KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Kıbrıs sorununa çözüm bulmak amacıyla sürdürülen müzakerelerde daha fazla ve hızlı ilerleme sağlanabilmesi için yöntem değişikliğine ihtiyaç bulunduğunu belirterek, Ankara'da bu kapsamda çalışmalar yapıldığını, ancak sürecin hız ve yoğunluk kazanabilmesi için Rum tarafının da katkı koyması gerektiğini söyledi.
Sözcü Erçakıca, düzenlediği haftalık basın brifinginde, "Türk tarafı görüşme sürecini etkinleştirmek için hazırlık yaparken, Rum tarafı Türkiye'nin AB süreci ile Kıbrıs sorununu ilişkilendirmeye devam ediyor. Rum tarafının özellikle aralık ayını bu uğurda harcamaya kararlı olduğunu görüyoruz" dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, aktif çabalarının bir parçası olarak, AB Dönem Başkanı İsveç'in başbakanına mektup yazıp bu konudaki tutumunu ileterek, görüşme sürecinin içinde bulunduğu aşama hakkında bilgi verdiğini kaydeden Erçakıca, Talat'ın Özel Temsilcisi Özdil Nami'nin de geçen hafta İsveç'i ziyaret ederek temaslarda bulunduğunu belirtti.

Erçakıca, "Kıbrıs sorununun Türkiye'nin AB üyelik süreciyle ilişkilendirilmesi, görüşme sürecine ciddi şekilde zarar vermektedir. Bu nedenle başta AB üyeleri olmak üzere, sorunun çözümüne ilgi gösteren bütün devletlerin, Rum tarafının bu girişimlerine destek vermemesi ve onları görüşme sürecine odaklanma konusunda uyaran bir tutum içine girmesi gerekiyor" dedi.

-GÖRÜŞMELER YOĞUNLAŞTIRILMALI-


Liderlerin yarın yeniden bir araya geleceğini ve özel temsilcilerin de bugün mülkiyet konusundaki çalışmaları sürdürdüğünü belirten Erçakıca, Türk tarafının, Kıbrıs sorunuyla ilgili bütün konuların yeterince tartışıldığını da dikkate alarak, görüşmelerin yoğunlaştırılmış olarak sürdürülebileceği görüşünde olduğunu kaydetti.

Bir soru üzerine, müzakerelerin yeni bir metotla sürdürülmesinin zorunluluk olduğunu söyleyen Erçakıca, "Ama sanırım bunu aralık ayı içinde başarmak mümkün olmayacak. Bu süreç içinde hızlandırmanın nasıl olabileceği konusunda liderler görüş birliğine varabilirlerse, aralık ayından sonra yeni bir safhaya geçmek mümkün olabilecek" diye konuştu.

Hasan Erçakıca, görüşme sürecinde daha fazla ve hızlı ilerleme sağlanabilmesi için yöntem değişikliğine duyulan ihtiyaç nedeniyle, sürece hazırlıklı olmak amacıyla Türkiye ile istişarelerinin yoğun bir şekilde devam ettiğini, pazartesi ve salı günleri Ankara'da yapılan çalışmaları da bu kapsamda değerlendirmek gerektiğini kaydetti.

Erçakıca, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin aralık ayı süresince bulunacakları diplomatik temaslarda sıkça karşılaşacakları Kıbrıs sorunuyla ilgili bilgilendirilme ihtiyaçlarının karşılandığını belirtti.

-ANKARA'DAKİ ÇALIŞMALAR-


Ankara'daki görüşmelerde Kıbrıs sorunu çeşitli yönleriyle ele alınırken, şimdiye kadar görüşülmüş konuların da yeniden değerlendirildiğini anlatan Erçakıca, "Önümüzdeki günlerde hangi konularda esneklik gösterilebileceğinin ve ne gibi yeni taleplerde bulunabileceğimizin belirlenmesi, yapılması gereken bir hazırlıktı" dedi ve şöyle devam etti:

"Bu hazırlıkları bir paket olarak mı, yoksa daha farklı şekillerde mi masaya koyacağımızın kararı verilmiş değildir. Bu hazırlıkların hangilerinin masaya konulacağı da kesinleşmiş değildir. Bu konudaki kararları, görüşmelerin seyri ve elbette Kıbrıs Rum tarafının tutumu da etkileyecektir. Bugün için bu konuda alınmış bir karar yoktur."

Gazetecilerin sorusu üzerine, Ankara'daki çalışmalarda ağırlıklı olarak "yönetim ve güç paylaşımı" konusunun ele alındığını belirten Erçakıca, Türk tarafının en son ele almaktan yana olduğu "güvenlik, garantiler ve toprak" konusunun Ankara'daki temaslar sırasında konuşulmadığını söyledi.

Başka bir soru üzerine, Türk tarafının, yoğun görüşmelerin yurt dışında yapılmasının daha faydalı olacağına inandığını, ancak asıl olanın sürecin etkinleştirmesi olduğunu kaydeden Erçakıca, "Olsun da, varsın Kıbrıs'ta olsun. Büyük bir ihtimalle Kıbrıs'ta olacak" ifadesini kullandı.

AA