Le Monde gazetesi, Türkiye için ısrarla “imtiyazlı ortaklık” talep eden Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’in yaklaşımını eleştirirken Türk halkının büyük tepkisini de yansıttı.

 

Fransız tutumunu “sürdürülemez” olduğunu yazan gazete, Fransa’nın “katılımsız katılım süreci” pozisyonu için “cambazlık” dedi. Gazete, Fransa’nın, Türkiye konusunda Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’ni ikna etme çabalarının “bir takdir hatası daha” olarak niteledi.

Türkiye’nin AB üyeliği karşıtı Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’in “imtiyazlı ortaklık” ısrarına Le Monde gazetesinden de eleştiri geldi. Türk halkının büyük tepkisini de yansıtan gazete, Fransız tutumunu “sürdürülemez” olarak niteledi. Le Monde, Fransa’nın “katılımsız katılım süreci” pozisyonu için “cambazlık” ifadesini kullandığı analizde Fransa’nın, Türkiye konusunda Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi’ni ikna etme çabaları için ise “bir takdir hatası daha” diye yazdı.

Fransa’nın önde gelen gazetelerinden Le Monde, “Türkiye ve Avrupa: Fransa’nın Sürdürülemez Pozisyonu” başlığı ile yayımladığı analizde Türk halkının Sarkozy’nin “imtiyaz ortaklık” önerisine ve Sarkozy’nin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e son Paris ziyaretinde gösterdiği tavra büyük tepkisini aktardı.

Gazete “katılımsız, katılım süreci” olarak özetlediği Fransa’nın yeni yaklaşımını “cambazlığa” benzetirken bu tutumun, Türk aydınlarınca “tutarsız” ve “mantıksız” olarak değerlendirildiğini kaydetti. Pekin Baran’ın “Bu, evlenilmeyeceğini bile bile nişan yapmak gibi olur” sözlerini de aktarıldığı analizde şu değerlendirme yapıldı:

“Türkiye’nin ekonomik, jeopolitik ve enerji gücu gibi yükselişi, gözardı edilemeyecek kadar belirgin oldu. Hiperaktif bir diplomasi, ülkeyi yeniden bölgesel oyunun ortasına konuşlandırdı, kültürel etkisi de Müslüman dünyasının yanısına Kafkaslar ve Batı Avrupa’da yayılıyor.”

Fransız Şirketlerinin Sıkıntısı

Le Monde, Türkiye’nin ekonomik gücüne ve 72 milyonluk dinamik pazarına dikkat çektiği analizde Fransa’nın üçüncü Boğaz Köprüsü ile ingilendiğini, sürekli Türkiye’deki kamu ihalelerinden dışlanan Fransız şirketlerinin de bu durumun sürmesini istemediğini belirtirken Areva’nın ilgi gösterdiği nükleer santral projesi konusunda Ruslara söz verildiğini kaydetti.

Avrupalı bir diplomatın “Eğer Fransa, büyük kontratları, muğlak olan bu pozisyon ile kurtarmayı umuyorsa, yanılıyor” sözlerini de aktaran gazete, işadamlarının da, Nicolas Sarkozy’nin büyük projeleri Fransa’a sağlamak amacıyla Brezilya, Çin ve Kazakistan gibi çoğu yükselen ülkelere gittiğini ancak G20 ve dünyanın 16. büyük ekonomisi olan Türkiye'ye sürat astığını söylediklerine dikkat çekti.

Buna karşın Fransa’nın beş başlığını veto ederek Türkiye’nin AB müzakere sürecini yavaşlattığını da belirten gazete, iktidardaki UMP’li 20 kadar milletvekilinin Türkiye’ye sağlanan katılım öncesi fonların önemli ölçüde azaltılması için harekete geçtiğini de anımsattı. Gazete, analize son verirken şunları da yazdı:

“Son olarak Paris, Yunanistan ve Kıbrıs’a (Rum Kesimi) Türkiye’ye ilişkin pozisyonunu benimsetmeye çalışarak bir takdir hatası daha işliyor. Komşu ülkeler için Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Avrupa’ya entegre olması önemli. Zaten Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu, ‘2014’den itibaren’ üyelik lehinde tavır aldı bile.”

ANKA