Cumhurbaşkanı Gül, İtalya Cumhurbaşkanı Napolitano onuruna yemek verdi.

Gül, "Küresel düzeydeki en önemli ve dinamik bütünleşme hareketine dönüşen hayalin, Türkiye'nin de Avrupa Birliği'ne katılımıyla kalıcı olabileceğine inanıyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, küresel düzeydeki en önemli ve dinamik bütünleşme hareketine dönüşen AB hayalinin, Türkiye'nin de AB'ye katılımıyla kalıcı olabileceğine inandığını ifade ederek, 'Samimi kanaatim, Türkiye'nin üyeliğini günlük siyasi çıkarlar yerine stratejik bir bakış açısıyla değerlendirmek gerektiği istikametindedir' dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan İtalya Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano onuruna Çankaya Köşkü'nde akşam yemeği verdi.

Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrünnisa Gül ile Napolitano ve eşi Clio Napolitano, davetlileri, Büyük Resepsiyon Salonu'nun girişinde karşıladı.

Yemeğe, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve eşi, TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış, İtalya'nın Ankara Büyükelçisi Carlo Marsili ve eşi Selva Marsili, Ankara Valisi Kemal Önal, büyükelçiler, aralarında Güler Sabancı, Hamdi Akın ve Ahmet Çalık'ın bulunduğu iş adamları, flüt sanatçısı Şefika Kutluer, şef Gürer Aykal ve milli takımlar eski teknik direktörü Fatih Terim ve kızı Merve Terim'in de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.

Konuklarını tokalaşarak karşılayan Gül ve Napolitano çiftleri, karşılamanın ardından ıslak havluyla ellerini silerek yemek masasına geçti.

Cumhurbaşkanı Gül, yemekte yaptığı konuşmada, Napolitano'nun bu önemli ziyaretinin dost ve müttefik iki ülke arasındaki köklü ilişkilere ivme kazandıracağına, stratejik işbirliğini kuvvetlendireceğine, bölgesel ve uluslararası konulardaki diyaloğu pekiştireceğine inancını dile getirerek başladı.

İki ülkenin ve milletlerinin tarih boyunca Avrupa'da ve Akdeniz Havzası'nda müşterek değer, ilke ve hedefler etrafında birleştiğini belirten Gül, 'Şüphesiz bu fevkalade sağlam temel, ilişkilerimizi siyasi, ekonomik, ticari, kültürel her alanda güçlü kılmaktadır. Ancak, ilişkilerimizi asıl güçlü kılan, bugünkü faydalı ve verimli görüşmelerimizde de teyit ettiğimiz üzere, geleceğe dönük işbirliği irademiz ve kararlılığımız ile paylaştığımız çağdaş değerlerdir. Zira, İtalya ile ilişkilerimizin bugün ulaştığı mükemmel seviye, son yıllarda her alanda karşılıklı ve bilinçli olarak attığımız adımların ürünüdür' diye konuştu.

'LEYLA GENCER'İ SAYGIYLA ANIYORUM'

Türkiye ile İtalya arasında gücünü tarihten alan kültürel ve insani ilişkilerin bulunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, milletler arasındaki karşılıklı etkileşimin merkezinde de Akdeniz Havzası'nın ortak kültür mirasının yer aldığına işaret etti.

Venedik ve Cenova gibi İtalyan kent devletlerinin İstanbul'dan başlayarak tüm Anadolu'daki ticari faaliyetlerinin, halklar arasındaki ilişkileri teşvik ettiğini, böylece Türkler'in Anadolu'da ekonomik ve diplomatik ilişki kurduğu ilk milletlerden birisinin İtalyanlar olduğu vurguladı. Gül, bugün de pek çok İtalyan ve Türk'ün bu müşterek mirası güçlü şekilde devam ettirdiklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Bu vesileyle, Anadolu'nun sesini Milano'nun ünlü La Scala Tiyatrosu'nda yaklaşık yarım asır boyunca gururla temsil eden ve maalesef geçen yıl aramızdan ayrılan dünyanın en büyük sopranolarından merhume Leyla Gencer'i, ortak kültürümüze yaptığı katkılardan dolayı huzurlarınızda bir kez daha saygıyla anıyorum.

Yarın, İstanbul'da Sabancı Müzesi'nde Dışişleri Bakanlarımız tarafından açılışı yapılacak olan 'Venedik ve İstanbul' sergisi de tarihten gelen bu zengin etkileşimimize şahitlik edecektir. Nitekim, tarihte Venedik'i bilmeksizin İstanbul'u anlamak veya İstanbul'u bilmeksizin Venedik'i anlamak mümkün değildir.

