Başbakan Yardımcısı Bozdağ, "Türkiye ile ilgili Batı'da pek çok kirli algı var Türkiye'de güvenlik olmadığına dair.

Türkiye'deki güvenlik Strazburg'daki güvenlik nasılsa aynıdır. Paris ne kadar güvenliyse Türkiye'de Ankara o kadar güvenlidir." dedi.

Başbakan Yardımcısı Bozdağ: Türkiye ile ilgili Batı'da pek çok kirli algı var ile ilgili görsel sonucu

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Türkiye ile ilgili Batı'da pek çok kirli algı var Türkiye'de güvenlik olmadığına dair. Türkiye'deki güvenlik Strazburg'daki güvenlik nasılsa aynıdır. Paris ne kadar güvenliyse Türkiye'de Ankara o kadar güvenlidir. Türkiye ile ilgili ne duyarsanız bir de Türkiye'den o bilgileri teyit edin. Acaba doğru mudur, eğri midir? Göreceksiniz ki pek çoğu yalan, iftira. Olmadık şeyler maalesef Türkiye aleyhine algı oluşturmak için kullanılıyor." dedi.

Strazburg'da uzun süre eski bir fabrika hangarında hizmet veren ve yıkılarak yerine Osmanlı mimarisine uygun ve külliye formatında yeniden inşa edilecek Eyüp Sultan Camisi'nin yapımında ilk harç törenle döküldü.

Başbakan Yardımcısı Bozdağ, törende yaptığı konuşmada, 3 bin kişi kapasiteli ibadet yerinin çevresinde yer alacak okul, çarşı ve kültür imkanlarıyla yeni bir yaşam merkezi haline geleceğini belirtti.

Külliyenin mimarisinin Strazburg'a ayrı bir zenginlik katacağına inandığını söyleyen Bozdağ, böylesine önemli bir eserin burada yapılmasına destek veren Doğu Fransa Bölge Valisi Jean-Luc Marx'a, Strazburg Belediye Başkanı Roland Ries'e ve diğer yetkililere teşekkür etti.

İslam'ın barış dini olduğunu vurgulayan Bozdağ, şiddet, terör ve öldürmenin İslam ile yan yana getirilemeyeceğini vurgulayarak, şunları belirtti:

"Bugün DEAŞ terör örgütü, FETÖ, El Kaide terör örgütü, Boko Haram terör örgütü ve İslam'ı istismar eden terör örgütlerinin tamamı İslam'a ve Müslümanlara düşmanlık yapıyor. DEAŞ ve diğer terör örgütlerine baktığınız zaman yaptıkları terör eylemleri, Müslümanlığın, İslam'ın kabul edeceği bir şey olmadığı gibi insanlığın da kabul edeceği bir şey değildir. Çok net söylüyorum, bu terör örgütleri şeytanların dahi gıpta ettiği terör örgütleridir. Çünkü şeytanlar bir araya gelseler, 'İslam'dan ve Müslümanlardan bütün insanları hatta Müslümanları soğutmak, nefret ettirmek, düşmanlaştırmak için bir organizasyon yapalım.' deseler belki DEAŞ, El Kaide, Boko Haram, FETÖ gibi bir organizasyon ortaya çıkardı. Onun için bu terör örgütleri en büyük zararı Müslümana, İslam'a veriyor."

DEAŞ'ın yapılan mücadeleye rağmen hala varlığını devam ettirdiğine dikkati çeken Bozdağ, terör örgütüne kimin silah verdiğinin bilindiğini, el altından silah verenler oldukça DEAŞ'la mücadelenin başarılı yürütülemeyeceğini ifade etti.

"Hakikat eninde sonunda yalan ve iftirayı yenecek"

Bozdağ, Türkiye aleyhine yalan ve fitne üzerine kurulu algılar oluşturulmaya çalışıldığına işaret ederek, bu algılara karşı hakikatin egemen olması için yoğun mücadele verdiklerini bildirdi.

