Avustralya'ya kaçak yollarla girmeye çalışan sığınmacıların gönderildiği Manus Adasındaki gözaltı merkezinde kalanlar, insani olmayan koşullarda yaşamlarını sürdürmek zorunda kalıyor.

Al Jazeera televizyonu, gözaltı merkezinde kalan sığınmacılara ulaşarak kampın kapatılmasına yönelik endişelerini ve buradaki yaşam koşullarını haberleştirdi.

Avustralya hükümeti, ülkeye teknelerle ulaşmayı başaran sığınmacıları deniz aşırı ülkelerde kurduğu gözaltı merkezlerinde tutuyor.

"Burada, laboratuvar faresi gibiyiz"

Al Jazeera muhabirinin röportaj yaptığı 4 sığınmacıdan biri olan Endonezyalı Persia, Avustralya'ya adım atar atmaz gözaltına alınarak zorla Manus Adası'na gönderildiğini belirterek, "Avustralya'nın insan haklarını uygulayan bir ülke olduğunu düşünürdüm, tamamen yanılmışım. Burada, laboratuvar faresi gibiyiz." diye konuştu.

"Manus'ta, sanki savaş bölgesindeymişiz gibi yaşıyoruz"

Sığınmacı ve gazeteci Behrouz Boochani, 2013'te İran'dan kaçarak geldiği Avustralya'da gözaltına alınarak Manus'a getirildiğini söyleyerek "Manus'ta, sanki savaş bölgesindeymişiz gibi yaşıyoruz. Sığınmacılar kötü bir şey olmasına her an hazır. Her an askerler gelip, kampa saldırabilir." dedi.

"Avustralya bana hayvanat bahçesindeki bir hayvanmışım gibi davranıyor"

Afganistan'daki çatışmalardan kaçarak geldiği Avustralya'da 2013'te gözaltına alınarak adaya getirilen Abdul, şunları söyledi:

"Avustralya bana hayvanat bahçesindeki bir hayvanmışım gibi davranıyor. Travma, depresyon, mide sorunları yaşadım ama hiç bu kadar korkmadım. Kaybedecek bir şeyim kalmadı o nedenle haksızlığa karşı susmayacağım."

" Ölüm bizi buranın kapısında bekliyor"

İran'dan 15 yaşında kaçan Amir ise "Şimdi yapabileceğimiz tek şey buradan ayrılmaya direnmek çünkü ölüm bizi buranın kapısında bekliyor. Yemeksiz, susuz da öleceğimizi biliyoruz ama en azında kendi ayaklarımızla kendi ölümümüze yürümeyiz." ifadelerini kullandı.

İlgili resim

AA