Uzun yıllardır yavaş bir seyir izleyen Türkiye-Çin ilişkileri, 2009'da hem ekonomik hem de siyasi manada iki ülke için kritik geçti.

İki ülke ilişkilerinde en önemli kırılma noktasını 14 yıldan beri Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Çin'e yaptığı devlet ziyareti oluşturuyordu. Zira Gül'ün 24-29 Haziran günleri arasında yaptığı bu ziyaret iki ülke arasında yeni bir sayfa açmıştı. Gül'e Çin ziyareti sırasında Devlet Bakanı Zafer Çağlayan ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın yanı sıra milletvekilleri ve işadamlarından oluşan yaklaşık yüz kişilik bir heyet eşlik etti. Gül, Pekin'in yanı sıra Shenzhen, Xian, ve Uygur bölgesinin merkezi Urumçi'de temas ve incelemelerde bulundu. Gül'e, Şincan Üniversitesi tarafından fahri profesörlük unvanı verildi.

Gül'ün bu ziyaretinde Pekin'de iki ülke arasında bir dizi anlaşmalar da imzalandı. Bunlar şöyle sıralandı: Enerji Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı, Türkiye ve Çin Dışişleri Bakanlıkları Arasında Ortak Çalışma Grubu Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı, Kültür Varlıklarının Korunması, Yasa Dışı Yollardan Yurt Dışına Çıkarılması ve Satılmasının Önlenmesi Anlaşması, Türk Telekom, İş Bankası ve Akbank ile Çin Eximbank arasında Ticaret Finansmanı ve Kredi Limiti Çerçeve Anlaşması ve Anadolu Ajansı ile Çin'in resmi Xinhua Haber Ajansı arasında görüntü değişimini öngören anlaşma.

URUMÇİ OLAYLARI VE GERİLEN İLİŞKİLER

Gül'ün bu ziyaretten bir hafta sonra, 5 Temmuz'da Urumçi'de Uygurlar ile Han Çinlileri arasında kanlı olaylar çıktı. İstenmeyen bu olaylara neden olarak güneydeki Guangdong eyaletindeki bir oyuncak fabrikasında Uygur işçilerle Han Çinlileri arasında çıkan kavgada iki Uygur işçinin ölmesi gösterildi. Uygur gençleri Urumçi'de gösteri yaptı ve söz konusu kavganın sorumlularının cezalandırılmasını istedi. Ancak Çin polisinin gösterilere silahlı müdahale ettiği ileri sürüldü. Bunun üzerine kanlı olayların patlak verdiği kaydedildi. Uygurlar aynı gün akşam önlerine gelen Han milliyetinden (ülkedeki çoğunluk milliyet) olanlara ve bunların işlettiği dükkânlara saldırdı. Ertesi gün de Çinlilerin Uygurlara karşı atağa geçmesiyle olaylar bir başka boyuta taşındı. Çin, olaylarda çoğunluğu Han milliyetinden olmak üzere 197 kişinin öldüğünü, bin 700'e yakın kişinin de yaralandığını bildirdi. Ancak Uygur kaynaklar bu sayıların çok daha fazla olduğunu savunuyor.

Olayların ardından tutuklamalar başladı ve 20'ye yakın Uygur Türkü idama mahkûm edildi. Öte yandan 5 Temmuz olaylarının ardından bir ay önce Kamboçya'ya Çin'deki Hıristiyan misyonerlerin yardımıyla giren ve buradaki Birleşmiş Milletler Mülteciler Ofisi'ne sığınma talep eden 20 Uygur, Çin'in girişimleri sonucu geri gönderilmişti. Bu durum dünya kamuoyunun tepkisine neden olmuştu.

