Suriye krizinde taraflar arasında iki hafta içinde Soçi, Riyad ve Cenevre'de diplomasi trafiği ivme kazanacak.

Suriye'de yaklaşık 7 yıldır süren iç savaşa siyasi çözüm bulmak için diplomatik süreç hızlanıyor. Cenevre görüşmelerinde şu ana kadar sonuç elde edilememesi, dikkatlerin Rusya'nın Soçi kentinde gerçekleşecek Türkiye, Rusya ve İran zirvesine çevrilmesine neden oldu.

Türkiye ve Rusya öncülüğünde geçen yıl aralık ayında yürürlüğe giren ateşkes, Beşşar Esed rejiminin ihlallerine rağmen, 1 yıl aradan sonra İsviçre'nin Cenevre kentinde yeni müzakerelerin önünü açacak Astana sürecini başlatmıştı.

Bu yıl içinde Cenevre'de ABD, Avrupa ülkeleri, Türkiye, Rusya, İran başta olmak üzere çok sayıda ülke ile Esed rejimi ve muhalefetin temsilcileri 4 kez bir araya geldi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 2254 sayılı kararı çerçevesinde Suriye'de siyasi geçişin ele alınması gereken müzakerelerde muhaliflerin önüne "terörle mücadele" gibi farklı başlıklar konuldu.

Astana süreciyle Esed rejimi ve İran destekli grupların saldırıları ile çatışmalar önemli ölçüde kontrol altına alınmış olmasına karşın Cenevre görüşmeleri sonuçsuz kaldı.

Cenevre'de tarafların 8. görüşmeleri 28 Kasım'da yapması bekleniyor. BM kaynakları gündemin anayasa taslağı çalışmaları ve terörle mücadeleye odaklanacağını bildiriyor.

Ancak rejimin Doğu Guta gerginliği azaltma bölgesindeki askeri kuşatmasını sıkılaştırması ve saldırıları şiddetlendirmesi muhaliflerin büyük tepkisiyle karşılaşıyor.

Muhalifler, ABD ve diğer Batı ülkelerini Cenevre sürecine ağırlıklarını koymadıkları gerekçesiyle eleştiriyor.

Cenevre sürecinden bugüne kadar sonuç çıkmaması ise dikkatlerin Soçi zirvesine odaklanmasına neden oldu.

Soçi'de garantörler zirvesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin katılımıyla Soçi'de Suriye konulu üçlü zirve yapılacak.

Astana sürecinin garantörü üç ülkenin dışişleri bakanları ve teknik heyetleri geçen hafta sonu zirvenin ön hazırlıklarını Antalya'da tamamladı.

Çavuşoğlu, terör örgütü PKK/PYD'nin Rusya'nın tertiplemeyi planladığı "Suriye Halkları Kongresi"ne davet edilmesini kabul etmelerinin mümkün olmadığının altını çizmişti.

AA'nın Soçi'deki görüşmelere katılacak kaynaklardan aldığı bilgiye göre, zirvede ortak bir bildiri yayınlanması bekleniyor.

Zirvede, Esed rejiminin itirazı nedeniyle Rusya'nın adını "Suriye Halkları Kongresi"nden "Ulusal Diyalog Kongresi"ne (UDK) çevirdiği ve 3 Aralık'ta gerçekleşmesi beklenen toplantının hazırlıkları da ele alınacak.

Türkiye, UDK sürecine terör örgütü PKK/PYD'nin katılmasına karşı çıkıyor.

Bu koşulun sağlanması halinde Ankara için, Astana sürecinin siyasi devamlılığını sağlayacak UDK platformu çalışmalarına destek verilmesi kolaylaşacak.

Bu arada, Soçi'de 3 Aralık'ta gerçekleşmesi planlanan UDK toplantısının, Cenevre'de 28 Kasım'da başlaması öngörülen görüşmelerin son günleriyle çakışması ihtimali belirdi.

Riyad toplantısı ve muhalefeti "şekillendirme" çabası

Uluslararası müzakerelere tek vücut olarak katılmaya çalışan muhalifler geçen şubat ayında Riyad'da geniş tabanlı bir birliktelik sağlamış, Müzakere Yüksek Komitesi'ni (MYK) belirlemişti. Askeri muhalif grupların geniş desteğini alan MYK, muhaliflerin meşru temsilcisi olarak müzakerelere katılmıştı.

Son olarak, muhaliflerin çatı kuruluşu Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) üyeleri, Kahire ve Moskova platformları olarak bilinen gruplar, bazı askeri muhalif gruplar ve bağımsız isimlerin Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da 22-24 Kasım tarihlerinde toplanması planlanmıştı.

Ancak MYK Genel Koordinatörü Riyad Hicab'ın dün istifa etmesinin hemen ardından toplantının ertelenmesi gündeme geldi.

AA