İngiltere ve Rusya arasındaki ajan krizi derinleşiyor. Avrupa Birliği'nin ardından NATO ülkeleri de İngiltere'ye destek verdi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, "Rusya bizi bölmeye çalışmaya devam edecek. Ancak NATO müttefikleri birlik olarak durmaya devam ediyor" dedi

Stoltenberg ile İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, eski çifte ajan Skripal'ı hedef alan saldırı hakkında yaptıkları ikili görüşmenin ardından, Brüksel'deki NATO karargahında basın toplantısı düzenledi.

İngiltere'nin Salisbury kentinde eski Rus ajanı Skripal ile kızı Yulia'ya düzenlenen saldırıyla ilgili Stoltenberg, ittifak topraklarında ilk kez sinir sistemini etkileyen bir kimyasal maddeyle saldırı yapıldığını belirterek, "Bu, insan hayatına yönelik büyük bir saygısızlıktır. Saldırı uluslararası hukuk ve kuralları ihlal etmiştir" dedi.

NATO müttefiklerinin tümünün saldırıyı kınadığını ve soruşturmaya destek vermeye hazır olduğunu aktaran Stoltenberg, Rusya'nın Novichok programına ilişkin Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'ne (OPCW) detaylı bilgi vermesi çağrısı yaptı.

Skripal'in uğradığı kimyasal saldırının, "Rusya'nın Kırım'ı yasa dışı ilhakı gibi ihtiyatsız davranışlarının devamı olduğunu" söyleyen Stoltenberg, NATO'nun bu davranışlara cevap vermeye devam ettiğini vurguladı.

Stoltenberg, "NATO'nun Rusya'ya yönelik tutumunun katı, savunmaya yönelik ve orantılı olduğunu, güçlü caydırıcılık ve anlamlı diyaloğu beraber yürüttüğünü" belirtti.

"NATO ülkeleri İngiltere ile dayanışma içinde"

Genel Sekreter Stoltenberg, "Rusya bizi bölmeye çalışmaya devam edecek. Ancak NATO müttefikleri birlik olarak durmaya devam ediyor. İngiltere'yle dayanışma içindeyiz" dedi.

İngiltere Dışişleri Bakanı Johnson da, Rusya'nın son dönemdeki davranışlarının açık bir şekilde uluslararası kuralları ihlal ettiğini vurgulayarak, "NATO'dan ve tüm dünyadan İngiltere'ye gelen destek cesaret verici" açıklamasını yaptı.

Diplomatlar sınır dışı edilmişti

Rusya Dışişleri Bakanlığı, İngiltere'nin, eski Rus ajanı Sergey Skripal ve kızı Yulia'nın zehirlenmesiyle ilgili Rusya’ya yönelik “provokatif” suçlamaları nedeniyle, 23 İngiliz diplomatın istenmeyen adam ilan edildiğini ve sınır dışı edilmelerine karar verildiğini duyurmuştu.

İngiliz hükümeti de, Skripal'in zehirlenmesine tepki olarak Rusya'ya yaptırım kararları alındığını, bu çerçevede 23 Rus diplomatın sınır dışı edileceğini açıklamıştı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un İngiltere’ye yapacağı ziyaretle ilgili davetin geri çekilmesiyle, Rusya’da yapılacak Dünya Kupası'na İngiliz devlet erkanı ve kraliyet ailesinden katılım olmayacağı da kararlar arasında yer almıştı.

İngiltere, Skripal ile kızının zehirlenmesinde Rusya tarafından imal edildiği ileri sürülen, askeri nitelikte ve sinir sistemi üzerinde etkili bir kimyasal maddenin kullanıldığının kesinlik kazandığını duyurmuştu. Bu maddenin Sovyetler Birliği tarafından 1970'ler ve 1980'lerde geliştirilen "Novichok" adlı kimyasal grubunun üyesi olduğu belirtilmişti.

İngiltere 2006'da, eski Rus ajanı Aleksandr Litvinenko'nun Londra'da radyoaktif bir maddeyle zehirlenmesinin ardından da 4 Rus diplomatı sınır dışı etmişti.

Takas edilen casus

Rus mahkemesi, İngiltere için casusluk yaptığı suçlamasıyla 2006'da Skripal'e 13 yıl hapis cezası vermişti. Dimitri Medvedev’in devlet başkanlığı döneminde affa uğrayan Skripal, 2010'da ABD’nin tutukladığı 10 Rus ajanıyla Avusturya'nın başkenti Viyana'da takas edilen 4 casus arasında yer almıştı.

Skripal'in daha sonra İngiltere’ye giderek ülkenin güneybatısındaki Salisbury’de düşük profilli bir yaşam sürmeye başladığı belirtilmişti.

Rusya, Skripal’in 1990’lı yıllardan itibaren bilgi sızdırdığı İngiliz dış istihbarat servisi MI6’ya, Rusya’nın Avrupa’daki casuslarının kimliklerini de ifşa ettiğini öne sürmüştü.

Skripal ile kızı Yulia, 4 Mart Pazar günü Salisbury'de bir bankta bilinçlerini yitirmiş vaziyette bulunmuştu. Tedavileri süren baba ile kızın sağlık durumlarının ciddiyetini koruduğu ancak istikrarlı olduğu belirtiliyor. 

Kaynak: AA