İkili ilişkiler Türk hükümeti ve kamuoyunun söz konusu kanlı olaylar karşısında gösterdiği hassasiyet sonrası gerildi. İlişkilerin yeniden rayına oturması amacıyla Devlet Bakanı Zafer Çağlayan 28 Ağustos-1 Eylül günleri arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın özel temsilcisi sıfatıyla Erdoğan'ın özel mesajını Çin Başbakanı Wen Jiabao'ya getirdi. Çin'in eski Ankara Büyükelçisi Song Aiguo ise, Çin Dışişleri Bakanı Yang Jiechi'nın özel temsilcisi olarak Ankara'yı ziyaret etti.

Bakan Çağlayan, daha sonra 24-27 Eylül günlerinde iki ülke arasındaki Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantısı için bir kez daha Pekin'e geldi. Bu ziyaretlerle ikili ilişkiler tekrar rayına oturdu. Karşılıklı güvenin tesis edildiği belirtildi.

EKONOMİK VE TİCARİ İLİŞKİLER

Finans konularında resmi görüşmelerde bulunmak üzere Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Çin Maliye Bakanı Xie Xuren'ın (Şie Şürın) resmi davetlisi olarak 15-18 Eylül tarihleri arasında Çin'e bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret ikili ilişkilerin normalleşmesi adına önem taşıyan bir ziyaret olarak değerlendirildi.

2009'da küresel krizin etkileri kapsamında Çin'in genel ithalatının azalmasına ve Türkiye'nin ihracatındaki gerilemeye rağmen Türkiye'nin Çin'e 2009 yılı ihracatı yüzde 8 oranında artış göstererek, 1 milyar 550 milyon dolara ulaştı. İthalatın ise yılsonunda 12,5 milyar dolar olarak gerçekleşmesi bekleniyor.

Türkiye'nin Çin'le 2009'daki ekonomik ve ticari ilişkilerde dikkati çeken hususlar ise ithalatta geçen yıla göre yaklaşık 3 milyar dolar azalışın kaydedilmesi, ihracatın ithalatı karşılama oranın artması ve bazı yeni ürün gruplarının (kimyevi maddeler, hazır giyim demir çelik, su ürünleri-tavuk ayağı, tütün,) dahil olması olarak sıralanıyor.

2008'de Çin'e ihracat 1 milyar 437 milyon dolar, ithalat ise 15 milyar 642 milyon dolar olarak gerçekleşmişti.

Öte yandan Sağlık Bakanı Recep Akdağ da 21-24 Nisan tarihleri arasında sağlık alanında işbirliği görüşmelerinde bulunmak üzere Çin'e resmi bir ziyaret gerçekleştirmiş ve Çin Sağlık Bakanı Chen Zhu ile bir araya gelmişti.

ASKERİ İLİŞKİLER

Askeri ilişkilerde de üst düzey ziyaretler 2009 yılında da sürdürüldü. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç (18-24 Nisan), Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay da 4-8 Kasım tarihlerinde Çin'i ziyaret etti.

Çin tarafından da Türkiye'ye ziyaretler yapıldı. Çin Merkezi Askeri Komisyonu Başkan Yardımcısı Guo Boxiong 10-14 Mayıs tarihlerinde Türkiye'yi ziyaret etti.

Çin Kamu Güvenliği Bakanı Meng Jianzhu ise 24-27 Mayıs tarihlerinde, Çin Su Kaynakları Bakanı Chen Lei ise 20-22 Mart tarihlerinde İstanbul'daki 5. Dünya Su Forumuna katılmak, Maliye Bakanı Xie Xüren ise 1-6 Ekim'de Dünya Bankası-IMF ortak toplantısına katılmak için Türkiye'yi ziyaret etmişti.

Çin Ticaret Bakanı Chen Deming ise Devlet Bakanı Zafer Çağlayan'ın davetlisi olarak 6-9 Ocak 2010 tarihleri arasında Türkiye'yi ziyaret edecek ve bu ziyaret ikili ilişkilerin geliştirilmesi adına büyük önem taşıyor. Zira bu ziyaretin ardından Çin Başbakanı Wen'ın Türkiye'yi ziyaret etmesi planlanıyor.

(CİHAN)