Suudi Arabistan’da yönetim kademelerindeki tasfiyelerle yeni nesil iktidarı devralırken, akrabalık ilişkilerinin belirlediği imtiyazların ve bunların doğal sonucu olan yolsuzluk olaylarının da önüne geçilmesi hedefleniyor.

"Hakkında yolsuzluğa karıştığına dair delil bulunan kişi, ister prens, ister bakan olsun hukuki soruşturmadan muaf tutulmayacaktır." Bu sözler Mayıs ayında bir televizyon programında ülkesinin yolsuzlukla mücadele konusundaki politikaları hakkında konuşan Suudi Arabistan Veliahtı tarafından sarf edildi. Veliaht yolsuzluğa karışanların siyasi ağırlığı ve ekonomik gücü dikkate alınmaksızın kim olursa olsun hakkında kovuşturma yapılacağının sözünü vererek, yürütme erkinin önceliğinin yolsuzlukla mücadele olacağını taahhüt etti.

"4 Kasım 2017" tarihi Suudi Arabistanlıların zihinlerine Suudi Arabistan vatandaşlığı bulunan Lübnan Başbakanı Saad Hariri'nin başkent Riyad'da istifasını açıklamasıyla başlayan yerel ve bölgesel açıdan son derece önemli hızla ve peş peşe gelişen olayların yaşandığı bir gün olarak kazınacak.

Hariri'nin istifasının ardından gecenin ilk saatlerinde Riyad sakinleri Husilerin Kral Halid Havalimanını hedef aldığı uzun menzilli füze saldırısından dolayı endişe yaşadı. Ardından Riyad'dan füzenin hedefine ulaşmadan hava savunma sistemleri tarafından başarıyla imha edildiği yönünde açıklama geldi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait uçaklar, olaya Yemen'in başkenti Sana'daki Savunma ve İçişleri bakanlıklarını hedef alan hava saldırılarıyla karşılık verdi.

Ancak aynı akşam yaşanan en önemli gelişme Veliaht Prens Muhammed bin Selman başkanlığında Yolsuzlukla Mücadele Yüksek Komisyonu oluşturulmasını öngören kraliyet kararnameleri oldu. Bunu bazı bakan ve prenslerin görevlerinden azledilmesi, 11'i prens, 4'ü yeni, onlarca eski dönem bakanın yanı sıra iş adamları ve üst düzey yetkilileri kapsayan gözaltılar takip etti.

Bin Selman başkanlığında, Denetim ve Soruşturma Kurulu, Yolsuzlukla Mücadele Ulusal Kurulu, Genel Denetim Divanı ve Ulusal Güvenlik Birimi başkanlarının yanı sıra baş savcıyı da kapsayan Komisyonun oluşturulması yönündeki kararnameden bir kaç saat sonra gözaltı operasyonu başladı. Suudi Arabistan'daki Üst Düzey Alimler Kurulu da söz konusu Komisyonun oluşturulması kararını kutladı. Kurul yolsuzlukla mücadelenin, terörle mücadele kadar önemli olduğunu belirterek, "İslam hukuku, yolsuzlukla mücadeleyi vurgular ve emreder." açıklamasında bulundu.

Yolsuzlukla mücadele

Kraliyet kararnamelerinin yayınlanmasıyla çok sayıda bakan ve yetkili azledildi. Yarı resmi basın organları, yolsuzluk suçlamasıyla 11 prensin yanı sıra eski ve yeni dönemde bakan ve bakan yardımcılığı görevlerinde bulunan 38 kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Bunların arasında büyük şirketlerin eski müdürleri ve iş adamları da bulunuyordu. Ayrıca ülke içinde ve yurt dışına tüm özel uçuşlar durduruldu.

Bazı adım ve uygulamalarla, Bin Selman'ın ülkesinin "mutedil ve diğer görüşlere açık İslam" anlayışına dönmeyi benimseyen yeni Suudi Arabistan vizyonu çerçevesinde 4 Kasım'da alınan kararlara zemin hazırlandı. Bu kararların muhatabı "radikal" İslam'dan kaçınan batı ile iptal edilen bazı heyetlerin dayattığı "prangalardan" kurtulmak isteyen gençlerdir. Bu kararlar, ayrıca geçen haftalarda çoğu sembol ismin gözaltına alındığı "Sahve'nin" (uyanış) on yıllardır hakim olduğu atmosferi değiştirecek fikri bir ortam oluşturma çabasıdır.

Veliaht Prens, yüzde 70'ini 30 yaş altı nüfusun oluşturduğu bir toplumda, bir yandan İslam'ın "radikal" yorumlarıyla mücadeleye diğer yandan kalkınma ve yolsuzlukla mücadele gibi ekonomik reformlara yoğunlaşıyor. Muhammed bin Selman, gelecek 30 yılın radikal düşünceyle mücadele içinde geçmesini istemiyor.

Suudi Arabistan'da halkın büyük bölümünü oluşturan gençler, önceki nesillere oranla en az dindar kesim. Devlet içerisinde etkin kurumlar ve görevlere yaptığı atamalar yoluyla ülke yönetiminde ve karar alımında en büyük role sahip olmak isteyen 32 yaşındaki Muhammed bin Selman da bu kesime mensup. Eski nesli yavaş yavaş uzaklaştırma çabaları çerçevesinde yaşı büyük prenslerin görevlerinden alınıp yerlerine veliaht prensin yaşına yakın bir grubun getirilmesi, yeni, yolsuzluğun daha az olduğu ve genç bir Suudi Arabistan inşa etme hedefi taşıyor. Yani Bin Selman, toplumsal konumlarını dikkate almadan idari ve mali "yolsuzluk yapanlara" alternatif olarak, dosyalarında "yolsuzluk" kaydı bulunmayan yeni yüzler getirmeye çalışıyor.

Suudi Arabistan basını ile sosyal medya hesapları takip edildiğinde görevlere atanan yeni kişilerin, daha önce "yolsuzlukla" itham edilmemiş "temiz" isimler olduğu izlenimi oluşuyor.

Suudluların yorumları ve bloglarında da atılan son adımlar konusunda "açık bir sevinç" gözlemlemek mümkün. Çok büyük servet sahibi olan "yolsuzluk başlarının" hedef alınmasının, "hayırlı" kararlar şeklinde nitelendirildiği yorumlarda, bu servetlerin çoğunun gayri meşru yollarla elde edildiği değerlendirilmesinde bulunuluyor. Aslında ülkenin servetlerinden olduğu belirtilen bu kazanımlarda "bizim de hakkımız var" deniliyor. Sosyal medya kullanıcıları, özellikle gençlerin ev alabilme, giderlerin ödenmesi, sağlık harcamaları ve borçlarının ödenmesi gibi aşamadığı zor problemlerinin çözümü için bu servetlerde payları olduğunu düşünüyor.

Bu sevinç ve rahatlığın arkasında, Veliaht Prensin gençleri öncelikleri arasına almasının olduğu su götürmez bir gerçek. Alınan bu kararların öncelikli hedefi gençler. Bin Selman, kararları konusunda gençlerin desteğini almayı başardı.

Suudi Arabistan'daki Son Uygulamalar ile ilgili görsel sonucu

AA