Türkiye'nin BM Cenevre Ofisi Nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Koru, Arakanlı Müslümanlara yönelik her türlü insani desteği sürdüreceklerini vurgulayarak "Türkiye, Rohingya Müslümanlarını kendi kaderlerine bırakmayacak, teslim etmeyecek." dedi.

Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi Nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Naci Koru, BM Cenevre Ofisi'nde düzenlenen "Arakanlı Sığınmacılar İçin Uluslararası Yardım Konferansı" ve Arakanlı sığınmacıların yaşadığı insani krize ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

BM'nin Arakan krizinde üzerine düşen görevi yapmaya çalıştığını ifade eden Koru, "BM, diğer ön safta bulunan ülkeler gibi Arakan krizinde elinden geleni yapmaya çalıştı. Aslında bu konferans da bunun bir örneğidir. Konferans, tüm BM üyesi ülkeleri bir araya getirip onların da ellerini taşın altına koymasını sağlamak üzere gerçekleştirildi." diye konuştu.

25 Ağustos'tan bu yana Myanmar ordusu ve fanatik Budistlerin saldırılarından kaçarak Bangladeş'e sığınan 600 binden fazla Arakanlı Müslüman'ın Myanmar'daki evlerine geri dönmesinin sağlanması gerektiğinin altını çizen Koru, sözlerini şöyle sürdürdü:

"BM, defalarca Arakanlıların evlerine geri dönmesi konusunda Myanmar hükümetine telkinde bulundu. Konferansta söz alan ülkeler de Myanmar hükümetine telkinde bulundular. Myanmar hükümetinin bu konuyu öncelikli bir konu olarak ele alması gerektiğini ve Arakanlı Müslümanların geri dönmesi için eyleme geçilmesi gerektiği uyarısında bulundular. Umarım Myanmar hükümeti de bu uyarılara kulak asacak ve önümüzdeki dönemde şimdi Bangladeş'te çok güç şartlar altında yaşayan Rohingya Müslümanları kendi ülkelerine, kendi bölgelerine geri döneceklerdir. Bunu umut ediyoruz."

İlgili resim

"Türkiye üzerine düşen görevi yaptı"

Arakanlı Müslümanların kısa vadede evlerine dönebilmesi için öncelikle gerekli altyapının kurulması gerektiğine dikkati çeken Koru, BM ve uluslararası kuruluşların bu konuda yapması gereken görevler olduğunu ifade etti.

"Rohingya Müslümanlarının evlerine geri dönebilmesi için en önemli görev, tabiatıyla Myanmar ve Bangladeş hükümetine düşüyor." diyen Koru, Türkiye'nin bu iki ülkeyle yakın temasta bulunarak üzerine düşeni yaptığını söyledi.

Koru, Türkiye'nin krizin başından itibaren Arakanlı Müslümanlara yardım elini uzattığını vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

"Krizin ilk ortaya çıktığı günden itibaren çok hassas davrandık. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız ve aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanımızın eşleri Sayın Emine Erdoğan bölgeyi ziyaret etti. Rohingya Müslümanlarının Bangladeş'te yaşadığı çadırları, ne kadar güç şartlar altında yaşadıklarını gördü, onlarla konuştu ve ihtiyaçlarının karşılanması konusunda talimatlar verdi. Arakanlı Müslümanların çadırlarının kurulmasında, yiyecek, içecek ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanması konusunda yardımcı olduk. AFAD, TİKA ve Türk Kızılayı insani yardımlarda bulundu. Kızılay, hem Bangladeş'teki hem de Arakan'daki Müslümanlara yardım elini uzattı. İki ülkede de yerel makamlarla çok yakın temas içinde oldu. Kızılay'ın bu çalışmaları önümüzdeki günlerde, haftalarda ve aylarda da devam edecek. Türkiye, Rohingya Müslümanlarını kendi kaderlerine bırakmayacak, teslim etmeyecek."

"Uluslararası kuruluşlarla çok yakın temas içindeyiz"

Daimi Temsilcilik olarak Arakan krizi konusunda Cenevre'de BM başta olmak üzere uluslararası örgüt ve kuruluşlarla çok yakın temas içinde olduklarını belirten Koru, "Hem bugüne kadar yaptığımız yardım faaliyetlerini onlara anlatıyoruz hem de bundan sonra neler yapılması gerektiği konusunda onları yönlendirmeye gayret ediyoruz. Bu çalışmalarımıza önümüzdeki dönemde de aynen devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Koru, uluslararası örgütlerin Türkiye'yi "kişi başına düşen gayrisafi milli hasılasına göre en fazla dış yardım yapan ülke" olarak belirlediğini vurgulayarak Türkiye'nin insani yardımlarda dünyaya örnek olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

İlgili resim

AA