Aynı şekilde, 'İstanbul-2010 Avrupa Başkenti' faaliyetlerine İtalya'nın bir dizi seçkin etkinlikle katılacak olmasından da ayrıca mutluluk duyuyorum.'

'TÜRKİYE'NİN AB İÇİN KATMA DEĞERİ ANLAŞILACAK'

Türkiye ve İtalya arasında her alandaki ilişkilerin mükemmel seviyede yürütüldüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, siyasi, ekonomik, ticari, savunma, enerji, kültür ve çevre konuları başta olmak üzere, tüm alanları kapsayan stratejik işbirliğinin örnek nitelik taşıdığına vurgu yaptı.

'Türkiye-İtalya Hükümetlerarası Zirvesi'nin iki ülke ilişkilerini kurumsal bir çerçeveye oturtarak ikili ve çok taraflı işbirliğinin daha da geliştirilmesi ve derinleştirilmesi için güçlü bir zemin oluşturduğuna dikkati çeken Gül, ikili ilişkilerdeki mükemmel seviyenin uluslararası alandaki işbirliğine de doğrudan yansıdığını kaydetti.

'Mevcut küresel meselelere bakışımız, bölgesel ve uluslararası konulardaki yaklaşımlarımız örtüşmektedir' diyen Gül, iki ülkenin Afganistan'dan Lübnan'a uzanan geniş coğrafyada uluslararası barış ve istikrara katkıda bulunmak amacıyla ortak çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Türkiye'nin AB üyeliğine verdikleri destekten dolayı Napolitano ve İtalyan hükümetine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu:

'Avrupa Birliği'nin kurucu üyesi İtalya'ya, bu kararlı desteğinden ötürü bu vesileyle takdir ve teşekkürlerimi ifade etmeyi zevkli bir görev addediyorum.

Avrupa Birliği'nin temellerini atan ileri görüşlü devlet adamları, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerinin egemen olduğu, güvenlik, barış ve refah içinde yaşayan bir Avrupa'nın hayalini kurmuşlardı. Bugün, küresel düzeydeki en önemli ve dinamik bütünleşme hareketine dönüşen bu hayalin, Türkiye'nin de Avrupa Birliği'ne katılımıyla kalıcı olabileceğine inanıyoruz.

Samimi kanaatim, Türkiye'nin üyeliğini günlük siyasi çıkarlar yerine stratejik bir bakış açısıyla değerlendirmek gerektiği istikametindedir. Bu basiretli liderlik sergilendiğinde, Türkiye'nin bugünün siyasi ve iktisadi ölçeklerinde her geçen gün daha da artan özgül ağırlığının ve Avrupa Birliği için katma değerinin çok daha iyi anlaşılacağından eminim.'

'TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ TARİHİ FIRSAT OLUŞTURACAK'

Avrupa'daki barış ve istikrarın, çoğulcu, demokratik ve müreffeh toplum modelinin dünyaya örnek teşkil etmesi için Avrupa dinamiklerinin yeniden canlandırılması yönünde birlikte çaba gösterilmesi gereğine işaret eden Cumhurbaşkanı Gül, 'Bu itibarla, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliği, her bakımından, tarihsel bir fırsat oluşturacaktır' dedi.

Türkiye'nin AB üyeliğinin, Medeniyetler İttifakı girişimiyle hedeflenen anlayışın somut göstergesi olacağına dikkati çeken Gül, şöyle devam etti:

'Bu konuda dost ve müttefik İtalya'nın sergilediği yapıcı tutumu takdirle karşılamaktayız. Bu tarihi dönemeçte, tüm Avrupalı liderler tarafından, kapsayıcı bir Avrupa Birliği anlayışını sergileyen mesajlar verilmesinin Avrupa Birliği ve Türkiye açısından büyük önem taşıdığına inanıyorum.

Bu süreçte, İtalya gibi ülkelerin ön yargısız, ileriyi gören yaklaşımlarına ve desteğine güveniyoruz.

Ziyaretinizin, bu hedefler doğrultusunda ülkelerimizin ve milletlerimizin birbirlerine daha da yakınlaşmasına, mükemmel düzeydeki ilişkilerimizin daha da derinlik kazanarak her alanda ileriye götürülmesine vesile olacağına inancım tamdır.'

Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasını, iki ülke ve milletler arasındaki kadim dostluk şerefine kadeh kaldırarak bitirdi.

NAPOLITANO'NUN KONUŞMASI

İtalya Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano da konuşmasına, kendisine ve heyetine gösterilen misafirperverlik için teşekkür ederek başladı.

