Başbakan Yıldırım, "15 Temmuz'da kurumlarımıza verilen tahribat ve buradaki insan kaybımız, öğrenci kaybımız süratle telafi edildi. Bu konuda hiçbir zafiyet kalmamış ve süratle buradaki açık kapatılmıştır." dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Milli Savunma Üniversitesi Akademik Yıl Açılışı ve Harp Enstitülerinin Eğitime Başlaması töreninde, bilim ve teknolojide sağlanan gelişmelerin, askeri alana da yansıyarak, harp sanatına yeni bir boyut kazandırdığını anlattı.

Türkiye Cumhuriyeti'ni, demokrasiyi, milli egemenliği ve milletin kendisini hedef alan ancak kahraman milletin, vatansever askerin, cumhurbaşkanının ve hükümetin kararlı duruşuyla durdurulan 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra tabiatıyla bir çok tedbirlerin alındığını hatırlatan Yıldırım, şöyle konuştu:

 "Bu tedbirlerden bir tanesi de Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığının yeniden yapılandırılmasıdır. O gece asker kılığına girmiş teröristlerin ülkemize yaşattığı acıların, bir daha tekrar etmemesi için bu tedbirleri aldık. Gereken adımları titizlikle attık ve bugün akademik yıl açılışını yaptığımız Milli Savunma Üniversitesi de bu alınan kararlardan bir tanesidir. Burada harp enstitüleri, harp okulları, astsubay meslek okulları, araştırma enstitülerini yani bütün askeri eğitim kurumlarını bir çatı altında topladık. Bu eğitim kurumlarımız, ülkemizin savunma ve caydırıcılık kabiliyetini en üst noktaya taşıyacak olan gerekli donanıma sahip insan gücümüzü yetiştirecek kurumlardır. Gururla ifade etmeliyim ki Türk Silahlı Kuvvetlerinin subay ve astsubay kaynağını oluşturan bütün okullarımızda fiziki ve teknik ihtiyaçlar eksiksiz karşılanmıştır."

Yıldırım, 15 Temmuz'da bu kurumlara verilen tahribatın ve buradaki insan, öğrenci kaybının hızla telafi edildiğini belirterek, "Az önce rektörümüzün bana verdiği bilgilere göre, harp akademileri, harp okulları, astsubaylar ve akademilerde 15 Temmuz öncesi, Jandarma'yı, GATA'yı ve Sahil Güvenliği çıkardıktan sonra toplam sayı 9 bin 828. Bugün bu sayı 9 bin 832'dir. Dolasıyla bu konuda hiçbir zafiyet kalmamış ve süratle buradaki açık kapatılmıştır. Tabii buna Jandarma'yı, Sahil Güvenliği, GATA'daki öğrencileri koyarsanız daha önceki 16 bin seviyesi neredeyse yakalanmış gibi gözüküyor." ifadelerini kullandı.

"İhanetin boyutu her geçen gün ortaya çıkıyor"

Başbakan Yıldırım, bir yıllık süre içerisinde istedikleri hedeflere ulaşmanın 15 Temmuz gibi büyük bir travmadan sonra önemli bir başarı olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: 

"Tabii ki bu başarıda bütün hepinizin emeği vardır, hepinizi canı gönülden tebrik ediyorum, kutluyorum. Hükümet olarak bütün başarılı ve özverili çalışmaların daima arkasında olduğumuz gibi, bu kurumumuza da her zaman sahip çıkacağız. Şunu iyi bilelim, bu yapısal dönüşüm artık gerçekleşmiştir, bundan böyle de aynı şekilde devam edecektir. Amacımız bu değişimi geleceğe dönük tahkim etmek ve burada yetişecek genç subaylarımızı, astsubaylarımızı değişen dünya şartlarına göre, değişen tehdit algılarına göre en iyi şekilde bilgi ve uygulamalarla donatmak. Sizin göreviniz bu konuda her türlü inisiyatifi almak ve bunu gerçekleştirmek. Bunun için ihtiyacınız olan her türlü imkan ve kabiliyet de tabii ki hükümetimiz tarafından sağlanmış olacaktır. Az önce bakanım da ifade etti, bu alçak örgütün ülkemize yaptığı ihanetin boyutları her geçen gün daha da açık bir şekilde ortaya çıkıyor. Bakın, 15 Temmuz darbesi sonrası görevlendirmelere göz attığınızda nelere rastlıyoruz. İstanbul Valisi, Hava Harp Okulu Komutanı. TRT İstanbul Radyosu Müdürü, Hava Harp Okulu Alay Komutanı. İş Bankası Genel Müdürü, Hava Harp Okulu Dekanı. Böyle atamalar yapmışlar. Harp okulunun hocalarının görevi darbe yapıp, kurumların başına geçmek mi?"

Bu ve buna benzer tehditlerin ülkede bir daha yaşanmamasının bu kurumların milletle bütünleşmesine bağlı olduğunu aktaran Yıldırım, "Tamam titiz olacağız, buraya seçim yaparken en kabiliyetli, en iyi, vatanını, milletini, bayrağını seven evlatlarımız alacağız, burada bir tereddüt yok. İşte bu hassasiyeti alçak FETÖ terör örgütü görmüş ve bu alanı kendi kirli amaçları doğrultusunda tepe tepe kullanmıştır. Günün sonunda öyle bir hale gelinmiştir ki bir tek bile onların istemediği öğrenci buraya girememiştir. Bu ülkemizin geleceği için büyük bir felaketin başlangıcıydı. Bu bakımdan 15 Temmuz darbe girişimi, bize, ülkemize, insanımıza, demokrasimize büyük bir tahribat vermekle beraber göz bebeğimiz Silahlı Kuvvetlerimizin kurtuluş için de önemli bir dönüm noktası olmuştur. Bunu böyle bilmek lazım." değerlendirmesini yaptı.

"Caydırıcı ağırlıklı hazırlıklar daha da önem kazanıyor"

Günümüzde tehdit algılarının gittikçe değiştiğini dile getiren Yıldırım, şöyle devam etti:

"Artık 50 yıl önceki, 50 yılı bir kenara bırakın, 10 yıl önceki tehdit algısıyla bugünkü tehdit algısı aynı değil. Ülkeler savunma ağırlıklı hazırlık yaparken bugün caydırıcı ağırlıklı hazırlıklar daha da önem kazanıyor. Önceden tankla, topla, uçakla bir harp icra edilirken şimdi bilişimle, siber saldırılarla harpler yapılıyor. Dolayısıyla bilgi artık en büyük güç haline geliyor. Çok büyük paralarla oluşturduğunuz savunma ve caydırıcılık kabiliyetiniz bazen işe yaramaz hale geliyor ve çok kolay elde edilebilen siber araçlarla daha büyük tahribatlar yapan saldırılarla karşı karşıyayız. Bunun için birçok ülke siber kuvvetler adı altında komutanlıklar kurdu. Bu konuda Türk Silahlı Kuvvetleri de gerekli adımları attı. 2011'den itibaren siber tehdidi bir önemli tehdit kabul ederek bu yönde gerekli alt yapıyı oluşturdu. Dolayısıyla bölgemizin stratejik konumunu da göz önüne aldığımızda Türkiye'nin hem savunma sanayisine hem caydırıcılık kabiliyetine yönelik adımlarını artan bir tempoda sürdürmesi kaçınılmaz."


AA