgeden 2-5 Nisan'da sivilleri ve yaralıları taşıyan 4 tahliye konvoyu ilçeden ayrılmıştı.

Duma ilçesinden ayrılan en son kafile 5 Nisan perşembe günü Fırat Kalkanı Harekatı bölgesindeki Bab ilçesine ulaşmış ve daha sonrasında ilçeden tahliyeler durmuştu.

Rejim güçlerinin 7 Nisan'da Duma ilçesine düzenlediği kimyasal silah saldırısında 78 sivilin ölmesinin ardından Duma ilçesindeki askeri muhalif grup Ceyşül İslam ile Rus yetkililer arasında tahliye görüşmeleri başlamıştı.

Tahliyeye giden süreç

Esed ve destekçileri, Rusya'nın hava desteğini alarak muhaliflerin kontrolündeki Doğu Guta'yı ele geçirmek için 19 Şubat'ta harekete geçmişti.

Bu tarihten itibaren rejim ve Rus savaş uçakları, yaklaşık 400 bin sivilin 5 yıldır abluka altında yaşadığı bölgeye havadan ve karadan saldırıları yoğunlaştırmıştı.

Saldırılar sonucu çok sayıda sivil yaşamını yitirirken, evleri yıkılan ve sürekli saldırılara maruz kalan binlerce sivil, sığınak ve bodrum katlarına saklanmıştı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 24 Şubat'ta aldığı ancak başlama süresi belirtilmeyen ateşkes kararına rağmen rejim ve destekçilerinin yoğun saldırısı altında kalan Doğu Guta'da sivil ölümleri devam etmiş, uluslararası toplumun girişimleri sonuç vermemişti.

Ayrıca Rusya, BMGK kararının ardından 27 Şubat'ta ateşkesin her gün yerel saatle 09.00-14.00 (TSİ 10.00-15.00) arasında geçerli olacak şekilde başladığını ilan edip rejimin buna uyacağını ileri sürmüştü.

Ancak rejim güçleri, BMGK ve Rusya'nın ateşkes karalarına rağmen saldırılarına ara vermemiş, 3 Mart'tan itibaren bölgeye kara operasyonu başlatmış ve sivil yerleşimleri bombalamayı sürdürmüştü.

Rejim ve destekçileri, 11-12 Mart'ta Doğu Guta'nın doğusundan batısına doğru ilerleyerek Haresta ilçesini kuşatmış ve Doğu Guta bölgesini üç parçaya bölmüştü.

Rusya'nın arabuluculuğunda yapılan anlaşma gereği, 22 Mart'ta zorunlu tahliye süreci başlamıştı.