Ziyaretini, 'iki ülke ilişkilerinin sağlamlığı ve derinliğinin önemli bir kanıtı' olarak niteleyen Napolitano, ülkeler arasındaki dostluğun Akdeniz'in kültürel ve coğrafik alanına dayanan derin kökleri olduğunu kaydetti.

Osmanlı İmparatorluğu'ndan sonra 'Kemal Atatürk ve genç Türkiye Cumhuriyeti'nin yenilikçi tercihleri çerçevesinde, Türkiye ile Avrupa değerler sistemi arasındaki ilişkinin artan gelişme sergilediğini' belirten Napolitano, Ankara ve Roma'nın yıllardan beri ortak bakış açılarına sahip olduğunu söyledi.

Daha dengeli ve istikrarlı bir uluslararası düzenin tesisi için iki ülkenin beraberce çaba sarf ettiğini anlatan Napolitano, 'Tarihini ve kültürünü, etnik ve dini köktenciliğe daima ve kesin bir şekilde kapatmış olması hasebiyle en yetkin ve meşru konumdaki ülke olduğunun bilincini taşıdığımızdan, Türkiye'nin Medeniyetler İttifakı'na yönelik çabalarını büyük takdirle karşılıyoruz' dedi.

Napolitano, iki ülkenin uluslararası konulardaki işbirliğine örnekler verdi.

Türkiye'nin AB üyelik sürecine de değinen Napolitano, 'Dostluğumuz, ülkenizin AB'ye üye olma yönündeki irade ve bu çerçevede göstermiş olduğu çabalarla da güçlenmektedir. İdari ve yasal mevzuatın Birlik müktesebatıyla uyumlu hale getirilmesi bağlamındaki çalışmalarınız, kıtamızın ortak değerler ve ilkeler alanında entegre olma yönündeki arzunun bir kanıtıdır' diye konuştu.

Türkiye, AB üyeliğine aday ülke olarak ilan edildiğinde nihai hedefin 'tam üyelik' olarak ortaya konduğunu vurgulayan Napolitano, İtalya'nın, 'Avrupa'ya doğru olan yolculuğunda Türkiye'ye güçlü destek sağladığını' dile getirdi. Napolitano, 'Uluslararası sahnede küresel aktör rolünü üstlenmeyi ve bir haklar topluluğunu temsil etmeyi amaçlayan bir Avrupa Birliği'nin, Batı ile İslam dünyası arasındaki ilişkiler açısından taşıyacağı sembolik ve siyasi önemin de farkında olarak, Türkiye'nin tam üyeliğini hedeflemekten başka bir gayesi olamaz' dedi.

'KIBRIS KONUSUNDA ACİL ÇABA GEREKİYOR'

AB genişleme sürecinin, 'farklı kültürlerin entegre edilmesi, dışarıda bırakmaktan ziyade dahil edilmesi, yeni sınırların çizilmesinin yerine mevcut olan sınırların yıkılması' gibi ilkeler çerçevesinde hayat bulduğunu vurgulayan Napolitano, bu sürecin AB'nin kurumlarının ve hukukun güçsüzleştirilmesine sebep olmaması gerektiğine işaret etti. Türkiye'nin de bunun farkında olduğunu belirten Napolitano, Türkiye'nin AB üyeliğinin yeni ve engin fırsatlar yaratacağını kaydetti.

Avrupa entegrasyon sürecinin, demokrasinin ve barışın tüm kıtaya yayılmasını temin etmeyi başardığını kaydeden Napolitano, 'Bu bağlamda, çok uzun süredir bir çözüm bekleyen Kıbrıs sorununun nihai şekilde sonuca kavuşturulması için acil çaba sarf edilmesinin gerekliliğine işaret etmek istiyorum' dedi.

Napolitano, İsrail-Filistin barış sürecinin tekrar başlatılması, İsrail'in güvenliğinin temin edilmesi ve Filistin devletinin kesin ve tanınmış sınırlara kavuşturulması için iki ülkeye de görev düştüğünü belirtti.

Türkiye ile İtalya arasındaki ilişkilerin daha da pekişeceğine inancını dile getiren Napolitano, 'Türk ulusunun refahı ve geleceği ile ülkeler arasındaki derin dostluğa' kadeh kaldırarak konuşmasını bitirdi.

Yemekte konuklara, zeytinyağlı enginar dolması, peynirli su böreği, içli köfte, roka salatası, lagos tava ile çikolatalı baklava, ayva tatlısı ve Kayseri'nin yöresel tatlısı nevzineden oluşan Türk tatlı tabağı, çay, kahve ve şarap ikram edildi.

AA

Fotoğraflar: AA