Devlet Bakanı ve Başmüzakerici Egemen Bağış, yaptırdıklara anketlere göre, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yüzde 60'ının Türkiye'nin AB üyesi olmasını istediğini söyledi.

Bağış, Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin bütçesinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi sırasında yöneltilen soru ve eleştirileri yanıtladı.

AB'nin bir siyasi partinin değil, devlet projesi olduğunu belirten Bağış, yaptığı görüşmelerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün yaklaşımının böyle olduğunu gördüğünü ifade etti. Bağış, ''Türkiye'de AB'ye karşı çıkan bir siyasi parti, en azından TBMM'de yok. Türkiye'nin itibarını koruma konusunda hepimizin hassasiyeti var, o konuda elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Sayın Başbakanımızın tabiriyle, diklenmeden dik durarak, Türkiye'nin itibarını koruyarak ilerlemesi için elimizden gelen çabayı göstermeye devam edeceğiz'' dedi.

Müzakerelerin ucunun açık olduğuna ilişkin eleştirileri yanıtlarken Bağış, şunları söyledi:

''Günümüzde artık Katolik evliliklerinin de ucu açık. Biz de Türkiye'nin müzakereleri bitirdiği gün üye olacağının garantisini veremeyiz. Belki Türk halkı da gidilecek olan bir referandumda Norveç halkı gibi üye olmamaktan yana bir tercih ortaya koyabilir. Zaten müzakerelere başlayıp da bitiremeyen bir ülke yok, 'Türkiye de istisna olmamalı' diyoruz. Türkiye'nin de bu standartları yakalaması gerekir. Türkiye için önemli olan sonuçtan çok, süreçtir. Bu süreçte Türkiye her geçen gün daha demokratikleşiyor, daha zenginleşiyor, hukukun üstünlüğü daha çok yer almaya başlıyor, insan haklarına daha duyarlı bir ülke olma yolunda önemli adımlar atılıyor. Bunu mutlaka sürdürmeliyiz.''

AB'nin teröristbaşının serbest bırakılmasını ve Ermeni soykırımı iddialarının kabul edilmesini istediği gibi bir durumun olmadığını belirten Bağış, çok ciddi bir bilgi kirlenmesi yaşandığını kaydetti.

Bağış, Türkiye'de AB konusunda heyecanın mevcut olduğunu belirterek, şöyle konuştu.

''Yaptırdığımız anketlere göre, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yüzde 60'ı Türkiye'nin AB üyesi olmasını istiyor. Ancak AB'ye olan güvensizlik nedeniyle aynı kamuoyunun yüzde 40'ı Türkiye'nin AB üyesi olacağına inanıyor. Yani, 'üye olmak ister misiniz?' sorusuna yüzde 60, 'Türkiye'yi üye alırlar mı?' sorusuna yüzde 40 evet diyor. Aradaki 20 puanlık fark AB'deki bazı siyasilerin günlük politika içinde, istismara yönelik yaptıkları açıklamaları nedeniyle oluşan bilgi kirliliğidir. Müktesabatta aday ülkelerden, müzakere edilen ülkelerden ve üye ülkelerden bahsedilir. Yani ayrıcalıklı ortak, stratejik ortak falan gibi bir opsiyon yoktur. Bunu dile getiren birtakım siyasiler olabilir. Ama Türkiye'nin müzakerelere başladığı çerçeve belgesinde, 'ortak hedef üyeliktir' cümlesi vardır. Gerçekten de üyeliğin dışında bir hedef yoktur. Böyle bir hedefin olması için 27 üye ülkenin 27'sinin de ortak bir kararla yeni bir üyelik statüsünü hayata geçirmeleri gerekir. O zaman da halihazırda 27 ülkenin kaçının yeni statüye geçeceğini belirmeleri gerekir. Ondan sonra Türkiye'ye böyle bir alternatif sunulabilir. AB içinde 27 ülkeden 27'sinin böyle bir süreç içerisine girmeyeceğini biliyoruz.''

