Irak, terör örgütü DEAŞ'ın elinde bulunan son kasaba Rava’yı da alarak örgütü Irak haritasından sildi.

DEAŞ Musul’u ele geçirdikten sonra ülkede önemli değişikliklere sebebiyet verdi. Örgütün Irak haritasına ilk girişi, 2014 yılının haziran ayında ülkenin ikinci büyük şehri Musul'u, dönemin Başbakanı Nuri el-Maliki'ye bağlı ordu ve polis güçlerinin hiçbir direnişiyle karşılaşmadan ele geçirmesiyle başladı. Bağdat'a bağlı güçler direniş göstermeden silahlarını bırakıp kaçarak, örgüte hem ileri teknik düzeydeki silahlarını ve hem de tarihi kenti bırakmıştı.

Terör örgütü DEAŞ, Musul'da Irak Merkez Bankasını ele geçirerek, kasada bulunan yaklaşık 400 milyon dolara el koydu. Musul’u avucunun içine alan örgüt birkaç hafta içinde petrol yataklarında da kontrolü sağlayarak, ülkenin zengin petrol yataklarını finansman aracı haline getirdi.

Musul'da askeri ve ekonomik gücünü artıran DEAŞ bölgedeki ilerlemesine devam ederek, Kerkük'ün Havice, Riyad, Dibis ve güneyindeki birçok kasaba ve köyle birlikte Enbar vilayetinin tamamında kontrolü ele geçirdi. Enbar'dan sonraki hedefin başkent Bağdat olduğunu açıklayan örgüt ardından yön değiştirerek Erbil’e doğru hareket etmeye başladı.

Peşmerge onlarca Arap aileyi tehcire zorladı

DEAŞ'ın Erbil’e yönelmesinin ardından Peşmerge Kerkük’ü koruma bahanesiyle bu şehre yoğun güç takviyesi yaptı. Kerkükte kontrolü sağlayan Peşmerge Irak Merkezi hükümetine ait iki ana petrol kuyusunu ele geçirdi. Kerkük şehir merkezinin yanı sıra kentin güneyindeki ilçelerde de nüfuzunu artıran Peşmerge, buralarda yaşayan, yerli, onlarca Arap aileyi tehcire zorladı. Kerkük'ün güneyinde yer alan birçok köy Peşmerge'nin eliyle boşaltılarak harabeye dönüştü.

Tartışmalı bölge olarak sayılan ve yoğun Türkmen nüfusuna sahip Kerkük'te Peşmerge'nin güvenlik mekanizmasını ele geçirmesiyle terör örgütü PKK'nın bu kentteki varlığı arttı. Terör örgütüne ait militanlar, elebaşı Abdullah Öcalan ve PKK'yı simgeleyen bez parçalarını Kerkük'ün birçok noktasına astı. PKK'nın buradaki mevcudiyeti Türkmenler için güvenlik tehdidi oluştururken terör örgütünün buradaki mevcudiyetine ve hareket alanını genişletmesine Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) mensubu eski Vali Necmeddin Kerim açık destek verdi.

Maliki'nin üçünü dönem başbakanlık koltuğuna oturma çabası

Irak'ta 2003 yılından sonra ülkeyi 8 yıl yöneten, mezhepçi yaklaşımları, kamu mallarının kötüye kullanımı ve yolsuzluk gibi faktörlerle ülkeyi askeri, siyasi ve son olarak ekonomik yönden iflasa sürükleyen Maliki her ne kadar üçüncü dönem başbakanlık koltuğuna oturmak istese de buna imkan bulamadı.

DEAŞ'ın ülkede boy göstermesine, komuta kademesindeki askerlerin sevk ve idaredeki başarısızlığı, ordu güçlerinin Musul ve ülkenin batısındaki kentlerde yaşayan Sünni halka yönelik kışkırtıcı ve hak ihlallerine dayanan davranışlardan Maliki sorumlu tutuldu.

Ülke'de 2006 yılındaki dönemin Başbakanı İbrahim el-Caferi'den sonra Maliki iki dönem başbakanlık yaptı. 2014 Ağustos ayından sonra ise yerine seçilen Haydar el-İbadi ülkenin birçok sorununu alarak başbakanlık koltuğuna oturdu.

Haşdi Şabi'nin kurulması

Irak'ta Şii dini merci olarak kabul edilen Ayetullah Ali es-Sistani, 13 Haziran 2014 tarihinde DEAŞ'a karşı cihat fetvası vererek, silah taşıyabilen herkesin cephelere gitmesini istedi. Sistani'nin çağrısıyla birlikte binlerce Iraklı Şii, daha sonra "Haşdi Şabi" adını alacak olan milis gruplardan müteşekkil bu örgütü meydana getirdi.

