Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, Fetullahçı Terör Örgütü üyelerini nelerin beklediğini anlattı. Kosova operasyonunun ilk olmadığını söyledi.

FETÖ davaları ve örgütün geleceğini değerlendiren Hüseyin Aydın, TRT Radyo Haber'de yayınlanan, Erdal Kılınç ve Emrullah Erdinç'in hazırladığı "Türkiye'nin Davası" programına katıldı. 

"Bu tarz operasyonlar önümüzdeki günlerde de yapılabilir"

Programda önemli açıklamalar yapan Aydın, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) Kosova'da gerçekleştirdiği operasyonla birlikte, "Örgütle mücadelede paradigma değişikliği mi yaşandı?" sorusuna cevap verdi. 

Kosova operasyonu ilk değil olmadığını söyleyen Aydın, kaçak FETÖ'cülerin bundan sonra arkalarına bakarak yürüyeceklerini söyleyerek, "Milli İstihbarat Teşkilatı her yerde operasyonlarını devam ettirecektir" dedi. 

Türkiye'nin FETÖ ile mücadelede çok önemli kazanımlar elde ettiğini belirten Aydın, "Bu kazanımların kalıcı hale gelebilmesi için örgüt mensubu ve yöneticilerini bir şekilde Türkiye'ye getirip yargılamamız gerekiyor. Türkiye'deki başarı eşiğinden sonra daha etkili neticelerin alınabilmesi için bu yurt dışı yapılanmaya yönelik etkili operasyonlar yapma ihtiyacı belliydi. Hukuki altyapının elverdiği ölçüde bu tarz operasyonların önümüzdeki günlerde de yapılabileceğini benzerlerin olabileceğini de düşünüyorum" diye konuştu.

"Dünyanın hiçbir yeri onlar için güvenli değil"

Erdal Kılınç, 6 kişinin MİT tarafından yakalanarak Kosova'dan Türkiye'ye getirildiğini hatırlatarak, FETÖ içinde ciddi kırılma ve tartışmalar olabileceğini söyledi. Aydın buna istinaden şöyle konuştu: 

"Örgüt mensupları Türkiye’de adli takibe maruz kalan tutuklanan örgüt mensupları ciddi bir sıkışma içinde. Örgütle, içerdeki örgüt mensupları arasında çeşitli üçer aylık periyotlarla güncellediği bir kısım hayaller, hedefler var. Bu hedeflerden hiçbirinin gerçekleşmediği görülüyor. İçerideki örgüt mensuplarının artık kurtarılmaya yönelik ümitlerinin kırıldığını görüyoruz.

Yurt dışı için de öyle bir durum var. Örgüt mensuplarıyla bir güvence verdiğini görüyoruz ancak bu güvenceye rağmen örgüt mensuplarının kendilerini çok güçlü hissettikleri ülkelerde bile operasyona maruz kalıp Türkiye’ye getiriliyor. Şu aşamada dünyanın hiçbir yerinin onlar için güvenli olmadığı yönünde bir kanaat oluşmaya yavaş yavaş başladı" 

İtirafçılık artar mı?

Emrullah Erdinç'in, "Bu aşamadan sonra itirafçılık artar mı?" sorusu üzerine Aydın, "Örgütten ümitlerin kesilmeye başladığı noktada kopuşların daha hızlı olacağını düşünüyorum" dedi. 

TSK'daki kontörlü telefon soruşturmasının örgüte büyük darbe vurduğunu söyleyen Aydın, 15 Temmuz'dan sonraki dönemde örgüt mensupları tarafından Türkiye'nin başına gelebilecek felaket senaryoları oluşturulduğuna dikkat çekerek, şöyle devam etti:

"Türkiye’deki yönetimin bir şekilde yurt dışındaki baskılar veya içeride ve dışarıda toplumu sarsacak bir kısım olaylara bağlı olarak zayıflayacağı, yönetimin bir şekilde değişeceğini ümidine bel bağladılar. Afrin operasyonunda Türkiye’nin başarısız olacağı ve bunun yanında içeride ve dışarıda ciddi yansımaları olacağı şeklinde bir ümitleri de vardı.

Rıza Zarrab davası başlamadan bir hafta-on gün önce bu darbe sanıkların birinde notlar ele geçirilmişti. İlginçtir o davaya ilişkin süreçle ilgili birçok ayrıntı bu dava başlamadan önce örgüt mensuplarının elindeki notlarda vardı. O notların bir yerinde şöyle yazıyordu '2017 yılında eşlerinize, 2018 yılında da işlerinize kavuşacaksınız'"

MİT'in Kosova istihbaratıyla etkin iş birliği içinde gerçekleştirdiği operasyonla 6 FETÖ mensubunu Türkiye'ye getirmesi, FETÖ/PDY'nin Balkan yapılanmasına ağır darbe vurmuştu.

TRT Haber