Suudi Veliaht Prensi'nin ABD ziyaretinde İsrail'le pek çok ortak çıkarlarının olduğu ve İsraillilerin kendi ülkelerine sahip olma hakkının bulunduğundan söz etmesi üzerine babası devreye girdi. Kral Selman, Trump'la görüşmesi sonrası yayımladığı açıklamada, başkenti Kudüs olacak Filistin devletinin kurulmasına vurgu yaptı

ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü 'İsrail'in başkenti' olarak tanımasından beri İsrail-Filistin gerginliği tavan yaparken Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ABD ziyareti sırasında İsrail'le yakınlaşmaya hız verdi.

2 haftalık ABD ziyareti sırasında The Atlantic dergisine de mülakat veren Muhammed bin Selman (MbS), İsrail'le pek çok ortak çıkarlarının olduğunu ve İsraillilerin kendi ülkelerine sahip olma hakkının bulunduğunu söyledi.

Bunun üzerine Suudi Kralı Selman, pazartesi akşamı ABD Başkanı Trump ile telefonda konuştu.

Suudi Kralı, Trump'la görüşmesine dair yayımladığı açıklamada, 'Filistin davasına ilişkin Suudi Arabistan'ın değişmez tutumuna ve başkenti Kudüs olacak Filistin devletinin kurulması yönündeki Filistin halkının meşru hakkına' vurgu yaptı.

Kral Selman'ın Ortadoğu barış sürecinin ilerletilmesi ihtiyacına da vurgu yaptığını aktaran açıklamada, oğlunun sözlerine atıf yapılmadı.


'FİLİSTİNLİLERİN DE İSRAİLLİLERİN DE HAKKI'


İran'a karşı gizli yürütülen Suudi-İsrail ittifakını aşikar hale getirmesi kadar Vahabilikle yönetilen Suudi Arabistan'ı ılımlılaştırma ve modernleştirme çabasıyla da dikkat çeken MbS, The Atlantic'e konuşurken Arap liderleri açısından sıradışı ifadeler kullandı.

İsrail-Filistin barışının sağlanması halinde İsrail ile pek çok ortak çıkarı paylaşacaklarını söyleyen MbS, ''Yahudi halkının en azından ata topraklarının bir kısmında ulus devlet hakkı olduğuna inanıyor musunuz'' sorusunu şöyle yanıtladı:

''Her yerde her halkın barış içinde kendi ülkesinde yaşama hakkı olduğuna inanıyorum. Filistinlilerin ve İsraillilerin kendi topraklarına sahip olma hakları olduğuna inanıyorum. Fakat herkes için istikrarı ve normal ilişkileri garantiye alacak bir barış anlaşmasına varılması gerekiyor.''


'İSRAİL'E DİNE DAYALI İTİRAZIMIZ YOK'


''İsrail'in varoluşuna dine dayalı bir itirazınız yok mu'' sorusu üzerine ''Kudüs'teki Mescidi Aksa ve Filistin halkının haklarıyla ilgili dini endişelerimiz var. Hepsi bu. Hiçbir halka karşı itirazımız yok'' diyen MbS, Suudi Arabistan'ın 'Yahudi karşıtı söylemler ürettiğinin' söylenmesi üzerine şöyle devam etti:


'YAHUDİLERLE SORUNUMUZ YOK'


''Ülkemizin Yahudilerle bir sorunu yok. Peygamberimiz Muhammed, Yahudi bir kadınla evlenmişti. Sadece arkadaşlık değil, evlilik yaptı. Peygamberimizin komşuları Yahudiydi. ABD'den, Avrupa'dan Suudi Arabistan'ı ziyaret etmek için gelen çok sayıda Yahudi bulabilirsiniz. Hristiyanlar, Müslümanlar ve Yahudiler arasında bir sorun yok.''


'KANLI CUMA'NIN ARDINDAN


Bu açıklamalar, Filistinlilerin İsrail'in kuruluşunun 70. yıldönümü olan 14 Mayıs'a dek 6 haftalık protesto başlattığı 30 Mart'taki Toprak Günü'nde İsrail ordusunun Gazze'de 18 Filistinliyi öldürmesinin ardından geldi. 


İRAN, İHVAN, KAİDE-IŞİD'İ AYNI SEPETE KOYDU


The Atlantic dergisine verdiği mülakatta İran, İhvan ve Kaide ile IŞİD'i 'şeytan üçgeni' diye niteleyen müstakbel Suudi kralı, ''Bu şeytan üçgeni, bizlerin halifeliği tekrar kurması, İslam'ın zaferini bir imparatorluk zoruyla yeniden kurması gerektiğini söylüyor'' dedi.

İran'ın Şii ideolojisini yaymaya, İhvan'ın demokratik yolları kullanarak 'gölge halifelikler' kurmaya, Kaide ile IŞİD'in her türlü zor kullanmayla İslam'ı yaymaya çalıştığını dile getiren MbS, Kaide ile IŞİD'in İhvan sayesinde ortaya çıktığını da savundu.


'HİTLER, HAMANEY'İN YANINDA İYİ KALIR'


Yine İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in Adolf Hitler'den daha tehlikeli olduğunu iddia eden MbS, ''Hitler, Hamaney'in yanında daha iyi görünüyor. Hitler, Hamaney'in yapmaya çalıştığını yapmadı. Hitler, Avrupa'ya hükmetmeye çalıştı, bu kötü, fakat Hamaney bütün dünyaya hükmetmeye çalışıyor'' dedi.