ABD yönetiminin ithal çelik ve alüminyuma ek gümrük vergisi uygulama kararının ardından geçen yıl ABD’ye 350 bin tonun üzerinde çelik ihraç eden İngiltere’de, sektörün geleceğine ilişkin endişeler giderek artıyor.

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma kararı almasının ana nedenlerinden biri "gelişen ekonomiler ve ABD ile serbest ticaret anlaşmaları imzalayarak ekonomik ve ticari ilişkilerini daha da güçlendirebilecek esnekliğe kavuşmak" olarak belirlenirken, AB referandumunun yapıldığı Haziran 2016'dan bu yana yaşanan gelişmeler küresel ekonomide kartların yeniden karılmasına neden oluyor.

ABD yönetiminin, ticaretteki korumacı politikalar çerçevesinde ithal çelik ve alüminyuma sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 10 ek gümrük vergisi getirmesinin şimdiden misillemelere yol açabileceği ve bunun küresel bir ticaret savaşına neden olabileceği dile getirilmeye başlandı.

ABD ile en kısa zamanda serbest ticaret anlaşması imzalamak isteyen İngiltere’nin ise elinde misilleme yapmak gibi bir kozu şimdilik bulunmuyor. İngiltere tarafından gelebilecek herhangi bir misilleme, İngiltere ve ABD arasındaki olası serbest ticaret anlaşması görüşmelerinin süresiz şekilde rafa kaldırılmasına neden olabilir.

ABD’nin kararının ardından İngiltere’nin Ticaret Bakanı Liam Fox, meseleyi tüm boyutları ile yerinde değerlendirebilmek için bu hafta başında Washington’a resmi bir ziyarette bulundu. Ziyareti öncesi İngiliz yayın kurumu BBC’ye değerlendirmede bulunan Fox, "Birleşik Krallık'ın bu belirli koşullar içerisinde nasıl azami şekilde muaf tutulmasını sağlayabileceğimize bakacağız. ABD’de çelik üretimine ilişkin endişeleri anlıyoruz. Fakat biz konunun çok yanlı olarak ele alınmasının farklı yolları olduğuna inanıyoruz." ifadelerini kullandı.

"Karar, İngiltere’nin ABD’ye olan çelik ihracatını büyük oranda azaltabilir"

İngiliz çelik sektörünü temsil eden en büyük çatı kuruluş Steel UK de ABD Başkanı Trump’ın ek vergi kararının ardından durumun ciddiyetini ortaya koyan ortak bir bildiri yayımladı.

İngiltere’nin, ABD’ye geçen yıl toplam ihracatın yüzde 7’sini oluşturan 350 bin tonluk çelik ihracatı gerçekleştirdiği belirtilen bildiride, ABD’nin vergi artışı kararının İngiltere’nin ABD’ye olan çelik ihracatını büyük oranda azaltabileceği vurgulandı.

Bildiride, "İngiltere’nin çelik sektörü, ciddi kriz yıllarının ardından kırılgan bir toparlanmanın ortasında. Bu durumun görmezden gelinmesini etkileri yıkıcı olur." uyarısında bulunuldu.

UK Steel Direktörü Gareth Stace, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "İngiliz çelik üreticileri için yüzde 25 vergi uygulaması, İngiltere’deki çelik üreticilerine ağır darbe vuracak. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin tam olarak kendi iç pazarından neyi ne kadar sağlayabileceğini doğru olarak hesapladığını sanmıyorum. Bu yüzden bu adım, ABD’nin çelik sektörünün imalat maliyetlerini yaklaşık yüzde 25 artıracağı için aslında kendi ayağına kurşun sıkmak anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.

İngiliz çelik sektörünün üretim hacmi yaklaşık 1,6 milyar sterlin

ABD Başkanı Trump'ın ithal çelik ve alüminyuma ek gümrük vergisi getirmesi kararı, AB’den ayrılmak üzere müzakerelere devam eden Londra’yı, Brüksel ile bir kez daha aynı çizgide buluşturması açısından da son derece ilginç...

AB, geçen yıl ABD’ye toplam değeri 5,6 milyar avro olan yaklaşık 4,9 milyon ton çelik sattı. Yeni vergi artışının uygulanması halinde bunun Avrupa’nın çelik sektörü üzerinde yıkıcı etkilerinin olacağını şimdiden söylemek mümkün... İngiltere Ticaret Bakanı Fox'un, Washington gezisinden bir imtiyazla dönüp dönmeyeceği merak konusu olurken, yaşanan gelişmeler, ABD karşısında İngiltere ve AB’nin birlikte hareket etmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

İngiltere, AB’den ayrılma kararı almış olsa da üyeliğin avantajlarını en azından çelik sektörü özelinde sonuna kadar kullanmak istiyor.

İngiltere Ticaret Bakanı Fox’un, İngiliz Parlamentosu'nda 12 Mart’ta yaptığı konuşmada, "AB'deki mevcut üyeliğimiz, Avrupa Komisyonu’nun Avrupa’ya ilişkin cevabını koordine edeceği anlamına geliyor" şeklindeki sözleri, İngiltere’nin AB ile ortak hareket etme isteğini de ortaya koyar nitelikte...

İngiltere’de, çelik sektörü yaklaşık 1,6 milyar sterlin seviyesindeki üretim hacmiyle 32 bin kişiye istihdam sağlıyor. Yıllık yaklaşık 8 milyon ton çelik üretimi olan İngiltere, AB’nin Almanya, İtalya, Fransa ve İspanya’dan sonra 5'inci en büyük üreticisi konumunda bulunuyor. ABD yönetiminin ithal çelik ve alüminyuma ek gümrük vergisi uygulama kararı, İngiltere’de çelik sektörünün geleceğini belirleyebilecek kadar önemli bir gelişme...

Çelik sektöründeki krizin fitili 2015'te ateşlenmişti

Çelik sektörünün 2015 yılında neredeyse çökme eşiğine geldiği İngiltere'de hükümet de, sektör temsilcileri de konunun öneminin farkında...

Son yıllarda çelik fiyatlarındaki düşüş ve İngiltere’de üretim maliyetlerinin görece yüksek seyretmesi, ülkede çelik endüstrisi rekabet gücünün büyük oranda azalmasına neden oldu. Eylül 2015'te, Sahaviriya Steel Industries (SSI) şirketinin İngiltere’de bazı yatırım projelerinin rafa kaldırılacağının açıklanmasıyla krizin fitili ateşlenirken, Hindistan menşeli çelik devi Tata Steel de operasyonlarını satarak İngiltere’den çıkmaya hazırlandığını duyurmuştu.

Ülkenin çelik sektöründeki kriz, Eylül 2015 ila Mart 2017 döneminde sektörün iş gücünün 3'te birini oluşturan 7 bin kişinin işini kaybetmesine neden olmuştu.

Tata Steel İngiltere’nin Üst Yöneticisi Bimlendra Jha, Londra’da geçen ay düzenlenen bir konferansta yaptığı konuşmada, "Henüz sadece burnumuz suyun üzerinde. Dudaklarımız suyun altında. Herhangi bir ek yük bizi aşağıya çekebilir." ifadelerini kullanmıştı.

İngiliz hükümetinin teşvikleri ile bir miktar toparlanmaya başlayan çelik sektörünün tam olarak ayakta durabildiğini söylemek henüz mümkün değil...  

AA