Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları (SETA) Vakfı'nın Orta Doğu uzmanı Ufuk Ulutaş, Türkiye ile İsrail arasında yaşanan gerilimin "geçici" olduğunu, "ufak siyasi jestlerle" onarılabileceğini söyledi.

Ulutaş, İsrail ile Suriye arasında, iki tarafın da bazı tavizler vermeye hazır olması halinde anlaşmaya varılmasının mümkün olduğunu da belirtti.

SETA'nın Washington'daki ofisi tarafından düzenlenen "İsrail-Suriye Barış Görüşmeleri ve Türkiye'nin Arabuluculuğu" başlıklı konferansta konuşan Ulutaş, İsrail-Suriye barış görüşmeleri sürecinde bir iyi, bir de kötü haberin olduğunu belirterek, "İyi haber, hem Suriye hem de İsrail hangi konularda taviz vermeleri gerektiğini çok iyi biliyor. Kötü haber ise iki taraf da bu tavizleri vermeye tam olarak hazır değil" dedi.

İsrail-Suriye barış görüşmelerinde varılacak olası bir anlaşmanın tüm Orta Doğu'daki barış sürecine doğrudan ve güçlü yansımalarının olacağını ifade eden Ulutaş, böylesi bir gelişmenin Hamas'ın barış görüşmelerine katılmasına, Hamas ile El Fetih arasındaki birleşme görüşmelerine, İran'ın nükleer faaliyetleriyle ilgili sorunun çözümüne, Arap ülkeleriyle İsrail arasındaki ilişkilerin normale dönmesine ve Lübnan'ın istikrarına katkıda bulunacağını kaydetti.

Türkiye'nin bu süreçte üstlendiği arabuluculuk rolüyle, iki taraf arasındaki görüş farklılıklarını giderebilme yolunda önemli bir iş üstlendiğine, ancak anlaşmaya çok yaklaşmışken görüşmelerin kesildiğine dikkati çeken Ulutaş, bunun nedenlerine ilişkin olarak, ABD'nin onayının eksikliği, hem ABD hem İsrail'in seçim döneminde olması, İsrail'deki bazı iç meseleler ve en önemlisi olarak Gazze operasyonu gibi konuları sıraladı.

"İRAN'A KARŞI TAVIR DA AYNI OLURDU"

Ulutaş, Türkiye ile İsrail arasında son dönemde ilişkilerde yaşanan gerilemeye işaret ederek, şunları kaydetti:

"Yine de iyimserim. Bence Türkiye hala, İsrail ile Suriye arasındaki farklılıkları onarabilecek birkaç ülkeden biri. Türkiye, İsrail ile ilişkilerinde yaşanan 'geçici' krize rağmen hala etkili bir arabulucu olabilir. Mevcut gerilimin geçici olduğuna inanıyorum, ideolojik bir yanı yok. Türkiye'nin ana odak noktası, bölgesel barış. Her iki taraftan, ama özellikle İsrail'den gelecek ufak siyasi jestlerle onarılabileceğini düşünüyorum. İsrail'in, Orta Doğu barış süreci ve Gazze'deki insani krizle ilgili atacağı ufak bir adım bile Türkiye ile ilişkileri düzeltebilir."

Ulutaş, İran da İsrail'inki gibi bir davranış sergileseydi, Türkiye'nin İran'a karşı takınacağı tavrın da aynı olacağını savundu.

İsrail'in, kaçırılan İsrail askeri Gilad Şalid'in serbest bırakılması için Türkiye'nin yardımını istemesi halinde, Türkiye'nin bu konuda çok etkili olabileceği görüşünü dile getiren Ulutaş, İsrail ile Suriye arasındaki sürecin başarıya ulaşabilmesi için diğer ülkelerin, özellikle de ABD'nin "resmin içine girmesi" gerektiğini sözlerine ekledi.

Merkezi Washington'da bulunan Orta Doğu Barış Vakfı'ndan Geoffrey Aronson da, Türkiye'nin dünyanın her yerindeki sorunların çözümüne her an her şekilde müdahil olma gibi bir yöntem izlediğini, bunun önemli bir nitelik olsa da "odak sapmasına" yol açabileceği uyarısında bulundu.

-"TÜRKİYE İKİ KONUDA BAŞARISIZ OLDU"-

İsrail ile Suriye arasında Ankara'nın arabuluculuğunda yürütülen dolaylı görüşmelerde Türkiye'nin iki konuda başarısız olduğunu savunan Aronson, "Birincisi, kendi gözetimleri altında bir doğrudan diyaloğu tesis etmeyi başaramadılar. İkincisi, olası bir anlaşmayı engelleyen belirli konulara ilişkin garantiler ve somut katkılar sunamadılar. Bu faktörler, Türkiye'nin arabuluculuğunun değerini kısıtladı" dedi.

İsrail-Suriye görüşmelerinin, önemli olsa da olası bir anlaşmayı detaylandırmaya yönelik olmadığını savunan Aronson, "Örneğin, bir harita yoktu. (Eski başbakan Ehud) Olmert, sınırın çizilmesi konusunda ve hatta Suriyelilerle üzerinde anlaşılabilecek bir metodolojiyi yaratma konusunda İsrail bürokrasisiyle fikir pratiği yürütmedi" dedi. Türkiye'nin, ABD'nin muhalefetine rağmen böyle bir girişime öncülük etmesinin önemine işaret eden Aronson, "Eğer bu bugün yine olacaksa, amaç ve roller farklı olacaktır" ifadesini kullandı.

-"TÜRKİYE, 'SIFIR SORUN' POLİTİKASINI İSRAİL'E DE UYGULAYACAKTIR"-


ABD'deki düşünce kuruluşu Yeni Amerika Vakfı'ndan Orta Doğu uzmanı Daniel Levy de, İsrail içinde Türkiye'ye karşı bir öfkenin varlığına işaret ederek, Türkiye konusunda İsrail tarafındaki "abartılı eğilimleri" eleştirdi.

Türkiye ile ilişkilerin İsrail dış politikasının önemli bir boyutunu oluşturduğunu ifade eden Levy, İsrail'in, "bölgedeki en demokratik ülke, komşularıyla 'sıfır sorun' siyaseti izleyen Türkiye ile ilişkilerini sürdürmesinin gerekliliğine vurgu yaparak, "Karamsar değilim. Türk tarafı, 'sıfır sorun' politikasını İsrail'e de uygulayacaktır" dedi.

Levy, İsrail-Suriye görüşmelerinin devamına dair üç olasılığın bulunduğunu ifade ederek, bunları kamuya açık, gizli ya da arabuluculu görüşmeler olarak sıraladı. Gizli ya da arabuluculu görüşmelerin daha muhtemel olduğunu ifade eden Levy, ABD'nin oynayacağı rolün de önemli olduğunu sözlerine ekledi.

AA