Yemen'de artan çatışmalar, İran ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkileri daha da gergin bir boyuta taşıdı.

İki ülke arasındaki gerginlik, İran'ın daha fazla güçlenmesinden kaygı duyan Suudi Arabistan'ın sınırın Yemen tarafındaki Şii militanları topçu ateşiyle vurması ve hava saldırısı düzenlemesiyle arttı.

Amerikan Associated Press (AP) ajansının haberine göre Suudi Arabistan, her ne kadar elle tutulur bir kanıt sunamasa da, daha önce Lübnan, Irak ve Filistin'de militanlara destek sağlamakla itham ettiği İran'ın, Yemen hükümetine karşı mücadele veren Şii Husi militanlarına silah verdiğini, böylece bölgedeki etkisini artırmayı amaçladığını iddia ediyor ve bu iddiayı Yemen yönetimi de destekliyor.

ABD ise Suudi Arabistan ile Yemen'in bu tezine destek vermek yerine, Yemen yönetiminden, El Kaide'nin bu topraklarda artan etkinliğine son vermesi için daha sıkı önlemler almasını istiyor.

Yemen'in kuzeyindeki şiddetle birlikte tekrar su yüzüne çıkan Suudi Arabistan ile İran arasındaki gerginliğin, tarafların bölgenin diğer kesimlerinde yaşadığı sorunlara da yansımasından endişe ediliyor.

Her iki ülkenin de Yemen açıklarına savaş gemileri gönderdikleri bir dönemde hem Suudi Arabistan, hem de İran'da yetkililerin ve medyanın abartılı beyanatta bulunmaları ve haber yayımlamaları, sorunun diplomasi yoluyla çözümünü zora sokuyor.

Suudi televizyonlarıyla gazetelerinde, ordunun kuvvetiyle ilgili haberlere yer veriliyor, köşe yazarları ve siyaset uzmanları İran'ın niyetlerine karşılık sert uyarılarda bulunuyor.

Tahran yönetiminin, Husi militanlarından yeni bir Hizbullah yaratma arayışında olduğunu ileri süren uzmanlardan Halid El Dahil, İran'ın Arap Yarımadası'nda tutunacak bir dal bulmasının, Arap dünyasının sonu anlamına geleceği fikrini savunuyor.

Yemen'deki merkezi hükümet, Husi militanlarına karşı 5 yıldır mücadele veriyor. Taraflar arasındaki çatışmalar, Yemen savaş uçaklarının Suudi sınırı yakınlarındaki Saada'yı geçen yıl bombalamasıyla arttı. Çatışmalara yakın bir zamana kadar uzak kalmak için çaba harcayan Suudi Arabistan, militanların sınırı geçmeleri ve bir Suudi askeri öldürmeleri üzerine sessizliğini bozdu.

Suudi Arabistan ordusu, bu olay üzerine Husilere karşı ağır bir harekat başlattı ve militanları, sınırın kendi tarafından açılan topçu ateşi ve hava akınlarıyla vurdu.
Militanların iddiasına göre, Suudi Arabistan bu harekat sırasında Yemen topraklarına girmekten çekinmedi. Suudi Arabistan ise harekatla sadece sınırı geçen militanların püskürtüldüğünü ileri sürdü.

Suudi Arabistan, militanlara silah tedarikinin önüne geçmek için Yemen açıklarında, Kızıl Deniz'de savaş gemileri konuşlandırdı. Ayrıca, sınır civarında oturan 400 Suudi köylü bölgeden tahliye edildi.

Tahran yönetimi bu adımı karşılıksız bırakmadı ve Yemen'in güneyine, Aden Körfezi'ne, korsanlara karşı tedbir gerekçesiyle savaş gemileri gönderdi. İran Meclis Başkanı Ali Laricani, Suudi Arabistan'ın konuya yaklaşımını sert bir dille eleştirdi ve Kral Abdullah'ı, "Yemenli Müslümanların kanını dökmek için" askeri operasyon niyetinde olmakla suçladı.

İran Meclisinin 250 üyesi, Suudi Arabistan'ı kınayan bir bildiriye imza attı ve bu ülke basınında yer alan haberlerde, Yemen'deki Şii nüfusun çektiği zorluklar başa çıkarıldı.

AA