Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Orta Doğu Başdanışmanı Erşat Hürmüzlü, Türkiye'nin Batı'daki ilişkileriyle Doğu'daki ilişkilerinin birbirinin alternatifi olmadığını, Türkiye'nin bütün taraflarla ilişkilerini bu şekilde yürüttüğünü söyledi.
Hürmüzlü, bugün Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta, "Araştırmalar ve Dokümantasyon Merkezi" tarafından düzenlenen konferansa katıldı. "Türkiye'nin Dış politikasında yeni açılımlar" konulu bir konferans veren Hürmüzlü, Türkiye'nin bölge ülkelerine yönelik siyasi çalışmalarını ve Türkiye'nin genel bakış açışını anlattı.

A.A muhabirine açıklama yapan Hürmüzlü, konferansa, Lübnan Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı'nın temsilcilerinin ve Lübnanlı kültür ve bilim adamlarının katılarak, büyük ilgi gösterdiğini belirtti.

Hürmüzlü, konferansta temel olarak, Türkiye'nin Orta Doğu'ya yönelik ilgisi üzerine bilgi aktardığını belirterek şunları söyledi:

"Türkiye'nin batıyla ilgili olan ilişkileri nedir, batıdaki ilişkileriyle doğuda olan ilişkileri birbirleriyle alternatif mi oluyor gibi akla gelen sorulara cevap olarak, bunun olmadığını söyledim. Türkiye'nin sadece Orta Doğu ülkeleriyle değil, bütün taraflarla da, ECO'da da, Karadeniz Ülkeleri Teşkilatı'nda da, Uzak Doğu'yla olan ilişkilerinin de bu şekilde yürüdüğünü belirttim."

Hürmüzlü, izleyicilerin, Türkiye'nin son yıllarda izlediği dış politikadaki sırrını merak ettiklerini belirterek, "Türkiye, başkalarını dinleme sanatını artık çok iyi idare ediyor. Türkiye bu ülkelere meşru kapılarından giriyor. Türkiye, başkalarının kendisiyle dahi ihtilaf etme hakkını tanıyor. Siyasi sözlüğünü de, bu ülkelere buradaki toplumlara da, illa da kullanacaksınız diye ihraç etmiyor. O bakımdan Türkiye'nin meseleye bakışı budur. Gizli bir ajandası yok. Burada barış olursa, burada istikrar olursa, hepimiz beraber oluruz" görüşlerini söylediğini belirtti.

Bu bölgedeki insanların kendi sorunlarını, kendi imkanlarıyla halledileceklerini konuşmasında vurguladığını belirten Hürmüzlü, bunu taşeronlara devretmeye gerek olmadığını da ifade etiğini kaydederek, sözlerine şöyle devam etti:

"Yabancıların ya da dışarıdan gelenlerin bu konuları çözmesinin bir anlamı yok. Bizim topluluklarımız içinde siyasilerimiz olsun, kültür adamlarımız olsun, münevverler olsun, edebiyatçılarımız olsun, alimler olsun bu konuları gerçekten çözecek, hatta problem olmadan önce o problemi söndürebilecek, olmasını önleyebilecek imkanlarına sahiptir bu bölge. O bakımdan biz ilişkilerimizi kuvvetlendiriyoruz."

Hürmüzlü, bölge ülkeleriyle olan ilişkilerin iki temeli olduğunu belirterek, bunun birinin ekonomik, diğerinin ise kültürel olduğunu vurguladı. Hürmüzlü, "Biri olmazsa öbürü zedelenebilir. Sadece kültürel bağlarla birbirimize bağlı olursak, sadece makalelerde, konferanslarda kitaplarda kalan bir konu olur korkarım. Sadece ekonomik olursa her zaman alternatifler çıkabilir. Bir yerde bir değişkenlik olursa başka bir yere gidebilir. Ama ikisi bir arada yürüdüğü zaman, o zaman bitmez ve tükenmez, alternatifi olmayan bir ilişki olur, ömrü uzun olur. Dolayısıyla hepimiz beraberce buna dikkat etmemiz gerekiyor" dedi.

İzleyicilerin Türkiye'nin bölgedeki çabalarına büyük ilgi duyduğunu gördüğünü belirten Hürmüzlü, sorulan sorularda da Türkiye'nin bu meselelere, Orta Doğu konularına olan bakışı, bölgenin istikrarı gibi konuların öne çıktığını ve Türk hükümeti ve liderlerinin yaptıklarını, Türk vatandaşı olarak dile getirmeye çalıştığını belirtti.

AA