Bugünün Türkiye'sinin AB üyesi olmayacağını belirten Bağış, müzakereleri tamamlamış, bugünkünden çok farklı bir Türkiye'nin AB üyesi olacağını söyledi. O günün AB'sinin de çok farklı olacağını belirten Bağış, ''O günün AB'sini bugünden tasavvur etmeye çalışmak ve o günün kararını bugünden vermenin anlamının olmadığına inanıyorum. Bugün bizim odaklanmamız gereken süreçtir. Bu süreç ülkemiz için faydalı olmuştur'' dedi.

-''TÜRKİYE'NİN İTİBARINI EZDİRMEYİZ''-

Bağış, müzakerelerin açılmasıyla birlikte gelen yabancı sermayenin arttığını belirterek, ''Bu çerçevede AB'yi bir devlet politikası olarak gördüğümüzü vurguluyorum. Ama tabii ki vazgeçilmez bir proje değildir. Türkiye'nin itibarı hiç bir şeyden daha az önemli değildir. Türkiye'nin itibarını hiç bir şekilde ezdirmeyiz. Ülkemizin çıkarları aleyhine hiç bir zaman taviz verilmemiştir. Ne mensubu olduğum partinin iktidarı döneminde ne de bizden önceki partiler döneminde Türkiye'nin çıkarları konusunda taviz verilmemiştir'' diye konuştu.

Egemen Bağış, AB Genel Sekreterliğine eleman alımının şartlarının belli olduğunu, her kamu kurumuna olduğu gibi AB Genel Sekreterliğine de tüm vatandaşların başvuru hakkı bulunduğunu söyledi. Bağış, ''Bir Ermeni vatandaşımızın da Süryani vatandaşımızın da Sünni vatandaş kadar başvurma hakkı vardır. Herhangi bir patrikhanenin, bir cemaatin, bir grubun bizim adımıza bir ön eleme yapma hakkı yoktur'' dedi.
Geçen hafta Genel Sekreterliğe 42 eleman alabilmek için duyuru yaptıklarını, 300'ün üzerinde başvuru olduğunu, bunlardan 2'sinin farklı inançlardan Türk vatandaşı olduğunu belirten Bağış, gerekli sınavları geçerlerse bu kişilerin işe alınacaklarını söyledi. Bağış, ''Bizim herhangi bir ön tutumumuz yok'' dedi.

-''HİÇ KİMSENİN ATATÜRK'ÜMÜZE HAKARET ETMESİNE İZİN VERMEYİZ''-


Egemen Bağış, AB ilerleme raporunda, Atatürk'e hakaretle ilgili cezalar hakkında bilgiler yer aldığını belirtti. Bağış, ''Atatürk hepimizin ortak değeridir. Hiç kimsenin Atatürk'ümüze hakaret etmesine izin vermeyiz, hiç bir milletvekili ve vatandaşımız da vermez. Ama bunun rapora daha net bir şekilde yazılması gerekirdi'' diye konuştu.

Bağış, AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Olli Rehn'in bir açıklama yaparak, ''Atatürk'ün AB için de ilham kaynağı olduğunu ve bu konuda raporda yer alan cümlenin daha doğru yazılması gerektiğini'' söylediğini bildirdi.

Raporda, basın özgürlüğü ile ilgili cümleler olduğunu da belirten Bağış, son 7 yıldır basın özgürlüğünü kısıtlayan tek bir kanunun Meclis'ten çıkmadığını kaydetti.

Milletvekillerinin, ''Gümrük Birliği üyeliğinin gözden geçirilmesi'' konusundaki taleplerini de değerlendiren Bağış, Gümrük Birliğinin Türkiye'ye zarardan çok faydası olduğunu belirtti. Egemen Bağış, ''Eğer bugün biz Avrupa'nın 6'ıncı, dünyanın 17'inci en büyük ekonomisi olmaktan gurur duyuyorsak, bunda Gümrük Birliğinin çok önemli katkısı olmuştur'' dedi. Bağış, Türkiye'nin, dış ticaretinin yarısının AB ülkeleri ile olduğunu vurguladı.

Bakan Bağış, Gümrük Birliğinde bazı sorunların olduğunu kabul ettiğini ifade ederek, bu nedenle AB Genel Sekreterliğinde AB hukuk birimi kurduklarını kaydetti.

AB Genel Sekreterliğinin 2010 yılı bütçesi kabul edildi.

AA