Eski Sırp komutan Mladic'in soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş kanunlarını ihlal etmekten müebbet hapse mahkum edilmesi, Bosna Hersek'teki üç kurucu etnik grupta farklı şekilde yorumlandı.

"Bosna Kasabı" Ratko Mladic'in, Lahey'deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesince (ICTY) soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş kanunlarını ihlal etmekten müebbet hapse mahkum edilmesi Bosna Hersek'teki üç kurucu etnik grupta farklı şekilde değerlendirildi.

Bosna Hersek'teki Boşnaklar, eski Sırp komutana verilen müebbet hapis cezasından kısmen memnun olduklarını dile getirirken, ülkedeki Sırpların hala Mladic'in arkasında durması ise hiç kimseyi şaşırtmadı. Şaşırtıcı olan, Boşnakların yanı sıra ülkedeki Hırvatlara karşı işlenen suçlardan da sorumlu tutulan Mladic hakkındaki karara, Bosnalı Hırvatların sessiz kalması oldu.

Savaşta en çok kaybı veren ve sadece 1995 yılında Srebrenitsa'da yapılan soykırımda 8 binden fazla erkeğin öldürüldüğü Boşnaklar, savaş döneminde Sırp askerlerin komutanı olan Mladic'in mahkemenin verebileceği en ağır ceza olan müebbetle cezalandırılmasından kısmen memnun. Hiçbir cezanın kayıplarını geri getirmeyeceğini ve adaletin asla tam olarak sağlanamayacağını düşünen Boşnaklar, Mladic'in sadece Srebrenitsa soykırımından değil, aynı zamanda 1992 yılında Prijedor, Kljuc, Sanski Most, Kotor-Varos, Foca ve Vlasenica'da da işlenen suçlardan da "soykırım" cezası alması gerektiği görüşünde. Oysa mahkeme, Mladic'e sadece Srebrenitsa'dan "soykırım" cezası verirken, diğer 6 şehirde ise "insanlığa karşı suç" işlendiğine hükmetti. Kısacası mahkeme, söz konusu şehirlerde "soykırım" sayılacak kadar insan öldürülmediğine karar verdi.

Yıl sonunda misyonunu tamamlayacak olan ICTY, Mladic davasındaki tutumuyla soykırımın tüm ülke genelinde değil, sadece Srebrenitsa'da yapıldığını onayladı. Savaşın hemen başında ülkenin kuzeyindeki yerleşim birimlerinde yapılan toplu katliamlar, Sırp olmadıkları için katledilen sivillerin öldürülme yöntemleri, toplama kamplarında işkencelere maruz kalmaları, toplu mezarlara gömülmeleri, birçok şehrin Sırp olmayanlardan tamamen temizlenmesi, sürgünler ve hala binlerce insanın cesedine ulaşılamamış olması mahkemece "soykırım" için yeterli görülmedi. Oysa savaştan önce Boşnak nüfusun yoğun yaşadığı birçok şehirde bugün neredeyse Boşnak olmayışı, soykırımın ve etnik temizliğin en büyük delili olarak göz önünde duruyor.

Bosnalı Sırplar, Mladic'in yanında

Bosnalı Sırplar ise kararın ardından Mladic'e destek olmak adına adeta demeç verme yarışına girişti. Başta Devlet Başkanlığı Konseyinin Sırp üyesi Mladen İvanic ve sık sık ayrılıkçı söylemleriyle gündeme gelen Bosna Hersek'teki Sırp Cumhuriyeti'nin (RS) Başkanı Milorad Dodik, açık şekilde Mladic'in arkasında durdu.

Dodik, kararın Sırp halkının gözünde Mladic'in bir "kahraman ve vatansever" olduğu duruşunu daha da güçlendireceğini belirtirken, "O imkansız koşullarda ordumuzu komuta etti, kendi halkının bağımsızlığını korudu, savundu." ifadelerini kullandı.

Kararı ve bu kararı veren mahkemeyi "siyasi" olarak değerlendiren Sırplar, binlerce Boşnak ve Hırvat'ın ölümünden suçlu bulunan Mladic'i hala "kahraman" olarak görmeye devam ettiklerini demeçlerinde açıkça dile getirdi. Ülkenin "en ılımlı" görünen Sırp siyasileri dahi, muhtemelen 2018 yılında yapılacak genel seçimde milliyetçi kesimin oyunu kaybetmemek adına, Mladic'in yanında durmayı tercih etti.

