ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, 15 Şubat Perşembe günü, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla görüşmek üzere Ankara’ya geliyor.

Amerikalı üst düzey yetkililerin Ankara ve İstanbul ziyareti öncesinde, Amerika ve Türkiye arasında Afrin Operasyonu sonrası gerilim tırmanırken, her iki ülkenin yetkililerinden sert açıklamalar geliyor.

Peki Obama yönetiminden bu yana iki tarafın da istediği düzeyde olmayan Türk-Amerikan ilişkileri yaşanan bu gerilimden nasıl etkileniyor? Uluslararası ilişkiler ve bölge konusunda uzmanlar Amerika’nın Sesi’ne değerlendirdi.

Prof. Dr. Serhat Güvenç, Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi. İki ülke arasında Ortadoğu üzerinden saflaşmanın belirlendiğini ifade eden Prof. Dr. Serhat Güvenç, artık Ortadoğu’da Türkiye’nin Amerika’yla işbirliği yapmasının mümkün olmadığını düşündüğünü belirtti. Amerika’nın tercihini Suriye’deki Kürtlerden yana kullandığını söyleyen Güvenç, Türkiye’nin Suriye konusunda, Amerika’nın kendi yanlarında olmaması halinde, karşı tarafta olduğunu düşündüklerini ifade etti.

Daha önce Türk-Amerikan ittifakının küresel konulara dayandığını, şu anda yaşanan bölgesel gelişmelerde ise Türkiye’nin çıkarlarını artık ABD ile özdeş görmediğini savunan Prof. Dr. Serhat Güvenç, “Türkiye’den özellikle çok sert tondan açıklamalar yapılıyor. Sanıyorum bunun arkasında da artık Amerika’daki bu dağınıklığın da etkisiyle Amerikan yüzyılının sonuna gelindiği ve yeni bir dünya kurulduğu, bu yeni dünyanın da Türkiye’nin komşusu olan bölgede kuruluşunda Türkiye’nin Amerika’ya rağmen rol oynayabileceği düşüncesi yatıyor” dedi.

Amerika’nın karşı koyacağını ve şiddetle karşılık vereceğini bilmesine rağmen Türkiye’nin askeri harekatı Menbiç’e kadar uzatma ihtimalinin olduğunu söyleyen Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Güvenç, Türkiye’nin bu kararında iç politika kaygıların olduğunu kaydetti. Son zamanlarda yapılan araştırma sonuçlarının, Türkiye’de Amerikan karşıtlığının had safhada olduğunu ortaya çıkardığını söyleyen Güvenç, Amerika ile Menbiç üzerinden bir çatışma yaşanmasının, askeri bakımdan başarısızlık ihtimalini getirse bile, iç politikaya başarı olarak yansıyacak bir gelişme olduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Güvenç, “Menbiç’e yönelik askeri operasyonun iç politikadaki getirilerinin, Türkiye’nin şu anda batıyla ilişkilerine göre öncellikli düşünüldüğü kanaatindeyim” diye konuştu.

Güvenç’e göre, Amerika her zaman Türkiye’yi Irak, Suriye ve Afganistan’da önemli bir ülke olarak gördüğü ve hiçbir zaman tek başına, bir politika birimi olarak görmedi. Bu nedenle de ABD’nin Türkiye’ye karşı tutarlı bir politika geliştirmediğini savunan Prof. Dr. Güvenç, şu anda Amerika’daki yönetim kadrosunun, Türkiye konusunda bütüncül bir yaklaşımla tasarlanmış bir politika geliştirecek kapasitede olmadığını, artık orta ve uzun vadede iki ülkenin ayrı yollarda gidebileceğini söylemenin mümkün olduğunu belirtti.

Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlter Turan ise, Türk-Amerikan ilişkilerinin Menbiç’teki YPG/PYD varlığından ötürü bir çıkmaza doğru sürüklendiğini kaydetti. Prof. Dr. Turan, bu konunun bir şekilde aşılması ve Türk-Amerikan silahlı kuvvetlerin karşı karşıya gelmemesi gerektiğini söyledi.

“İki ülke de silahlı bir çatışmaya girmek istemez”

Prof. Dr. İlter Turan, Amerika’nın kendisi açısından bölgede sadece IŞİD’i tehdit olarak gördüğünü ve IŞİD’e karşı her gücü olumlu bir kaynak olarak değerlendirdiğini belirtti. Türkiye’nin ise PYD/YPG’yi birinci derece, IŞİD’i ikinci derece tehdit olarak gördüğünü savunan Turan’a göre, çözüme ulaşabilmek için iki tehdidin de iki ülke tarafından aynı derecede önemli olduğunun kabul edilmesi gerekiyor.

Amerikalı yetkililerin yaptığı açıklamalara göre, Menbiç’teki YPG güçlerinin bir bölümünün Afrin’e kaydırıldığını söyleyen Prof. Dr. İlter Turan’a göre, bu durumda Amerika Türkiye’ye Menbiç’te önemli bir YPG unsurunun bulunmadığını söyleyecek ve belki geri kalan unsurların da bölgeden çıkarılmasını sağlayacak.

İki ülkenin de karşı tarafın siyasi iradesini kendi lehine çevirmeye çalıştığını söyleyen Turan, Türkiye’nin de, Amerika’nın da silahlı bir çatışmaya girmek ve karşı karşıya gelmek istemediğini ifade etti.

Amerika’nın Suriye’de ciddi bir müttefiki bulunmadığını belirten Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlter Turan, Amerika’nın Suriye içerisinde bir azınlık olan ve ülkenin kuzeyinde dağınık bölgelere yerleşmiş bir Kürt unsuruyla Suriye’de duruma hakim olamayacağını söyledi. ABD’nin Suriye’de daha etkili bir politika yürütebilmesi için başka ortaklara ihtiyacı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Turan, bu konuda Türkiye’yle yapılacak işbirliğinin Amerika açısından öneminin altını çizdi.

VOA