Washington yönetiminin ısrarlı çağrı ve sert uyarılarının ardından, ABD hariç NATO üyelerinin 2017 sonundaki savunma harcamaları yüzde 4,3'e çıkacak.

NATO, savunma harcamalarına ilişkin son rakamları açıkladı.

Buna göre, ABD'nin, ittifakın Avrupalı müttefiklerine yaptığı uyarıların ardından ülkelerin savunma harcamalarındaki artış dikkati çekti.

2015'te savunma harcamalarındaki kesintileri tersine çevirip yüzde 1,8 seviyesine ulaştıran, 2016'da bunu yüzde 3,3'e yükselten NATO üyesi Avrupa ülkeleri ve Kanada'nın 2017'de bu oranı yüzde 4,3'e çıkarmasının beklendiği açıklandı.

Bu oranlar, tüm müttefiklerin savunmaya 2017'de büyük bölümü ABD'den olmak üzere 954,9 milyar dolar harcayacakları anlamına geliyor.

(left to right) Raimonds Bergmanis (Minister of Defence of Latvia), Raimundas Karoblis (Minister of Defence of Lithuania), Tomasz Szatkowski (Undersecretary of State of Defence of Poland), Peter Gajdos (Minister of Defence of the Slovak Republic), Jussi Niinisto (Minister of Defence of Finland - standing), Andreja Katic (Minister of Defence of Slovenia) and Maria Dolores de Cospedal Garcia (Minister of Defence of Spain)

ABD'den savunmaya 683 milyar dolar

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 2'sinin savunmaya harcanacağı yönünde 2014'te alınan karara rağmen, 29 üyeden sadece 6'sı bu orana ulaşıyor.

Bu ülkelerden ABD, GSYH'sinin yüzde 3,58'ini (683 milyar dolar,) Yunanistan yüzde 2,32'sini (4,5 milyar dolar), Estonya yüzde 2,14'ünü (519 milyon dolar), İngiltere yüzde 2,14'ünü (54,8 milyar dolar), Romanya yüzde 2,02'sini (3,8 milyar dolar) ve Polonya yüzde 2,01'ini (10 milyar dolar) savunmada kullanacak.

Askeri personelde Türkiye ikinci sırada 

Askeri personel sayısında Türkiye, ikinci sırada yer alıyor.

ABD'nin 1 milyon 308 bin, Türkiye'nin 387 bin, Fransa'nın 209 bin, İtalya'nın 181 bin, Almanya'nın 179 bin, İngiltere'nin 161 bin, İspanya'nın 121 bin, Polonya'nın 111 bin ve Yunanistan'ın 107 bin askeri personeli olduğu açıklandı.

NATO üyeleri, 2014'teki Galler Zirvesi'nde savunma yatırım taahhüdü kararı almıştı. Rusya'nın Kırım'ı yasa dışı ilhakı, Ukrayna'daki saldırgan tutumu ile terör örgütü DEAŞ'ın Suriye ve Irak'ta artan faaliyetleri, ittifak üyelerinin bu kararı almasında etkili olmuştu.

AA