Öte yandan Bosna Hersek'teki Sırp nüfusun yoğun yaşadığı birçok şehirde de kararın ardından Mladic'e destek gösterileri yapılması, dört bir yana Mladic fotoğrafları asılması da aslında 1990'lardan bu yana bir arada yaşama kültürü adına çok fazla şeyin değişmediğini gösterdi.

Kararın ardından belki de ilk açıklama, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'ten gelmişti. Novi Sad şehrindeki bir programa katılan Vucic, Mladic için "Sırp" ifadesini kullanmaktan kaçınırken, eski Sırp komutan için "Sırp adı ve soyadı olan kişi" ifadelerini kullandı. Vucic, karara ilişkin değerlendirmesinde ise "geleceğe bakılmalı", "bölge barışı ve istikrarı önemli" gibi genel ifadeler kullanırken, bir nevi karara da tepkisiz kalmayı tercih etti ya da öyle görünmek istedi. Zira, Vucic'in bu hamlesi Sırbistan'ın Mladic ile arasına bir sınır koymak istediği ya da Vucic'in Bosnalı Sırp siyasilere "Ben susacağım, siz konuşun" talimatı verdiği yorumlarına neden oldu.

Sırpların dini lideri Sırp Ortodoks Kilisesi Patriği İriney de Mladic'e verilen karara ilişkin değerlendirmesinde, "Bu karar, büyük güçlerin şeytani işleri." sözleriyle, karara karşı duruşunu açık bir dille ifade etti.

Hırvatların sessizliği

Kararın ardından gelen tepkiler göz önüne alındığında belki de en ilginç nokta Bosnalı Hırvatların sessizliği oldu. Zira Mladic, Boşnakların yanı sıra savaşta Hırvatlara karşı işlenen suçlardan da hüküm giydi ancak Hırvat siyasiler bu konuda herhangi bir değerlendirme yapmadı.

Kararın ardından Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitarovic ve Başbakan Andrej Plenkovic yorumda bulundu fakat Bosnalı Hırvatların lideri konumundaki Devlet Başkanlığı Konseyinin Hırvat üyesi ve Konseyin mevcut başkanı Dragan Covic sessizliği bozmadı.

Hırvatistan Cumhurbaşkanı Kitarovic ile Başbakan Plenkovic ise yorumlarında "Mladic'in Hırvatistan'da işlenen suçlardan da hüküm giymesi" ve "Mladic'in dönemin Sırbistan yönetimi ile bağının da kabul edilmesi" gerektiğini söyledi. Bosna'da Sırp güçlerinin katlettiği, sürgün ettiği Hırvatlar konusunda ise herhangi bir ifade kullanılmaması dikkati çekti.

Bosnalı Hırvatların lideri Dragan Covic ve ülkedeki diğer Hırvat siyasilerin sessizliği ise gözden kaçmadı. Covic'in sessizliğinin, daha önce Bosnalı Sırp lider Milorad Dodik ile yaptığı siyasi uzlaşmadan kaynaklı olduğunu yorumları yapıldı.

Özetle, Mladic hakkındaki müebbet hapis cezasının, Boşnaklar dışındaki her kesim tarafından 2018 yılında yapılacak devlet başkanlığı ve parlamento seçimine yatırım olarak görülmesi gözden kaçmayan detay oldu. Gelecek yılın Bosna Hersek'teki etnik gruplar arasındaki ilişkiler adına daha neler getireceği ise şimdiden merak konusu.

Mladic hakkındaki karar

ICTY, 22 Kasım'daki karar duruşmasında "Bosna Kasabı" olarak bilenen Mladic hakkında "insanlığa karşı suçlar işlemek", "soykırım yapmak" ve "savaş kanunlarını ihlal etmek" suçlarından müebbet hapis cezası verdi.

Mladic, iddianamedeki 11 maddenin 10'undan suçlu bulundu. Eski Sırp komutan sadece iddianamenin ilk maddesinde yer alan Kljuc, Sanski Most, Kotor-Varos, Prijedor, Foca ve Vlasenica şehirlerinde de "soykırım suçu işlendiği" maddesinden hüküm giymedi.

Mladic, "soykırım" suçunun yanı sıra "insanlığa karşı suçlar" başlığı altındaki sürgün, yok etmek, öldürmek, sınır dışı etmek ve insanlık dışı eylemler suçlarından, ayrıca "savaş kanun ve geleneklerini ihlal etmek" başlığı altında öldürmek, terör, sivillere karşı hukuka aykırı saldırılar ve esir almak suçlarından sorumlu tutuldu.

Müebbet, ICTY'nin verebileceği en yüksek ceza olduğundan, Mladic'in savaşta işlenen suçlarda üstlendiği rol de bir nevi uluslararası bir mahkemece de onaylanmış oldu.

AA