Lübnan'da seçimlerden beş ay sonra bir hükümet kurulabildi. Hükümette 10 bakanlık muhalefete verildi.

Lübnan'da genel seçimlerden tam beş ay sonra, bir ulusal birlik hükümeti kurulabildi.

İktidar ile Hizbullah arasında yapılan çekişmeli pazarlıklarla belirlenen bakanlar kurulu, 30 üyeden oluşuyor. Bakanlıklardan 15'i başbakan adayı Saad Hariri'nin Batı destekli koalisyonuna ait. Kalan bakanlardan 10'unu Hizbullah liderliğindeki muhalefet, beşini ise Cumhurbaşkanı Mişel Süleyman belirledi. Böylece hükümetteki hiçbir partinin veto hakkı olmayacak.

Ancak Hariri koalisyonu kabinede oy çokluğu için gereken 15+1'e sahip olmadığından, muhalefetin bakanları da veto için gereken 10+1 oya sahip olmadığından, cumhurbaşkanının atadığı bakanlar dengeyi sağlamakta önemli rol oynayacak. Kabinenin en önemli üyelerinden içişleri ve savunma bakanlarını ise Cumhurbaşkanı Süleyman atadı.

Haziran ayındaki seçimden beri süren hükümet çıkmazı, Lübnan'ın istikrarını tehdit eder hale gelmişti. Seçimlerde Saad Hariri'nin koalisyonu az farkla çoğunluğu elde etti. Ancak rakip partiler arasındaki bakanlık savaşı nedeniyle neredeyse 5 aydır hükümet kurulamadı.

2005'te öldürülen eski başbakan Refik Hariri'nin oğlu olan Saad Hariri dün yaptığı konuşmada "Nihayet bir ulusal güvenlik hükümeti kuruluyor." dedi ve şöyle devam etti:

"Sizlere karşı baştan dürüst olmak istiyorum: Bu hükümet, devlete ve kurumlarına olan inancı tazelemek için bir şans olabilir. Ya da başarısızlıklarımızın bir tekrarına dönüşebilir."

Hizbullah temsilcisi Muhammed Fneyş de AP ajansına "Bu formül, hayati önemdeki konularda karar alınırken gerçek ortaklık ilkesini hayata geçirecek." dedi.

Hizbullah liderliğindeki muhalefet hafta sonunda, Batı'nın ve Suudi Arabistan'ın desteklediği söylenen Saad Hariri liderliğindeki koalisyon ile anlaştıklarını duyurmuştu. İktidardaki koalisyonu oluşturan partilerin, Hizbullah'a bir dizi ödün verdiği tahmin ediliyor.

Pazarlıklarda en önemli tıkanıklıklardan biri, Hizbullah'ın müttefiklerinden Hristiyan lider Mişel Aun'un, damadının başında bulunduğu telekomünikasyon bakanlığını istemesiyle yaşanmıştı. Hariri bu talebe önce direndi, sonra kabul etti.