Tacikistan Başmüftüsü Abdulkadirzade, "15 Temmuz darbe teşebbüsünü şiddetle kınadık, olayın perde arkasında yer alan örgütün açığa çıkmasıyla birlikte bu örgütle iltisakı bulunan kurumları kapattık." dedi.

Tacikistan Başmüftüsü Said Mukerrem Abdulkadirzade, Fettullahçı Terör Örgütün'ün 15 Temmuz'daki darbe girişimini sırasında Türk hükümetinin yanında yer aldıklarını hatırlatarak, "Bu teşebbüsü şiddetle kınadık ve olayın perde arkasında yer alan örgütün açığa çıkmasıyla birlikte bu örgütle iltisakı bulunan kurumları kapattık." dedi.

İstanbul'da bazı temaslarda bulunan Abdulkadirzade, Tacikistan İstanbul Başkonsolosluğu'nca düzenlenen etkinlikte basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Basında yer alan Tacikistan'daki bazı dini uygulamalara getirilen kısıtlama iddialarına değinen Abdulkadirzade, bu kısıtlamanın tüm toplumu değil, sadece bazı kesimleri kapsadığını belirtti.

"Yılda ortalama 6 bin kişi hacca gidiyor"

Medyada yer alan bu tarz haberleri doğru bulmadığını ifade eden Abdulkadirzade, "SSCB döneminde Tacikistan'ın da bağlı olduğu belli başlı kurallar vardı ve o dönemdeki din karşıtı tutumların günümüzde aksine işlediğini görüyoruz" dedi.

Tacikistan'ın bağımısızlığından önce ülkede medresenin bulunmadığını anlatan Abdulkadirzade, şu anda birçok medresenin yanı sıra "Ebu Hanife" üniversitesi gibi İlahiyat ve İslami bilimlerinin öğretildiği eğitim kurumlarının bulunduğunu vurguladı.

Said Mukerrem Abdulkadirzade, şöyle devam etti:

"Daha önceki 70 yıllık SSCB döneminde sadece yaklaşık 70 insanımız hacca giderek bu ibadetini yerine getirmiştir. Oysa bağımsızlıktan sonra bu rakam yıllık ortalama 6 bin kişiye yükselmiştir. Sovyet döneminde neredeyse ülkede cami bile yoktu, ama şimdi ülke genelinde yaklaşık 4 bin camimiz var. Ayrıca 25 alimden oluşan "İslami Ulema Şurası" başkanlık bünyesinde faaliyetlerini sürdürüyor."

"40 yaş altı hacca gitme yasağı geçici ve umre ziyaretlerini kapsamıyor"

Ülkesinde hacca gitme konusunda uygulanan "40 yaş altı yasağı ve "sakal bırakma" kısıtlamalarına değinen Abdulkadirzade, şunları kaydetti:

"Daha önce SSCB döneminde hacla ilgili uygulanan kısıtlamalardan dolayı birçok vatandaşımız bu ibadetinden mahrum kaldı. Devletimiz hac kotasını ve bu şekilde oluşan mağduriyetleri gidermek adına böyle bir geçici düzenlemeyi yürürlüğe sokmuştur. Umre ziyaretleri için herhangi bir kısıtlama söz konusu değildir. Sakal bırakma yasağı kesinlikle İslami değerlere karşı atılmış bir adım değildir, daha çok güvenlik gerekçeleriyle uygulanmaktadır."

Tacikistan'ın çevresindeki ülkelerde meydana gelen aşırıcılık harketlerine, oluşan tahribat ve yıkımlara dikkati çeken Başmüftü Abdulkadirzade, "Ülkemizde bu gibi tehditlerin önlenmesi için ilgili kanun ve düzenlemelere gereksinim duyulmuştur. Sakal düzenlemesi, kişilerin kimlik belgelerinde yer alan fotoğraflardaki haliyle gerçek görünümleri arasındaki uyuşmazlığı gidermek için uygulanıyor" ifadelerini kullandı.

"15 Temmuz'dan sonra FETÖ ile iltsakı bulunan kurumları kapattık"

Tacikistan Başmüfüsü Said Mukerrem Abdulkadirzade, 15 Temmuz'daki Fetullahçı Terör Örgütü üyeleri tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin hemen ardından Türk hükümetinin yanında yer aldıklarını hatırlatarak, "15 Temmuz teşebbüsünü şiddetle kınadık, olayın perde arkasında yer alan örgütün açığa çıkmasıyla birlikte bu örgütle iltisakı bulunan kurumları kapattık." dedi.

Abdulkadirzade geçmişte ükesinin de bu tip tehditlere maruz kaldığını belirterek, şunları söyledi:

"Bizim de ülkemizde aynı durumlar yaşandı. Bu konuda Türkiye'yi tehdit eden unsurlar aslında bizim ülkemizi de benzer şekilde tehdit ediyor. Bundan dolayı devletimiz aşırıcılıkla mücadele kapsamında bazı düzenlemeler yapma yoluna başvurmuştur."

Tacikistan Ankara Büyükelçisi Muhammed Ali Recebiyan, Başmüftü Abdulkadirzade'nin İstanbul'a gelişinin ikili ilişkilerinin güçlendirme adına güzel bir adım olduğunu ifade etti. Recebiyan, son zamanlarda medyada yer alan "Tacikistan'daki Din Karşıtlığı" haberlerinin gerçeği yansıtmadığını vurguladı.

"Tacikistan'da  gülen okulları ile ilgili görsel sonucu

AA