Haşdi Şabi'nin, ilerleyen süreçte İran Devrim Muhafızları Kudüs Ordusu Komutanı Kasım Süleymani ve diğer İranlı komutan ve askerler tarafından DEAŞ'la mücadele bahanesiyle yönetilmeye başlandığı görüldü. Haşdi Şabi, sadece askeri alanda değil, DEAŞ'tan geri aldıkları Sünni bölgelerde idari ve siyasi alanlarda etkin olmaya başladı. Tartışmalı hale gelen bu milis yapı, DEAŞ'la mücadele dönemlerinde Sünni sivil halka karşı uluslararası raporlarda da yer alan insan hakları ihlallerinde bulunmuştu.

Bağdat yönetimi de, bu tartışmalı yapıya meşruiyet kazandırma ve kurumsallaştırma yollarına girerek, Başbakanlığa bağlı özerk bir kuruma dönüştürüldü. Ülkenin savunma ve güvenlik mekanizması arasında yer alan Haşdi Şabi'ye ülke bütçesinden ödenek ayrılıyor.

Haşdi Şabi çatısı altında Irak'ta 70'e yakın Şii milis grubu faaliyet gösteriyor. 

DEAŞ'a karşı koalisyon

DEAŞ'ın Irak'ta Musul'dan başlayarak birçok yerde kontrolü ele geçirmesine karşı ABD öncülüğünde Türkiye ve birçok batılı ülkenin yer aldığı koalisyon Ağustos 2015'te kuruldu.

15 ülkeden oluşan bu koalisyon, Irak ve Suriye’de DEAŞ'e karşı hava saldırıları düzenleyip terör örgütüne karşı savaşan gruplara askeri danışmanlık ve insani yardım sağladı.

Gayrimeşru referandum

DEAŞ'ın bitme noktasına geldiği Irak'ta Mesud Barzani, özellikle tartışmalı bölgelerde ortaya çıkan merkezi yönetim otoritesinin boşluğundan yararlanarak, sözde bağımsızlık için referandum gerçekleştirme kararı aldı.

Bağdat, Ankara, Tahran, ABD ve uluslararası toplumun karşı çıkmasına rağmen Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), Barzani'nin emriyle 25 Eylül'de tartışmalı bölgeler dahil referanduma gitti.

Irak Federal Mahkemesince "gayrimeşru" ilan edilen referandum sonrasında Bağdat yönetimi harekete geçti. Merkezi yönetime bağlı güçler, 15 Ekim akşamı Kerkük'e birçok koldan girerek, Peşmerge'nin geri çekilmesini sağladı ve kentteki petrol kuyuları da dahil olmak üzere tüm bölgeyi kontrol altına aldı.

Bağdat yönetimine bağlı güçler, Kerkük'teki devlet binalarına asılan IKBY bayrağını indirerek, yerine ülke bayrağı göndere çekildi. Irak güçleri, Kerkük'ün güneyi ile Musul ve ona bağlı birçok bölgede hakimiyeti Peşmerge'nin elinden aldı.

Bu durum karşısında hem içerideki Kürt muhalefeti hem de Bağdat'tan gelen baskılar karşısında Mesut Barzani, IKBY Başkanlık görevlerini Meclis ve Başbakan Neçirvan Barzani'ye devretmek zorunda kaldı.

Başbakan İbadi, tartışmalı bölgelerin tamamına yakınında kontrol sağladıklarını ifade ederek, IKBY denetimindeki sınır ve havalimanlarının da kontrolünün bundan böyle Bağdat'ta olacağını bildirdi.

"DEAŞ, askeri olarak bitti" 

Irak Federal Mahkemesi'nin sonuçlarını iptal ettiği gayri meşru referandumdan sonra Bağdat yönetiminin tartışmalı bölgeleri merkeze katma girişimi sürerken, Irak güçleri DEAŞ'ın elindeki son kasaba ve Suriye sınırına yakın Rava'yı da geri aldı.

Irak Başbakanı İbadi, dün yaptığı basın toplantısında, "Irak'ta DEAŞ'ı askeri olarak bitirdik ve ele geçirdiği tüm bölgeleri kurtardık." dedi.

İbadi, DEAŞ'a karşı nihai zaferi mayınlı alanları temizledikten sonra ilan edeceklerini ve bu günü de "milli gün" (tatil) olarak ilan edeceklerini söyledi.

Bundan sonraki süreçte ülkenin batısında yer alan Suriye sınırındaki çöl bölgesinde örgüt tarafından döşenen mayınların temizlenmesi olduğunu açıklayan Irak Savunma Bakanlığı, sınırda güvenliği sağlamaya yöneleceklerini aktardı.

Irak yönetimi terör örgütü DEAŞ'la mücadelede 100 milyar dolar harcadı. Bununla birlikte yerinden edilen kişilerin evlerine dönmesi, yaraların sarılması, örgütün tahrip ettiği alt yapı ve sosyal dokunun yol açtığı zararın kapatılması için devletin yoğun bir çalışma içine gireceğini dile getiren uzmanlar bunun kolay olmayacağını ve zaman alacağını kaydediyor.

Irak deaş ile ilgili görsel sonucu

AA