Jerusalem Post gazetesi, Türkiye’ye yeniden arabuluculuk yapması konusunda İsrail hükümetinin bölündüğüne dikkat çektiği köşe yazısında “Ben-Eliezer’in, Savunma Bakanı Ehud Barak ve Türkiye’yi, Erdoğan ile Lieberman arasındaki tükürme yarışmalarından daha önemli gibi gören İsrail ordusu kurumlarının desteğine sahip.

Ordu kurumlarının başlıca öncelikleri, İran’ın etkinliğini azaltmak ve Türkiye ile stratejik ilişkiyi korumaktır” yorumunu yaptı.

-Buna karşın Ben-Eliezer’in başarılı olması halinde “İsrail, kendine İran ve Suriye ile yeni ittifakları olan Türkiye’nin, hassas istihbaratın ve askeri teknolojinin paylaşımı için yeniden güvenilir bir ortak olup olamayacağını sorması gerekecek” görüşü dile getirilirken Türkiye ile ilişkileri onarmak, Ortadoğu’da yakın bir gelecekte ilerleme sağlama şansı olan tek barış kanalı olan İsrail-Suriye kanalına ulaşmanın en iyi rotası olabilir” da denildi.

Türkiye’nin, İsrail ile Suriye arasında yeniden arabuluculuk yapması konusunda İsrail hükümetinin bölündüğüne dikkat çekilirken Ankara’ya “yeniden arabulucu ol” önerisini ileten Sanayi, Ticaret ve Çalışma Bakanı Binyamin Ben-Eliezer’in ise, Savunma Bakanı Erud Barak ve İsrailli ordunun desteğine sahip olduğu bildirildi. Jerusalem Post gazetesi, İsrail ordusu için Türkiye’nin, “Erdoğan ile Lieberman arasındaki tükürme yarışmalarından” daha önemli olduğunu belirterek “Ordu kurumlarının başlıca öncelikleri, İran’ın etkinliğini azaltmak ve Türkiye ile stratejik ilişkiyi korumaktır” yorumunu yaptı.
Jerusalem Post’un köşe yazarı Douglas Bloomfield, İsrail ile Suriye arasındaki görüşmeler için “dürüst arabulucu” arayışının, İsrailli hükümetin, ne kadar işlevsiz hale geldiğini gösterdiğini kayderken “İki İsrailli bakan, Türklerin, yeniden arabuluculuk yapmak için kalifiye olmadıklarında israr ediyor diğeri ise, tersini söylüyor ve dördüncü bir bakanın cesaret vermesi ile de, ilişkileri onarmak amacıyla Ankara’ya koşuyor” ifadelerini kullandı.

-“TÜRKİYE’YE İLİŞKİN KAFA KARIŞTIRICI AÇIKLAMALAR EK KOMPLİKASYON”

Başbakan Binyamin Netanyahu Suriye ile doğrudan görüşmeler için çağrısında bulunurken Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın ise, tercihan Türkiye’nin aracılığı ile, dolaylı görüşmelerin yapılmasında israr ettiğine dikkat çekildiği yazıda, “Türkiye ile ilgili kafa karıştırıcı ve çelişkili açıklamalar da, ek bir komplikasyon oluşturuyor” eleştirisine yer verildi. Yorumda şöyle devam edildi:
“İsrail hükümetinin etkin bir kısmı, bir zamanlar İsrail’in bölgede ve özellikle Müslüman dünyasında en yakın müttefiki Türkiye’nin arabuluculuğunu tercih ediyor, diğer kısmı ise reddediyor. Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, ‘Bize yönelik onca sözlü saldırılar ve hakaretlerden sonra’ Türklerin kalifiye olmadıklarını söylüyor. (Mısırlılar da, Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek için ‘cehenneme kadar gidebilir’ diyen Lieberman için aynı şey söyleyebilir). Netanyahu ise, Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘dürüst bir arabulucu’ olmadığını söyledi.”

-“İSRAİL ORDUSU SURİYE KONUSUNDA SİYASİ LİDERLİKTEN ESNEK”

Buna karşın Ben-Eliezer’in Ankara’ya “yeniden arabulucu ol” mesajını ilettiğine dikkat çekildiği köşe yazısında şu değerlendirme yapıldı:
“Ben-Eliezer’in, Savunma Bakanı Ehud Barak ve Türkiye’yi, Erdoğan ile Lieberman arasındaki tükürme yarışmalarından daha önemli gibi gören İsrail ordusunun kurumlarının desteğine sahip. Ordu liderliğinin de, Suriye’ye uzanmayı cesaretlendiriyor ve bir anlaşmaya varılması konusunda İsrail’in siyasi liderliğine göre, çok daha esnek olduğuna inanılıyor.
Ordu kurumlarının başlıca öncelikleri, İran’ın etkinliğini azaltmak ve Türkiye ile stratejik ilişkiyi korumaktır. İkisi, uzun bir süre istihbaratı paylaştı ve terörle mücadelede işbirliğini yaptı. İsrail’nin Türkiye’nin hava sahasına erişimi oldu ve Türk ordusuna savunma ekipmanı ve hizmet satıyor.”

-“İSRAİL ‘TÜRKİYE YENİDEN GÜVENİLİR ORTAK OLABİLİR Mİ?’ SORMALI”

Buna karşın yazıda Ben-Eliezer’in başarılı olması halinde “İsrail, kendine İran ve Suriye ile yeni ittifakları olan Türkiye’nin, hassas istihbaratın ve askeri teknolojinin paylaşımı için yeniden güvenilir bir ortak olup olamayacağını sorması gerekecek. Ve Türkiye ile ilişkileri onarmak, Ortadoğu’da yakın bir gelecekte ilerleme sağlama şansı olan tek barış kanalı olan İsrail-Suriye kanalına ulaşmanın en iyi rotası olabilir.”

(ANKA)