Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, "Suriye" konulu Türkiye, Rusya ve İran'ın katılımıyla Soçi'de düzenlenecek zirve öncesi üç ülke dışişleri bakanlarının hafta sonu Antalya'da bir araya geleceğini söyledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Suriye" konulu Türkiye, Rusya ve İran'ın katılımıyla 22 Kasım'da Soçi'de düzenlenecek zirve öncesi üç ülke dışişleri bakanlarının hafta sonu Antalya'da bir araya geleceğini söyledi.

Çavuşoğlu, Lübnan Dışişleri ve Göçmenler Bakanı Gebran Bassil ile Dışişleri Konutu’nda bir araya gelmesinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. 

Çavuşoğlu, Bassil ile ikili ve her iki ülkeyi doğrudan ilgilendiren bölgesel gelişmeleri değerlendirdiklerini kaydetti.

Lübnan Başbakanı Saad Hariri’nin istifası ve sonrasındaki süreci de değerlendirme fırsatı bulduklarını dile getiren Çavuşoğlu, Bassil’in bu konuda yürüttüğü diplomatik temaslar hakkında da bilgi aldıklarını anlattı. 

"Biz Lübnan’ın birliğini, beraberliğini, istikrarını destekliyoruz ve Lübnan’ın istikrarını riske atacak her türlü gelişmenin karşısındayız. Bu sorunun da suhuletle çözülmesinden yanayız." diyen Çavuşoğlu, Hariri’nin Lübnan’a döneceği yönündeki açıklamayı da memnuniyetle karşıladıklarının altını çizdi. 

Çavuşoğlu, "Bu sorunun Hariri'nin Lübnan'a döndükten sonra gerek Cumhurbaşkanı ile gerekse diğer siyasi aktörlerle ve kendi partisi ile görüşerek ve hiç kimsenin baskısı altında olmadan aklıselim bir şekilde doğru kararı vereceklerine inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn başta olmak üzere Lübnanlı yetkililerin de sergiledikleri tavrı takdirle karşıladıklarını vurgulayan Çavuşoğlu, ikili ilişkileri geliştirmek için de yoğun çaba sarf ettiklerini bildirdi.

Çavuşoğlu, Lübnan’da bulunan Birleşmiş Milletler Barış Gücü’ne bundan sonra da Türkiye’nin katkılarını süreceğini belirtti.

Lübnan’ın geçmişte çok acılar çektiğini ve Suriye’deki durumdan dolayı çok sayıda mülteciye ev sahipliği yaptığını hatırlatan Çavuşoğlu, bunun Lübnan için ne kadar ağır bir yük olduğunu en iyi Türkiye’nin bileceğini dile getirdi.

Çavuşoğlu, "Dolayısıyla Lübnan’ın başka sorunlara ihtiyacı yoktur. Tam tersi var olan sorunların çözümüne hep beraber katkı sağlamamız gerekiyor. Şu anda Türkiye’nin tavrı son derece nettir." diye konuştu.

Sorular

Çavuşoğlu, Lübnan'daki gelişmelerle ilgili bir soru üzerine, bu konunun daha fazla tırmanmaya yol açmadan çözülmesini arzu ettiklerini ve bu çerçevede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Lübnanlı mevkidaşını aradığını, Türkiye'nin büyükelçisinin Hariri'yi ziyaret ettiğini anlattı. 

Çavuşoğlu, "Suhuletle bir an önce, Hariri'nin de Lübnan'a dönerek, kendi içlerinde istişare yaparak bu sorunun halledilmesini arzu ediyoruz. Türkiye, Lübnan'ın kardeşidir, Lübnan halkının kardeşidir. Bu konuda da her türlü olumlu katkı yapmaya hazırız." dedi.

"Üç ülkenin dışişleri bakanları olarak Antalya'da bir araya geleceğiz"

Bakan Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Türkiye, Rusya ve İran'ın katılımıyla düzenlenecek "Suriye" konulu üçlü zirveye katılmak üzere 22 Kasım'da Soçi'ye gideceğinin hatırlatılması üzerine şunları söyledi:

"Özellikle Halep sonrasında Rusya ile ikili başlattığımız sürece daha sonra İran'ı da dahil ettik ve Astana süreci başladı. Astana sürecinden bu yana esasen Suriye konusunda önemli gelişmeler de oldu. Ateşkes konusunda, çatışmasızlık bölgelerinin ve gerginliği azaltıcı bölgelerin oluşması bakımından da çok önemli gelişmeler elde ettik ve sahada da ateşkes büyük oranda tesis edildi. Kalıcı bir siyasi çözüm olmadan bugüne kadarki kazanımlar ne kadar devam ettirilebilir? Bundan sonraki süreçte siyasi çözüme daha fazla odaklanmamız gerekiyor. 