Hakikatin eninde sonunda yalan ve iftirayı yeneceğine dikkati çeken Bozdağ, şunları kaydetti:

"Türkiye ile ilgili Batı'da pek çok kirli algı var Türkiye'de güvenlik olmadığına dair. Türkiye'deki güvenlik Strazburg'daki güvenlik nasılsa aynıdır. Paris ne kadar güvenliyse Türkiye'de Ankara o kadar güvenlidir. Türkiye ile ilgili ne duyarsanız bir de Türkiye'den o bilgileri teyit edin. Acaba doğru mudur, eğri midir? Göreceksiniz ki pek çoğu yalan, iftira. Olmadık şeyler maalesef Türkiye aleyhine algı oluşturmak için kullanılıyor. Avrupa'da ağırlanan DHKP-C'li, PKK'lı ve FETÖ'cü teröristler her yerde kravatlarıyla dolanıyorlar ve her yerde Türkiye'nin aleyhine kanaat oluşturmak için yarış içindeler."

Bu teröristlerin gazetelere, televizyonlara, yorumculara ve siyasilere Türkiye'nin aleyhine bir cümle ettirmek, bir raporun altına imza attırmak için para aktardıklarını ifade eden Bozdağ, şöyle dedi:

"Raporları hazırlıyorlar, götürüp veriyorlar, altına sen sadece imzanı atıyorsun. O raporu sonra alıp değişik sivil toplum kuruluşlarına, partilere, uluslararası örgütlere, 'Falan meşhur zatın raporu' diye gönderiyorlar. Çok net bilgilere sahip olarak söylüyorum. Raporu hazırlayanın adının olduğu, imza atacağı ve imza attığı yer dışında raporun içeriğinden haberi yok. Böylesine kirli bir operasyonla Türkiye karşı karşıya."

Belediye başkanı ve validen destek

Doğu Fransa Bölge Valisi Jean-Luc Marx da törende yaptığı konuşmada, Strazburg'un içinde bulunduğu Alsace ile Lorraine bölgelerinin hukuki statüsü gereği dini ve örfi uygulamalarda Fransa genelinden farklı özellik gösterdiğini belirtti.

Bölgede artan Müslüman nüfusa yönelik yeni yapılanmaların desteklendiğini aktaran Marx, "Bu harç, Eyüp Sultan toplumunun gelişiminin yaşadığı değişimin bir örneğidir. Bu değişimi başka topluluklar da takip edecektir." ifadesini kullandı.

Strazburg Belediye Başkanı Roland Ries, Eyüp Sultan Camisi'nin eski dönemlerinden ve külliye biçiminde yeniden inşa edilmesinin projeye dönüştüğü zamanlardan örnekler vererek, Strazburg'da yaşayan tüm vatandaşları olduğu gibi Müslüman topluluğunu da ibadethane ve çeşitli dini vecibeleri yerine getirme noktasında desteklediklerini söyledi.

Ries, tören sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada da herkesin görev ve hakları olduğunu hatırlatarak, Müslümanların bunlardan biri olan ibadet yeri hakkı için ilk adımın atıldığını dile getirdi. Ries, caminin inşaatı için belediyeye bir sübvansiyon başvurusunun yapılmadığını da açıkladı.

Törene, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa, Fransa İslam Konseyi (CFCM) Başkanı Ahmet Oğraş, IGMG Genel Başkanı Kemal Ergün, Doğu Fransa Bölge Valisi Jean-Luc Marx, Strazburg Belediye Başkanı Roland Ries, Fransız Senatör Fabienne Keller, Türkiye'nin Strazburg Başkonsolosu Özgür Çınar ile diğer misyon temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Tören konuşmaların ardından külliye inşatına ilk harcın konulmasıyla sona erdi.

Osmanlı mimarisinde yapılacak

İslam Toplumu Milli Görüşe (IGMG) bağlı külliyenin inşatının 3 yıl içerisinde bitirilmesi ve 32 milyon avroya mal olması bekleniyor.

IGMG tarafından 1996'da satın alınan ve düzenlenerek 21 yıl boyunca cami olarak kullanılan eski fabrika hangarlarının yerine, 28 kubbe ve 44 metre yüksekliğinde çift minareli cami ve külliye yapılacak.

Osmanlı mimarisine göre inşa edilecek, 15 dönüm arazi üzerinde, 3 bin kişilik mescit, konferans salonları, okul, kütüphane, öğretmenler odası, restoran ve butiklerin yer alacağı külliyenin ayrıca 600 araç kapasiteli otoparkı ve bisiklet parkı da bulunacak. 44 metre yüksekliğinde çifte minaresiyle Strazburg'un dini, mimari ve kültürel çeşitliliğine renk katacak caminin ana kubbesi etrafında 27 küçük çapta kubbe de yer alıyor.

AA