Soçi'de üçlü zirve gerçekleştirilecek 22 Kasım Çarşamba günü. Bu toplantıdan önce üst düzey bürokratlarımız, uzmanlarımız bir araya gelecek. Aynı şekilde hafta sonu üç ülkenin dışişleri bakanları olarak Antalya'da bir araya geleceğiz. Sonuçta da zirveyi gerçekleştireceğiz inşallah. Önce bugüne kadar ne yaptık ve hangi noktaya geldik, bunları değerlendireceğiz ve bundan sonra hangi adımları atabiliriz? Suriye'de istikrarı ve barışı nasıl geri getirebiliriz? Astana ile Cenevre'yi nasıl entegre edebiliriz? Tüm bu konuları elbette değerlendirme fırsatımız olacaktır. Liderlerin vardığı mutabakat çerçevesinde biz çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdüreceğiz."

"Temennimiz Başbakan Hariri'nin bir an önce dönmesi"

Lübnan Dışişleri ve Göçmenler Bakanı Bassil, Lübnan Başbakanlığından istifa eden Saad Hariri'nin durumuna ilişkin, "Temennimiz, Başbakan Hariri'nin bir an önce ülkesine dönmesi ve bu konunun çözüme kavuşması. Biz, şu ana kadar nefesimizi tuttuk ve sabırla bekliyoruz çünkü başka olayların tırmanmasını istememekteyiz. Bir an önce Sayın Hariri'nin ülkesine gelip özgür şekilde karar vermesini beklemekteyiz." dedi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildiği ve Bakan Çavuşoğlu ile bir araya geldiği için büyük memnuniyet duyduğunu dile getiren Bassil, Türk yetkililerin Lübnan'daki olayları yakından izlediğini ve önem verdiğini vurguladı. 

Bassil, "Lübnan aslında kendisini öyle bir yerde buldu ki gerçekten çok tehlikeli bir durumla karşı karşıya kaldı. Lübnan aslında şu anda ulusal birliğinin tehlikede olduğunu görmektedir. Aslında biz ulusal birliğimizi koruyarak daha güzel bir şekilde çalışarak bunun üstesinden gelebiliriz." diye konuştu. 

Yaşanan sorunun özgürlüklerle ilgili olduğunu söyleyen Bassil, "Burada yetkililere verilen dokunulmazlıklar ve uluslararası koruma meselesi var ve mutlaka buna saygı duyulması gerekir. Söz konusu olan Lübnan'ın egemenliğidir ve aynı zamanda Lübnan'da yetkili ve üst düzey yetkililerin egemenliğidir." ifadelerini kullandı. 

Bassil, politikalarının, Lübnan'ı tehlikelerden uzak tutmak olduğunun altını çizerek, "Lübnan, hiçbir Arap ülkesinin iç işlerine karışmamayı ve hiçbir Arap ülkesinin de Lübnan'ın iç işlerine karışmamasını benimsemiştir." dedi. 

"Lübnan'ın egemenliğiyle ilgili bir konu"

Ülkesinin, Lübnan'daki gelişmeleri Türk dostlarıyla istişare ederek görüştüğünü belirten Bassil, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Temennimiz, Başbakan Hariri'nin bir an önce ülkesine dönmesi ve bu konunun çözüme kavuşması. Biz, şu ana kadar nefesimizi tuttuk ve sabırla bekliyoruz çünkü başka olayların tırmanmasını istememekteyiz. Bir an önce Sayın Hariri'nin ülkesine gelip özgür bir şekilde karar vermesini beklemekteyiz.

Şu çok önemli: Hariri konusu aslında Lübnan'ın egemenliğiyle ilgili bir konu. Dolayısıyla bu gözle bakmak gerekmektedir. Şu anda Sayın Hariri Lübnan hükümetinin başındadır ve bu görevini sürdürmekte olduğu görülüyor." 

İçinde bulundukları dönemin sona ermesini ve her şeyin normale dönmesini beklediklerini ifade eden Bassil, "Lübnan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'na teşekkür etmekte ve Türkiye'nin tutumuna şükranlarını iletmektedir." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin duruşunun en başından bu yana belli ve tamamen darbelere karşı şekilde olduğunu aktaran Bassil, Türkiye'nin Lübnan halkının yanında olduğunu kaydetti. 

Bassil, Lübnan'daki gelişmelerle ilgili başından itibaren Fransa'nın girişimlerini çok dikkatle izlediklerini vurgulayarak, "Görüyoruz ki Lübnan üzerinde çalışılmaktadır ve bu planın sonunda Sayın Hariri önce Fransa'ya gidişi, daha sonra Lübnan... (Hariri) İstifasıyla ilgili öyle bir durumda olmalıdır ki tamamen özgür ve kendi vereceği bir karar olmalıdır." dedi. 

Hariri'nin, Fransa'ya gidecek olmasının kendileri için sadece bir detay olduğunu söyleyen Bassil, "Bizim için önemli olan gelip kendi halkıyla kucaklaşması ve onlarla olmasıdır." ifadesini kullandı. 

Bassil, Suriye'deki duruma ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, ülkesinin, Suriye'de ateşkesin bir an önce kalıcı hale gelmesini ve siyasi çözümü desteklediğini bildirdi.

AA